#Mimarlik Etiketi

Bu etikete sahip 230 yazı bulundu

Tabancura Okulu Kütüphane Pavyonu: Minimalist Eğitim

Tabancura Okulu Kütüphane Pavyonu: Minimalist Eğitim

Piyon Haber |

Tabancura Okulu Kütüphane Pavyonu: Minimalist Eğitim

Okulun 50. yılı için düzenlenen mimari yarışmada José Ignacio Valdivieso’nun kazanan projesi, kampüse üç yeni bina ve yeni avlular ekleyen bir master planın parçası. Kütüphane pavyonu, sadeliği ve işlevselliğiyle öğrencilerin odaklanmasını hedefliyor.

Az Çoktur: Tasarım Felsefesi

Valdivieso, mevcut 1990’lar yapılarıyla uyumlu, sade bir dil arayışındaydı. Proje, “az çoktur” prensibini benimseyerek öğrenme ortamında dikkat dağıtıcı unsurları minimuma indiriyor.

Tabancura Okulu Kütüphane Pavyonu: Minimalist Bir Eğitim Yapısı

TAKK, MAXXI’de Pembe Tüylü Bir Başkaldırıyla Karşımızda

TAKK, MAXXI’de Pembe Tüylü Bir Başkaldırıyla Karşımızda

Piyon Haber |

TAKK, MAXXI’de Pembe Tüylü Bir Başkaldırıyla Karşımızda

Roma’daki Zaha Hadid imzalı MAXXI Müzesi, lobisini sanatçılara açarak ziyaretçileri mekana çekme konusunda iddialı bir adım attı. Geçen yıl Nacho Carbonell’in Memory adlı çalışmasıyla başlayan bu girişimin ikinci durağında ise İspanyol mimarlık ofisi TAKK var. Mireia Luzárraga ve Alejandro Muiño’nun kurduğu ofis, Con-Vivere adını verdikleri enstalasyonla hem fantastik bir atmosfer yaratıyor hem de günümüzün en acil meselelerine parmak basıyor.

Süslemeye Feminist Bir Bakış

Enstalasyon, beşik benzeri oval bir karşılama istasyonuyla başlıyor. Işıklarla çevrili bu yapı, adeta çiçeklerle kaplanmış durumda. TAKK, Modernist mimarlığın süslemeyi “gereksiz” ilan etmesine karşı çıkıyor. Luzárraga’ya göre bu tutumun arkasında cinsiyetçi bir önyargı var: “Süsleme toz ve hastalık çeker deniyordu ama asıl neden, süslemenin kadınsı emekle ilişkilendirilmesiydi.” Bu nedenle TAKK, geleneksel olarak “kadın işi” sayılan teknikleri ve mimarlıkta pek görülmeyen renkleri kullanmaktan çekinmiyor.

Cephe Kaplamada Yerel Üretimin Gücü: Tasarımın Görünmez Katmanı

Cephe Kaplamada Yerel Üretimin Gücü: Tasarımın Görünmez Katmanı

Piyon Haber |

Cephe Kaplamada Yerel Üretimin Gücü: Tasarımın Görünmez Katmanı

Bir malzeme projede belirlendiği an ile yerine monte edildiği an arasında, nihai sonucu belirleyen görünmez bir katman var: üretim, lojistik ve koordinasyon. Bu faktörler zaman çizelgelerini ve maliyetleri şekillendirir, ama daha kritik olanı, orijinal tasarım niyetinin korunup korunmadığını belirlemeleri. Özellikle bina kabuğunun görünür ve ifade edici bileşenleri olarak işlev gören cephe kaplama sistemleri, bu boşluğu daha belirgin hale getiriyor; çünkü bir projenin en dışa dönük katmanı.

