#Mimarlik Etiketi

Bu etikete sahip 301 yazı bulundu

Gizli Mutfak, Sanat Dolu Galeri: Londra’da Bir Daire Dönüşümü

Gizli Mutfak, Sanat Dolu Galeri: Londra’da Bir Daire Dönüşümü

Piyon Haber |

Gizli Mutfak, Sanat Dolu Galeri: Londra’da Bir Daire Dönüşümü

Londra’nın kalbinde, 1890’lardan kalma bir Portman Estate binasında yer alan iki yatak odalı bu daire, 23 yıl boyunca neredeyse hiç değişmeden kaldı. Sahipleri, haftanın birkaç gecesi iş için kullandıkları bu mekânda mutfağa gerek olmadığını düşünüyordu. Ta ki mimar Nick Varey devreye girene kadar. Studio Varey’in imzasını taşıyan Moraine House projesi, bir dairenin nasıl galeriye dönüşebileceğini gösteriyor.

Mutfak mı, Mobilya mı?

Müşterilerin mutfak talebini ilk duyduğunda şaşırdığını itiraf eden Varey, onları ikna ederek küçük ama işlevsel bir mutfak eklemeyi başarmış. Ancak bu mutfak, geleneksel bir mutfaktan çok bir mobilya parçası gibi tasarlanmış. Açık plan yaşam alanına gizlenmiş, alçak, kulp dolaplar ve tezgâhla aynı renkteki indüksiyon ocak, adeta bir sanat eserinin altında kayboluyor. Üzerindeki büyük figüratif tuval, bu yanılsamayı tamamlıyor.

Güvercinlerden Algoritmalara: Aranda\Lasch’ın Tasarım Felsefesi

Güvercinlerden Algoritmalara: Aranda\Lasch’ın Tasarım Felsefesi

Piyon Haber |

Güvercinlerden Algoritmalara: Aranda\Lasch’ın Tasarım Felsefesi

Benjamin Aranda, stüdyosu Aranda\Lasch’ın yaratım sürecini anlatırken karmaşık sistemleri basit, otomatik mantıklara indirgeme tutkularından bahsediyor. Bu yaklaşım, fiziksel zanaatın sınırlarını zorlamak için katı tarifler kullanmayı içeriyor. Aranda, Chris Lasch ile Columbia Üniversitesi’nde son dönem yüksek lisans öğrencileriyken tanışmış ve 2003’te New York ile Tucson merkezli stüdyolarını kurmuş.

Güvercinlerin Başlattığı Yolculuk

“Herkes güvercinlerle ilgilenir.” - Charles Darwin

Mimarlıkta Algoritmik Düşünce: Aranda\Lasch ve Güvercinlerin İlhamı

Aranda\Lasch’ın en erken tanımlayıcı projesi, New York’ta ölmekte olan güvercin uçurma sporu üzerine bir film hibesiyle finanse edilmiş. Kuşları filme alıp sürü oluşumlarını kodla modelleyerek dünyaya algoritmik bir mercekten bakmayı öğrenmişler. Bu, mimari yaklaşımlarını merkezi olmayan ve insan dışı perspektiflere açık hale getirmiş.

24 Metrekarelik Avustralya Mucizesi: Küçük Evde Niyetli Tasarım

24 Metrekarelik Avustralya Mucizesi: Küçük Evde Niyetli Tasarım

Piyon Haber |

24 Metrekarelik Avustralya Mucizesi: Küçük Evde Niyetli Tasarım

Çoğu küçük ev sizden fedakarlık ister. Springbrook 7.2 ise istemez. Gold Coast merkezli Removed Tiny Homes tarafından tasarlanan bu yapı, 7.2 metrelik (23.7 fit) uzunluğuyla, ham metrekare yerine niyetli tasarımın gücünü kanıtlıyor. Standart bir treyler üzerine inşa edilen ve Colorbond çelikle kaplanan evin dış cephesi dayanıklı ve hava koşullarına karşı korumalı. Colorbond, Avustralya’da aşırı iklimlerde bile temiz ve modern görünümünü kaybetmediği için popüler bir seçim. Dış cephe boyunca uzanan bir tente, evin yaşanabilir alanını genişletiyor ve çevreyle uyumunu yumuşatıyor.

