#Mimarlik Etiketi

Bu etikete sahip 301 yazı bulundu

Hanok Ruhu Moskova’da: Geleneksel Kore Mimarisi Modern Evde

Hanok Ruhu Moskova’da: Geleneksel Kore Mimarisi Modern Evde

Piyon Haber |

Hanok Ruhu Moskova’da: Geleneksel Kore Mimarisi Modern Evde

Bir Kore felsefesi, Moskova’da bir apartman dairesinde hayat bulabilir mi? Inga Kordya’nın Residence Open projesi, hanok’un mekansal zekasını modern bir eve taşıyarak bu soruya güçlü bir yanıt veriyor.

Moskova’ya yerleşen Koreli bir çift, evlerini tasarlaması için Inga Kordya’ya başvurduğunda, istekleri yalnızca estetikle sınırlı değildi. Özünde bir aidiyet arayışı vardı. Kordya da bu arayışı, Kore geleneksel mimarisinin kalbi olan hanok prensipleriyle buluşturdu. Hanok, katı bir stil olmaktan çok bir felsefedir; odaların birbirine aktığı, doğal ışığın duvarlardan daha belirleyici olduğu, iç ve dış mekanın sürekli diyalog halinde olduğu bir yaşam anlayışıdır. Bu ilkeler, yüzeylere takılıp kalan moda trendlerine indirgenmeye oldukça müsaittir. Kordya ise çok daha derinlikli bir yaklaşım sergilemiş.

Barcelona Pavyonu’nda Su Kaybını Görünür Kılan 12 Tank

Barcelona Pavyonu’nda Su Kaybını Görünür Kılan 12 Tank

Piyon Haber |

Plou Prou? Mies Pavyonu’nda Su Kaybını Görünür Kılıyor

Bir pavyonun havuzlarından buharlaşan su, iklim krizinin en çarpıcı metaforu olabilir mi? Barcelona’daki ünlü Mies van der Rohe Pavyonu, bu yaz sıra dışı bir geçici müdahaleye ev sahipliği yapıyor. Cierto Estudio, h3o architects ve Metrònom’un ortak işi ‘Plou Prou?’, pavyonun yansıtıcı havuzlarını merkeze alarak su ve mimarlık arasındaki kırılgan ilişkiyi sorguluyor. 2026 Barselona Dünya Mimarlık Başkenti Açık Çağrısı’ndan seçilen proje, iklim kriziyle yüzleşmemiz için yeni bir ritüel öneriyor.

Vancouver’da Ahşap Fabrikası: Üzerinde Yürünebilen Çatı

Vancouver’da Ahşap Fabrikası: Üzerinde Yürünebilen Çatı

Piyon Haber |

Vancouver’da Ahşap Fabrikası: Üzerinde Yürünebilen Çatı

Stanley Park’ın yemyeşil dokusu arasında yükselen Plank Factory, masif ahşap üretimine adanmış bir inovasyon merkezi. Luca Fontana imzalı yapı, üretim tesislerini saklanması gereken bir sır olmaktan çıkarıp izlenmeye değer bir mekâna dönüştürüyor. Geleneksel kapalı fabrika anlayışını ters yüz eden tasarım, üretim alanlarını kamusal dolaşımla birleştiriyor ve fabrikayı hem çalışan bir altyapı hem de içinde üretilen malzemenin vitrini hâline getiriyor.

“Çatı, sadece yağmuru değil, ziyaretçileri de ağırlıyor.” – Luca Fontana

20.000 Yıl Sonrası Deniz Seviyesi: Ryo Yamada’nın Enstalasyonu

20.000 Yıl Sonrası Deniz Seviyesi: Ryo Yamada’nın Enstalasyonu

Piyon Haber |

20.000 Yıl Sonrası Deniz Seviyesi: Ryo Yamada’nın Enstalasyonu

Şehir merkezine 79 metre yükseklikten bakan bir galeride, tavan birden deniz seviyesine dönüşüyor. Ryo Yamada’nın yeni enstalasyonu, insanlığın çok ötesindeki bir zamanı şimdiye taşıyor. Edinburgh Sanat Festivali 2026 kapsamında Summerhall Arts’ta sergilenen In Vitro / Zero Metre Above Sea Level, iklim krizini mekânda deneyimletiyor.