Toprağın Hafızası: Mimarlık ve Zeminin Politikası

Toprağın Hafızası: Mimarlık ve Zeminin Politikası

Piyon Haber |

Toprağın Hafızası: Mimarlık ve Zeminin Politikası

Mimarlık, gökyüzüne yükselttiği yapılarla anılır; ama asıl kalıcı olan, toprağın altında bıraktıklarıdır. Yıkılan bir bina gökdelen silüetinden günler içinde kaybolurken, temelleri nesiller boyu toprakta kalmaya devam eder. Bir sanayi kompleksinin neden olduğu kirlilik, yapı yıkıldığında ortadan kalkmaz; sömürge yönetimi sona erdiğinde, toprağa kazınan yasal sınırlar silinmez. Zemin, mimarlığın çabucak unuttuğu her şeyi tutar.

Bu durum, toprağı rahatsız edici bir konu haline getiriyor. Disiplin kendini yukarıya, forma, cepheye, mekânsal deneyime yöneltme eğilimindedir. Oysa zemin, mimarlığın başladığı ve bir anlamda bittiği yerdir: yapının jeolojiye, hukuki mülkiyetin toprak iddiasına, inşaatın madenciliğe dönüştüğü nokta. Toprağı bir veri değil, bir ortam olarak ele almak, inşa etme eylemlerinin görünür nesnenin ötesine geçen sonuçlarını kabul etmek anlamına gelir.

Dağın Kıvrımlarında Tektonik Katlama: House #474

Dağın Kıvrımlarında Tektonik Katlama: House #474

Piyon Haber |

Dağın Kıvrımlarında Tektonik Katlama: House #474

Mimarlık dünyasında doğayla bütünleşme çabası, son yıllarda giderek daha sofistike formlara evriliyor. PLATAFORMArq’ın Portekiz’de tamamladığı House #474, bu arayışın en çarpıcı örneklerinden biri. Proje, “dağın peyzajı üzerinde kıvrılan tekil ve organik bir geometri” olarak tanımlanıyor.

Tektonik Katlama Nedir?

Tektonik katlama, bir yüzeyin kendi üzerine katlanarak hem yapısal hem de mekansal bir süreklilik oluşturmasıdır. Bu yaklaşımda, zemin, duvar ve tavan arasındaki ayrım bulanıklaşır; yapı adeta tek bir sürekli yüzeyden oluşur. House #474’te bu prensip, dağın eğimine uyum sağlayan beton bir kabukla hayata geçirilmiş.

Suzhou Güney Garı: Çin’in Altıgen Ulaşım Devi

Suzhou Güney Garı: Çin’in Altıgen Ulaşım Devi

Piyon Haber |

Suzhou Güney Garı: Çin’in Altıgen Ulaşım Devi

26 Aralık 2024’te, Çin’in ilk altıgen çok katlı ulaşım merkezi Suzhou Güney Garı kapılarını açtı. Wujiang’daki Fenhu Yüksek Teknoloji Bölgesi’nde yükselen bu dev yapı, Yangtze Nehri Deltası Ekolojik Yeşil Entegrasyon Gösteri Bölgesi’nin dış kapısı olarak tasarlanmış. Hem Şanghay-Suzhou-Huzhou hem de Nantong-Suzhou-Jiaxing-Ningbo yüksek hızlı tren hatlarını çapraz bir merkezde buluşturuyor.

Altıgen Form: Sadece Bir Geometri Değil

40.000 metrekarelik alanıyla istasyon, 4 platform ve 12 raydan oluşuyor. En çarpıcı özellik: şehirlerarası demiryolu ve kentsel raylı ulaşımın yeraltında paralel ilerlemesi ve dört hattın bir yıldız (*) şekli oluşturması.

PREVI Lima: Sakinlerin Yazdığı Bir Konut Manifestosu

PREVI Lima: Sakinlerin Yazdığı Bir Konut Manifestosu

Piyon Haber |

PREVI Lima: Sakinlerin Yazdığı Bir Konut Manifestosu

Mimarlar, inşaat bittikten yıllar sonra bile binaların kendilerine atfedilmesine alışkındır. Fotoğraflar, yayınlar ve tarih kitapları, orijinal çizimler yapıldıktan on yıllar sonra bile isimlerini projelere bağlı tutar. Oysa binalar, bu anlatıya uzun süre sadık kalmaz. Aileler büyür, teknolojiler değişir, işletmeler doğar ve günlük yaşam, hiçbir planın tam olarak öngöremediği talepler getirir. Zamanla mimari, onu orijinal formundan giderek uzaklaştıran değişiklikler, onarımlar, eklemeler ve doğaçlamalar biriktirir.