Geleceğin Denizi Tavanda: Bir Mekân Kurgusu

Enstalasyonun tavanı, bu konumda yaklaşık 20.000 yıl sonra oluşması öngörülen deniz seviyesini temsil ediyor. Bu kavramsal hamle, insan ömrünü aşan bir zamanı bugüne çekiyor. Yamada, galerinin pencerelerinden dışarı bakan ziyaretçileri, tarihi Edinburgh manzarası eşliğinde insanlık tarihi, mimarlık ve derin jeolojik zaman arasında bir diyalog kurmaya davet ediyor.

Çin’de Sulak Alanda Yükselen Çift Sarmal Gözlem Kulesi

Çin’de Sulak Alanda Yükselen Çift Sarmal Gözlem Kulesi

Piyon Haber |

Çin’de Sulak Alanda Yükselen Çift Sarmal Gözlem Kulesi

Gökyüzüne ulaşmanın en klasik yolu merdivenlerdir. Ama bir gözlem kulesi, sadece yukarı çıkıp manzaraya bakmak için inşa edilmiş ahşap bir iskele değildir. Xiang Architects, Wuhan’daki Chenhu Sulak Alanı’nda bu tanımı o kadar genişletiyor ki, ortaya çıkan yapı hem bir mühendislik harikası hem de doğayla kurulan bir diyalog. Üstelik bu kule, her kış 100 binden fazla göçmen kuşa ev sahipliği yapan bir bataklığın ortasında yükseliyor. Bu bir yazım hatası değil; Ekim ve Mart arasında yüz bin kuş, bu koruma alanına konarak Chenhu’yu Çin’in en kritik ekolojik duraklarından biri haline getiriyor.

Wittman Estes’ten Le Corbusier’in Minimum Hücre Yorumu

Wittman Estes’ten Le Corbusier’in Minimum Hücre Yorumu

Piyon Haber |

Wittman Estes’ten Le Corbusier’in Minimum Hücre Yorumu

Washington eyaletinin Blakely Adası’nda, Wittman Estes imzalı 400 fitkarelik (yaklaşık 37 m²) bir misafir evi, günümüzün minik ev akımından çok daha eski bir mimari soruya odaklanıyor: “En küçük alanda nasıl yaşanır?” Stüdyo, Thoreau’nun Walden Kulübesi’ni ve Le Corbusier’in 1952’de Roquebrune-Cap-Martin’de tamamladığı Cabanon’u birlikte anıyor. Ancak asıl tasarım soyu Cabanon’a uzanıyor.

Le Corbusier’in Cabanon’u ve ‘Minimum Hücre’ Kavramı

Fondation Le Corbusier, 15 metrekarelik Cabanon’u “minimum hücrenin arketipi” olarak nitelendiriyor. Modulor oranlarıyla kurgulanan, sıkıştırılmış ahşap iç mekan, bir yaz kaçamağının özüne iniyor. Wittman Estes ise bu sıkıştırma fikrini Salish Denizi’nin ormanlarına taşıyor. Blakely Adası Kabini, büyük bir buzul kayası ile yetişkin bir Douglas göknarı arasına, 16 x 20 fitlik bir taban alanına oturuyor.

Okyanusun Kıvrımlarına Karşı Koyan Konut: Montemar

Okyanusun Kıvrımlarına Karşı Koyan Konut: Montemar

Piyon Haber |

Okyanusun Kıvrımlarına Karşı Koyan Konut: Montemar

Düz çizgiler kolaydır. Herhangi bir mimar bir arsaya dikdörtgen bir kule dikip günü kurtarabilir; sahil şeridindeki geliştiricilerin çoğu da tam bunu yapar, çünkü düz çizgiler ucuzdur, hızlı inşa edilir ve broşürde satması kolaydır. Ancak Gürcistan’ın Adjara kıyısında yükselen Montemar Residential, bu oyun kitabına “kesinlikle hayır” diyor. Gonio kasabasındaki üç kuleli bu kompleks, ızgara düzenini bir kenara bırakıp Karadeniz’in kendisinden çıkarılmış gibi dalgalanan, kıvrılan ve konsol (çıkma) yapan formlara yer veriyor. Bu, kaydırmayı durduran ve ardından “Buna kim imza attı, nasıl yapıldı?” diye sorduran türden bir bina.

Yerel Bağlam Olmadan Geleceğin Şehri Olmaz: David Gianotten

Yerel Bağlam Olmadan Geleceğin Şehri Olmaz: David Gianotten

Piyon Haber |

Yerel Bağlam Olmadan Geleceğin Şehri Olmaz: David Gianotten

Bir şehri geleceğe taşıyan şey, tek tip bir plan mı yoksa o şehrin kendi ritmi mi? OMA’nın yönetici ortağı David Gianotten için cevap net: yerel bağlam. Konut, hareketlilik, kamusal alan, yoğunluk ve topluluk meseleleri, her yerin kendine özgü tarihinden ve koşullarından bağımsız düşünülemez. Bu duruş, onu evrensel şehir formüllerinin cazibesine karşı net bir yere konumlandırıyor.

15 Dakikalık Şehir: Herkese Uyan Tek Beden mi?

Son yılların en popüler planlama kavramlarından biri haline gelen 15 dakikalık şehir, günlük ihtiyaçlara kısa bir yürüyüş veya bisikletle ulaşılabilecek mahalleler öneriyor. Yaşam, çalışma, boş zaman ve hizmetleri birbirine yaklaştırarak arabaya bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. Ancak Gianotten, bu kavramı bir şablon olarak görmeye mesafeli:

Kevin Klein: Tasarımda Bütüncül Yaklaşım ve İlham Kaynakları

Kevin Klein: Tasarımda Bütüncül Yaklaşım ve İlham Kaynakları

Piyon Haber |

Kevin Klein: Tasarımda Bütüncül Yaklaşım ve İlham Kaynakları

Restorasyon, yalnızca duvarları boyamak ya da mobilyaları değiştirmek değildir; bir yapının ruhunu yeniden keşfetmektir. Kevin Klein için tasarım tam olarak bu: bütüncül bir bakışla geçmişi yaşatmak, bugüne dokunmak ve geleceğe ilham bırakmak. On yılı aşkın süredir konukseverlik sektöründe, Kelly Wearstler ve Philippe Starck gibi dev isimlerle çalışmış biri olarak Klein, bir gün kendi sesini aramaya karar verdi. “Tasarım içgörüsü sağlamak için, kendi perspektifini aradığım kişilere danışıyordum.” Bu farkındalık, onu iç mimarlığa yöneltti ve 2020’de Kevin Klein Design’ı kurdu. İlk müşterisi, evini baştan aşağı yeniden tasarlamak isteyen çocukluk arkadaşıydı; bu deneyim, bugünkü yaklaşımının temel taşı oldu.

Goethe’nin Ağacında 1 m² Ofis: Bauhaus’a Romantik Duruş

Goethe’nin Ağacında 1 m² Ofis: Bauhaus’a Romantik Duruş

Piyon Haber |

Mimarlık pratiğinin bir yere bağlı olması şart mı? Münih merkezli Opposite Office, bu soruyu kendine sordu ve cevabını Weimar’daki Bauhaus Üniversitesi’nin tarihi kampüsünde bir ağaç ev inşa ederek verdi. Yaklaşık bir metrekarelik bu minimalist yapı, hem yüksek ofis kiralarına bir başkaldırı hem de doğayla mimarlığı yeniden buluşturan deneysel bir çalışma alanı.

Küçük Alan, Büyük Soru: Neden Ofis Kiralayalım ki?

Opposite Office’in ofis anlayışı, günümüzün esnek çalışma modelleriyle örtüşüyor. Zaten işlerinin büyük kısmı farklı uluslararası konumlarda sürüyor. Stüdyo bu noktadan yola çıkarak, “uluslararası ölçekte çalışan bir pratiğin büyük ve kalıcı bir merkeze ihtiyacı var mı?” sorusunu gündeme getiriyor. Yanıt, iki veya üç mimarın aynı anda çalışabileceği, geçici olarak ağaca yerleştirilmiş minik bir çalışma alanı. Bu alan, aynı zamanda genel merkez ofis kavramını da sorguluyor.