Robotik ve Zanaat: Mimarlık Üretimini Yeniden Tanımlayan İttifak

Robotik ve Zanaat: Mimarlık Üretimini Yeniden Tanımlayan İttifak

Piyon Haber |

Robotik ve Zanaat: Mimarlık Üretimini Yeniden Tanımlayan İttifak

Geçtiğimiz yüzyılın büyük bölümünde mimarlık, zanaatten giderek uzaklaştı. Endüstriyel üretim, çeşitlilik yerine tekrarı, süsleme yerine verimliliği, yerel ifade yerine standardizasyonu tercih etti. Binalar katalogdan seçilen prefabrik parçalarla inşa edilirken, usta zanaatkar figürü mimari hayal gücünün dışına itildi. Ardından dijital devrim geldi.

Erken dönem hesaplamalı tasarım, mimarların ekranda giderek daha karmaşık geometriler üretmesine olanak tanıyarak yeni biçimsel olanakların kapısını araladı. Dijital araçlar geliştikçe, bu geometrileri fiziksel yapılara dönüştürmenin yolları aranmaya başlandı; böylece tasarım, malzeme, üretim ve inşaat arasındaki bağ yeniden kuruldu.

Yanık Taş Ev Sosyal Merkeze Dönüştü: Kırsal Dönüşüm Modeli

Yanık Taş Ev Sosyal Merkeze Dönüştü: Kırsal Dönüşüm Modeli

Piyon Haber |

Yanık Taş Ev Sosyal Merkeze Dönüştü: Kırsal Dönüşüm Modeli

2018’deki yangınlarla kül olan bir taş ev, şimdi Muimenta köyünün kalbinde yeniden atıyor. FIRM ve BASED Architecture imzalı bu dönüşüm, yalnızca bir binayı kurtarmakla kalmıyor; Model Köy girişiminin bir parçası olarak kırsal alanlardaki nüfus kaybına karşı somut bir çözüm sunuyor.

Teraslı Araziden İlham Alan Tasarım

Galiçya’ya özgü ‘socalcos’ teraslama yöntemi, projenin omurgasını oluşturuyor. Mimarlar, eğimli araziyi düzleştirmek yerine farklı kotları kucaklayarak dolaşımı ve işlevleri bu seviyelere göre organize etmiş. Bu yaklaşım, yapının çevresiyle uyumunu güçlendirirken kullanıcıya katmanlı bir mekansal deneyim sunuyor.

Mansfield House: Doğayla Bütünleşen Kır Evi Tasarımı

Mansfield House: Doğayla Bütünleşen Kır Evi Tasarımı

Piyon Haber |

Mansfield House: Doğayla Bütünleşen Kır Evi Tasarımı

Avustralya’nın Victoria eyaletinin kuzeydoğusunda, Mansfield kasabası yakınlarında bir sırt hattına konumlanan bu ev, genç bir ailenin sessizlik ve termal konfor özlemini gideriyor. Dalgalı tarım arazileri, olgun kızıl okaliptüsler ve uçsuz bucaksız manzaralar arasında, kırsal yaşama daha yavaş ve topraklanmış bir yaklaşım sunuyor.

Minimalist Dil, Güçlü Etki

Field Office Architecture imzasını taşıyan yapı, ahşap, taş ve cam gibi malzemeleri yalın kullanarak doğal çevreyle bütünleşiyor. Geniş cam yüzeyler iç mekanı dışarıya açarken, saçaklar ve teraslar gölge ve koruma sağlıyor. Ev ne gösteriş yapıyor ne de saklanıyor; sadece orada, dingin ve sağlam.