Sanat Kurgu Değil, Artı Gerçekliktir: Pedro Reyes ile Söyleşi

Sanat Kurgu Değil, Artı Gerçekliktir: Pedro Reyes ile Söyleşi

Piyon Haber |

Sanat Kurgu Değil, Artı Gerçekliktir: Pedro Reyes ile Söyleşi

Meksikalı heykeltıraş Pedro Reyes, yalnızca form yaratan biri değil; sanatı toplumsal dönüşümün kaldıracı olarak gören bir düşünür. Mimarlık kökenli olması, heykeli hem maddeyle hem kolektif süreçlerle düşünmesini sağlıyor. Geleneksel taş işçiliğini, güncel toplumsal meselelere odaklanan katılımcı projelerle buluşturuyor. Louisiana Channel’daki 2025 tarihli söyleşisinde mimarlığın pratiğini nasıl şekillendirdiğini, “sosyal heykel” kavramını ve otomasyon çağında zanaat geleneklerini neden korumamız gerektiğini anlatıyor.

Mimarlıktan Heykele: İşlev ve Problem Çözme

Reyes için mimarlık, sanatın estetik üretimden ibaret olmadığını, aynı zamanda işlev ve problem çözmeye odaklanması gerektiğini öğretmiş. Bu yüzden çalışmalarının bir amaca hizmet etmesini istiyor: “Sanatın kullanılmasını ve bir etkililik ölçüsüne sahip olmasını istedim.” Bu anlayış, heykeli kaideden indirip hayatın içine sokuyor; izleyiciyi pasif seyircilikten çıkarıp sürecin parçası yapıyor.

Kuzey Kutbu’nda Doğanın İzinde: Ocean Stories Müzesi

Kuzey Kutbu’nda Doğanın İzinde: Ocean Stories Müzesi

Piyon Haber |

Kuzey Kutbu’nda Doğanın İzinde: Ocean Stories Müzesi

Arktik Okyanusu’nun kıyısında, zifiri karanlık kış gecelerinde bir ışık: Ocean Stories Müzesi. Transborder Studio, bu projede sadece bir sergi binası inşa etmemiş; aynı zamanda doğayla kurduğu diyalogla mimarlık pratiğine yeni bir soluk getirmiş. Ahşap, alüminyum ve yerel taşın dansı, bu zorlu coğrafyada nasıl bir yaşam alanına dönüşüyor? Gelin, adım adım inceleyelim.

Arktik’in Kalbinde Bir Kültür Adası

Ocean Stories Müzesi, adından da anlaşılacağı üzere okyanus hikayelerini anlatıyor. Peki bu hikayelerle dolu mekan, neden tam da Arktik’te konumlanmış? Çünkü bölge, iklim değişikliğinin en açık şekilde gözlemlendiği yerlerden biri. Burada yaşayan toplulukların denizle ilişkisi, ekosistemin kırılganlığı ve bilimsel veriler, Transborder Studio tarafından insan hikayeleriyle harmanlanarak bir sergi kurgusuna dönüştürülmüş. Yapı, yalnızca bir bina değil, ziyaretçiyi düşünmeye davet eden bir farkındalık platformu. Denize bakan konumu ise bu mesajı daha da güçlendiriyor.

OMA Tasarımlı Powerhouse Parramatta: Batı Sidney’in Yeni Devi

OMA Tasarımlı Powerhouse Parramatta: Batı Sidney’in Yeni Devi

Piyon Haber |

OMA Tasarımlı Powerhouse Parramatta: Batı Sidney’in Yeni Devi

Bir müze, kendi taşıyıcı sistemini cepheye taşırsa ne olur? Powerhouse Parramatta bu sorunun cevabını Sydney’in batısında, 7 Kasım 2026’da açılacak kapılarıyla veriyor. Moreau Kusunoki ve Genton ortak tasarımı, uygulamalı sanatlar, bilim ve teknoloji alanlarında beş ayrı sergiyi ağırlayacak. Bunlardan biri, OMA/AMO’nun küratörlüğünü üstlendiği ‘The Mall: Alışveriş Merkezinin Kültürel Tarihi’ — sıradan bir yapı tipini kültürel bağlama oturtan bu sergi, açılışın en çok konuşulacak işlerinden.

Tarihi Kentte Traverten Dokunuşu: Banyoles Meydanı Yenilendi

Tarihi Kentte Traverten Dokunuşu: Banyoles Meydanı Yenilendi

Piyon Haber |

Tarihi Kentte Traverten Dokunuşu: Banyoles Meydanı Yenilendi

Bir kentin belleği taşlarında saklıdır. Banyoles’te bu bellek, neredeyse otuz yıldır süren bir projeyle travertenin katmanlarına kazınıyor. MIAS Architects, Plaça d’en Ges meydanı ve çevresindeki Sant Martirià ile Sant Antoni sokaklarında tamamladığı güncel uygulamayla, tarihi dokuyu çağdaş bir cümleyle buluşturuyor. Yirmi yıl önce başlayan inşa süreci, şimdi meydanın kalbinde devam ediyor; tasarımın omurgasını ise yerel olarak çıkarılan gölsel traverten oluşturuyor. Bu malzeme yalnızca döşeme değil; banklar, duvar kenarları, bitki yatakları ve seviye farklarına dönüşerek kentsel mekanı bütüncül bir dil ile yeniden kuruyor.

Hayatta Kalma Poetikası: Lina Bo Bardi’nin İlk Çin Sergisi

Hayatta Kalma Poetikası: Lina Bo Bardi’nin İlk Çin Sergisi

Piyon Haber |

Mimarlık yalnızca bina üretmek midir? Lina Bo Bardi’ye göre kesinlikle hayır. Onun için mimarlık, yaşamın ta kendisiydi; bir direniş biçimi, bir varoluş pratiğiydi. Şimdi bu büyük ustanın eserleri, ilk kez Çin’de, Şanghay’daki Power Station of Art (PSA) çatısı altında sergileniyor. “Hayatta Kalmanın Poetikası” başlıklı sergi, 25 Temmuz – 25 Ekim 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Küratörlüğünü Renato Anelli üstlenirken, sergi tasarımını OPEN Architecture gerçekleştiriyor.

Sergi, Lina Bo Bardi’nin “çok katmanlı kişiliğini” gözler önüne seriyor. Ziyaretçiyi 20. yüzyıl Brezilya’sının gündelik gerçekliğine götürüyor. Klasik bir retrospektiften farklı olarak, ustanın hayatta kalma poetikasıyla bir karşılaşma yaşatıyor.

Sörf Tahtasından Cerno’ya: Nick Sheridan’ın Tasarım Yolculuğu

Sörf Tahtasından Cerno’ya: Nick Sheridan’ın Tasarım Yolculuğu

Piyon Haber |

Sörf Tahtasından Cerno’ya: Nick Sheridan’ın Tasarım Yolculuğu

Ahşap bir sörf tahtası, ölçüm bandı ve el aletleriyle şekillenir. Üstelik tamamen analog bir süreçle. Bu tahta, Cerno’nun kurucu ortağı Nick Sheridan için sadece bir hobi değil; aynı zamanda tasarım felsefesinin somut bir özeti. Mimarlık eğitimi, babasının zanaatkâr elleri ve sörf kültürü… Sheridan’ın tasarım dili, bu üç kaynağın kesişiminde filizleniyor. Peki bu yolculuk nerede başladı?

Babasının İzinde: Zanaat ve Mimarlık

Kaliforniya’da büyüyen Sheridan, Cal Poly Pomona’da mimarlık okurken modernizmin ve minimalizmin derin sularında yüzüyor. Mies van der Rohe ve Le Corbusier’den beslenen tasarımcı, asıl ilhamını ise çok daha yakında bulmuş: Babasının arka bahçedeki atölyesinde.

Yangından Sonra Boş Ofis Katı Nasıl 3 Haftada Okul Oldu?

Yangından Sonra Boş Ofis Katı Nasıl 3 Haftada Okul Oldu?

Piyon Haber |

Bir gecede 300 çocuğun okulunu kaybetmesi… Yangın bölgesinde eğitim kesintiye uğramak zorunda kaldı. Ama bir mimarlık stüdyosu, “Neden olmasın?” dedi ve boş bir ofis katını üç haftada bir okula dönüştürdü. Bu, sadece bir kurtarma operasyonu değil; tasarımın gerçek hayata dokunduğu, somut sonuçları olan bir hamle. OFFICEUNTITLED’ın Imaginarium’ları, bu hikayenin en parlak kısmı.