Kalın Duvarlar ve Derin Açıklıklar: Mimarlık Kütleyi Geri Getiriyor

Kalın Duvarlar ve Derin Açıklıklar: Mimarlık Kütleyi Geri Getiriyor

Piyon Haber |

Kalın Duvarlar ve Derin Açıklıklar: Mimarlık Kütleyi Geri Getiriyor

  1. yüzyılın büyük bölümünde mimarlık kültürü, hafiflik arayışıyla şekillendi. Çelik iskeletler ve perde duvarlar, yapı kabuğunu iç ve dış arasında incecik bir zarfa indirgedi; cepheler pürüzsüz, sürekli yüzeylere dönüştü, pencereler soyut bir düzlemde kesilmiş hassas açıklıklar haline geldi. Oysa yüzyıllar boyunca yapılar birer kütle olarak tasarlandı; duvarlar derinlik taşıdı, pencereler kalın masif duvarların içine gömüldü ve mekân, inşaatın katılığından oyulmuş bir boşluk olarak deneyimlendi.

Kütlenin Geri Dönüşü

Son yıllarda birçok çağdaş proje, bu eski mekânsal mantığı yeniden ziyaret ediyor: derin açıklıklar, monolitik hacimler ve ağır kabuklarla kalınlığı mimari bir durum olarak geri getiriyor. Bu değişim, modern inşaat teknolojilerini reddetmek ya da tarihsel biçimlere nostaljik bir dönüş değil. Aksine, malzeme, kütle ve boşluk arasındaki temel ilişkiye yeniden duyulan ilgiyi yansıtıyor. Kalınlığı mimari sözlüğe yeniden dahil ederek, bu yapılar çağdaş pratiği, mekânın inşaatın ağırlığından ve derinliğinden ayrılamaz olduğu köklü geleneklerle buluşturuyor.

Tarihi Yapıda Modern Galeri: Marian Goodman NYC

Tarihi Yapıda Modern Galeri: Marian Goodman NYC

Piyon Haber |

Marian Goodman Gallery, New York’un Tribeca semtinde, 1875 yılında inşa edilen Grosvenor Buildings’i çağdaş bir sergi alanına dönüştürüyor. Proje, tarihi dokuyu korurken modern bir galerinin gerektirdiği mekansal ihtiyaçları karşılamayı hedefliyor.

Tarihi Koruma ve Modern Tasarım

Mimarlar, binanın orijinal karakterini korumak için özenli bir restorasyon süreci yürüttü. Tuğla cephe, dökme demir kolonlar ve yüksek tavanlar gibi dönemin mimari özellikleri ön plana çıkarıldı. Aynı zamanda, esnek sergi alanları ve modern aydınlatma sistemleri gibi çağdaş galeri ihtiyaçlarına uygun düzenlemeler yapıldı.

Mağara Müzesi: PAX Architects’in Doğayla Bütünleşen Tasarımı

Mağara Müzesi: PAX Architects’in Doğayla Bütünleşen Tasarımı

Piyon Haber |

Mağara Müzesi: PAX Architects’in Doğayla Bütünleşen Tasarımı

Norveç’in Sunnfjord bölgesinde, yamaçların göle doğru indiği noktada, PAX Architects adeta yeraltında kaybolan bir mağara müzesi tasarladı. “The Cave” (Mağara) adlı proje, ressam Nicolai Astrup’un evi ve ilham kaynağı olan Astruptunet için 1.500 metrekarelik bir ziyaretçi merkezi olarak düşünülmüş ve 164 katılımcılı açık yarışmada finale kalmış.

Doğanın İçinde Kaybolan Tasarım

Danimarkalı ofis, yapıyı mevcut müze kümesinin yanına değil, doğrudan yamacın içine yerleştiriyor. Astruptunet’ten bakıldığında yeni hacmin arazi ve bitki örtüsü arasında tamamen kaybolması hedeflenmiş. Yakın köy ve ana yoldan ise yapı, arazideki dar bir yarık gibi algılanıyor; cam, taş ve bitkilerin yamaç altında bir iç mekanı işaret ettiği küçük bir kesik.

Sosyalist Konut: Tekrarın Gücü, Adaptasyonun Zaferi

Sosyalist Konut: Tekrarın Gücü, Adaptasyonun Zaferi

Piyon Haber |

Sosyalist Konut: Tekrarın Gücü, Adaptasyonun Zaferi

New Belgrade’de bir konut bloğu uzaktan düzenli görünür. Beton levhalar disiplinli bir tutarlılıkla tekrar eder, pencereler ölçülü ızgaralar halinde sıralanır ve balkonlar, kendinden emin bir sistemin güveniyle üst üste yığılır. Ancak yakınlaştıkça okuma değişir. Bir balkon alüminyum camla kapatılmış, bir diğeri doğaçlama gölgeliklerle yumuşatılmıştır. Yalıtım cephenin bir kısmını kalınlaştırırken, çamaşırlar sanki tesadüfi bir cephe çalışması gibi bir köşeyi çerçeveler. Bölge hâlâ planlanmış gibi okunur, ancak kullanım düzeni onu daha az tekdüze hale getirmiştir. Bu düzen içinde, tekrar kullanım yoluyla yavaş yavaş yeniden yazılmıştır.

LEGO Sagrada Familia: 12.060 Parçalık Dev Set Geldi

LEGO Sagrada Familia: 12.060 Parçalık Dev Set Geldi

Piyon Haber |

LEGO Sagrada Familia: 12.060 Parçalık Dev Set Geldi

Barselona’nın kalbinde, Eixample semtinde yükselen Sagrada Familia, bitmemişliğin ve sürekli dönüşümün sembolü. Antoni Gaudí’nin bu başyapıtı, taş, ışık ve organik formların dansıyla adeta yaşayan bir organizma. Şimdi LEGO Group, İspanyol mimarın ölümünün 100. yılında bu mimari destanı tuğlalara döküyor.

LEGO Architecture Sagrada Familia: Bir Başyapıtın Minyatürü

LEGO Architecture serisinin en iddialı setlerinden biri olan Sagrada Familia, tam 12.060 parçadan oluşuyor. Bu, LEGO’nun parça sayısı bakımından en büyük yapı seti unvanını taşıyor. Set, bitmiş bir modelden çok, bir yapım sürecini deneyimleme fırsatı sunuyor.

Kızıl Topraklarda Heykelsi Çatılar: line+ Tasarımı

Kızıl Topraklarda Heykelsi Çatılar: line+ Tasarımı

Piyon Haber |

Kızıl Topraklarda Heykelsi Çatılar: line+ Tasarımı

Çin’in Yunnan eyaletindeki Mile kenti, kızıl toprak vadisi ve okaliptüs ormanlarıyla çevrili bir alanda, line+ studio imzalı Red Valley Dwellings projesiyle karşımıza çıkıyor. Bu yapı kümesi, geleneksel Hani mantar evinin mekansal mantığını yeniden yorumluyor: dik çatı profilleri, kalın duvar örgüsü, avlular ve özenle konumlandırılmış açıklıklar.

Doğayla İç İçe Bir Yerleşke

Proje, Dongfengyun İnovasyon Parkı’nın batı ucunda, kızıl toprak, okaliptüs ağaçları ve hafif dalgalı bir topografyayla tanımlanan bir vadiye yerleşiyor. Başlangıçta sanatçı atölyeleri olarak düşünülen yapı, sonradan Muxin Vadisi Spa Merkezi’ne dönüştürülmüş. Bu esneklik, projenin sabit bir nesne olmaktan çok, değişken bir mekansal çerçeve olarak işlev görmesini sağlıyor.