Bir Gecede Okulsuz Kalan 300 Çocuk

Ocak 2025, Los Angeles için kötü bir aydı. Palisades Yangını, mahalleleri öyle bir hızlı ve öfkeyle sardı ki insanların hazırlanmasına bile fırsat olmadı. Village School’un kampüsü tamamen yok oldu. Anaokulundan altıncı sınıfa kadar yaklaşık 300 öğrenci bir gecede yerinden oldu. Okul yok, plan yok, sadece yangının acı gerçeği vardı. Ama bir topluluk hemen harekete geçti.

Kuzey Amerika’nın En Etkileyici Köprüsü Artık Sınır Kapısı

Kuzey Amerika’nın En Etkileyici Köprüsü Artık Sınır Kapısı

Piyon Haber |

Kuzey Amerika’nın En Etkileyici Köprüsü Artık Sınır Kapısı

Sınır kapıları genellikle katlanılması gereken yerlerdir. Ama bu, bakmak için durduğunuz türden. AECOM’un baş köprü mimarı Erik Behrens’in tasarladığı Gordie Howe Uluslararası Köprüsü, Detroit (Michigan) ile Windsor (Ontario) arasındaki yeni geçiş. 27 Temmuz 2026’da trafiğe açıldı ve aynı anda Kuzey Amerika’nın en uzun eğik askılı (stay-cable) köprüsü unvanını aldı.

Kuzey Amerika’nın En Etkileyici Köprüsü Artık Bir Sınır Kapısı

Estetiğin Mühendislikle Dansı

Sayılar etkileyici: 853 metre ana açıklık, 220 metre yüksekliğinde ikiz kuleler, toplam 2,5 kilometre uzunluk, altı şerit trafik, yayalar ve bisikletliler için özel bir yol ve 125 yıllık öngörülen ömür. Maliyeti 6,4 milyar Kanada doları; tamamı Kanada federal hükümeti tarafından finanse edildi ve gişelerden geri alınacak. Amerikan tarafında I-75 ile Ontario’da Highway 401’i doğrudan bağlıyor: otoyoldan otoyola, trafik ışıkları yok, şehir sokaklarına karışmıyor.

Banka Binadan Sinemaya: Kyoto’da Hafıza ve Yenilik

Banka Binadan Sinemaya: Kyoto’da Hafıza ve Yenilik

Piyon Haber |

Banka Binadan Sinemaya: Kyoto’da Hafıza ve Yenilik

Bir zamanlar kasaların ve evrak dosyalarının olduğu yerde, şimdi projektörler ve koltuğa gömülen seyirciler var. Kyoto’nun 55 yıllık Minami Kaikan sineması, 1993’te banka olarak inşa edilmiş bir binayı kendine yuva edindi. Tato Architects’in projesi, bu dönüşümü sadece bir işlev değişimi olarak değil, bir hafıza katmanı olarak ele alıyor. Peki, bir sinema salonunu bugün hâlâ özel kılan ne? İşte bu projenin cevaplamaya çalıştığı soru bu.

Mock-up’tan Eve Dönüşen Tuğla Yapı: Bricks House’un Hikayesi

Mock-up’tan Eve Dönüşen Tuğla Yapı: Bricks House’un Hikayesi

Piyon Haber |

Mock-up’tan Eve Dönüşen Tuğla Yapı: Bricks House’un Hikayesi

Mimarlık ofislerinde mock-up denilince akla ilk gelen, geçici bir deneme telaşıdır; model kurulur, ölçülür, biçilir ve sonunda ya sökülür ya da depoya kaldırılır. Peki ya o “geçici” şey, bir gün kapısında anahtar dönen bir yuvaya dönüşürse? Earthscape Studio’nun Bricks House projesi tam da bu sıra dışı dönüşümü yaşadı. Önce bir mock-up olarak tasarlanan tuğla kütle, süreç içinde gerçek bir eve evrildi. Bu yazıda, bir araştırma pratiğinin nasıl kalıcı bir mekân hikâyesine dönüştüğüne tanık olacağız.

Diğer Etiketler