Ekvador’un Bulut Ormanında 7 Metrelik Kabin: Küçük Yaşamın Yeni Tanımı

Ekvador’un Bulut Ormanında 7 Metrelik Kabin: Küçük Yaşamın Yeni Tanımı

Piyon Haber |

Ekvador’un Bulut Ormanında 7 Metrelik Kabin: Küçük Yaşamın Yeni Tanımı

Bir manifesto ile bir sığınak arasında bir yerde duran Casa 6-3, Ekvador’un Mindo kenti yakınlarındaki yamaçlara indi ve inşa etme biçimimiz, nerede yaşadığımız ve aslında nelerden vazgeçmeye istekli olduğumuz hakkında doğru soruları sormaya başladı. Baquio Arquitectura tarafından tasarlanan kabin, gezegendeki en biyolojik çeşitliliğe sahip ekosistemlerden biri olan Chocó bulut ormanının yamaçları üzerinde üçgen bir ahşap destek sistemiyle yükseltilmiş durumda. Sadece 7.2 metre uzunluğundaki yapı, altı kişiye kadar uyku alanı sunuyor. Bu oran tek başına bir an durup düşünmeye değer.

1960’ların Ruhu Modern İnzivaya Dönüşüyor: Harmonia’da Ev Dönüşümü

1960’ların Ruhu Modern İnzivaya Dönüşüyor: Harmonia’da Ev Dönüşümü

Piyon Haber |

1960’ların Ruhu Modern İnzivaya Dönüşüyor: Harmonia’da Ev Dönüşümü

Harmonia’da sıradan bir 1960’lar yapısı, Atelier 008’in cesur müdahalesiyle bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Proje, mekansal arınma kavramını adeta bir manifesto gibi ele alıyor: parçalı, dağınık bir planı, taşıyıcı elemanların saf ifadesiyle yeniden tanımlıyor.

Taşıyıcı İskeletin Gücü

Mimarlar, yapının özüne inerek onu “yük taşıyan bir öz” olarak yeniden yorumlamış. Duvarların, kolonların ve kirişlerin ham hali, mekana hem dürüst bir estetik hem de meditatif bir dinginlik katıyor. Bu yaklaşım, minimalist tasarımın sadece bir stil değil, bir düşünce biçimi olduğunu hatırlatıyor.

Kyoto’nun Sukiya Ruhu Hangzhou’da: Kisu Tempura

Kyoto’nun Sukiya Ruhu Hangzhou’da: Kisu Tempura

Piyon Haber |

Kyoto’nun Sukiya Ruhu Hangzhou’da: Kisu Tempura

Çin’in Hangzhou kentinde, geleneksel Kyoto mimarlığının izlerini taşıyan bir tempura restoranı açıldı. Uchida Shanghai / Mitsuhiro Shoji imzasını taşıyan Kisu, Sukiya mimarlığının temel prensiplerini – sadelik, asimetri, malzeme dürüstlüğü ve ışık-gölge kullanımı – çağdaş bir mercekten yeniden yorumluyor.

Yerel Malzeme, Evrensel Dil

Proje, Japon tasarımının yüzeysel bir kopyasını üretmek yerine, Hangzhou’nun yerel malzemelerini ve işçiliğini ön plana çıkarıyor. Weathered taş yüzeyler ve mevcut malzeme parçaları, mekânda zamanın izlerini taşıyor. Eski ile yeni bir zıtlık yaratmak yerine, bir arada var olmalarını sağlıyor. Bu yaklaşım, Türkiye’deki tarihi dokuların dönüşümünde de sıklıkla arzulanan bir denge.

BIG’in Kireçtaşı Perdeleri: Hırvatistan’da Müzik Salonu

BIG’in Kireçtaşı Perdeleri: Hırvatistan’da Müzik Salonu

Piyon Haber |

BIG’in Kireçtaşı Perdeleri: Hırvatistan’da Müzik Salonu

Bjarke Ingels Group (BIG) ve geliştirici Marko Pepunić, Hırvatistan’ın doğusundaki Çepin’de yükselen EVE Music Hall’ın yeni görsellerini paylaştı. Slavonya bölgesi için bir kültür destinasyonu olarak tasarlanan 10.000 metrekarelik mekân; canlı müzik salonu, kongre merkezi, sergi alanları, kafe, çatı etkinlik alanları ve açık hava toplanma alanlarını bir araya getiriyor. 2027 başında açılması planlanan proje, BIG’in Hırvatistan’daki ilk binası ve tamamlanan ilk müzik performans mekânı olacak.

Diğer Etiketler