Anduhyaun Barınağı: Yerli Kadınlar İçin Şifanın Mimarisi

Anduhyaun Barınağı: Yerli Kadınlar İçin Şifanın Mimarisi

Piyon Haber |

Anduhyaun Barınağı: Yerli Kadınlar İçin Şifanın Mimarisi

Toronto’nun tek Yerli kadın sığınma evi Anduhyaun, LGA Architectural Partners ile iş birliği yaparak, şiddet mağduru kadınlar ve çocukları için 18 odalı yeni bir barınak tasarladı. Proje, Yerli geleneklerini onurlandırırken, iyileşme ve dönüşüm temalarını merkeze alıyor.

Su, Toprak ve Gökyüzü: Doğanın Şifa Gücü

Tasarım, su, toprak ve gökyüzü gibi şifa ve beslenmeyle ilişkilendirilen doğal elementlerden ilham alıyor. Akışkan mekanlar, geleneksel yapıların dikdörtgen formlarına ve hiyerarşik düzenine meydan okuyor. LGA, bu projede organik formlar ve doğal malzemeler kullanarak, kullanıcıların kendilerini güvende ve huzurlu hissedecekleri bir ortam yaratmayı hedefliyor.

Snøhetta ve Foster + Partners: Haftanın Kültür Yatırımları

Snøhetta ve Foster + Partners: Haftanın Kültür Yatırımları

Piyon Haber |

Snøhetta ve Foster + Partners: Haftanın Kültür Yatırımları

Bu hafta, dünya genelinde kültür yapıları manşetlerdeydi. Büyük kurumların simge binaları önemli inşaat ve tasarım aşamalarını geride bırakırken, iki yeni müze komisyonu uluslararası yarışmalar sonucu duyuruldu. Mimarlık, sergi konusu olarak da öne çıktı: Sharjah Mimarlık Trienali katılımcı listesini açıklarken, Avusturya 2027 Venedik Mimarlık Bienali önerisini sundu.

Şanghay’dan Seul’e: Büyük Ölçekli Projeler

Snøhetta’nın Şanghay Grand Opera Binası’nın sarmal formu son inşaat aşamasına girdi; iç mekan çalışmalarına odaklanılıyor. Ekim 2026’da açılması planlanan yapı, Şanghay’ın yeni kentsel masterplanında bir odak noktası olacak. Aynı ay Fransa’da da başka bir kültür yapısı açılacak. Bu arada Foster + Partners, Seul’ün Apgujeong semtinde Han Nehri’ne bağlanan yeni bir kıyı mahallesi tasarlıyor; konut kuleleri park alanlarıyla örülüyor.

Termit Yuvalarından İlham: Klimalara Veda Ettiren Seramik Duvar

Termit Yuvalarından İlham: Klimalara Veda Ettiren Seramik Duvar

Piyon Haber |

Termit Yuvalarından İlham: Klimalara Veda Ettiren Seramik Duvar

İklim kriziyle boğuşurken, enerji canavarı klimalara alternatif arayışı sürüyor. Doğa yine imdada yetişiyor: Bu kez ilham kaynağı, gezegenin en yetenekli mühendisleri olan termitler.

TerraMound: Termitlerin Sırrı Çözülüyor

Bartlett Mimarlık Okulu’nda (UCL) Rameshwari Jonnalagedda’nın yüksek lisans tezi olarak hayat bulan TerraMound, termit yuvalarının karmaşık havalandırma ağlarından ilham alan 3D baskı seramik bir duvar sistemi. Geleneksel klimalara ihtiyaç duymadan iç mekan sıcaklıklarını düşürmeyi vaat ediyor.

Kugelhaus: Nazilerin Yıktığı 100 Yıllık Çelik Küre Bina

Kugelhaus: Nazilerin Yıktığı 100 Yıllık Çelik Küre Bina

Piyon Haber |

Kugelhaus: Nazilerin Yıktığı 100 Yıllık Çelik Küre Bina

1920’lerde Almanya, kendi iç fuarını düzenliyordu: Jahresschau Deutscher Arbeit (Alman İşi Yıllık Sergisi). 1928 edisyonu Dresden’de yapıldı ve teması “Teknoloji Şehri"ydi. Fuara damgasını vuran yapı ise mimar Peter Birkenholz’un tasarladığı Kugelhaus (Küre Ev) oldu.

Altı Kat, Tek Küre

Yaklaşık 24 metre çapındaki bu altı katlı çelik yapı, sergi salonları, bir asansör ve tepede bir restoran barındırıyordu. Toplam hacmi 268.400 fitküp olsa da her kat sadece 93 metrekare civarındaydı. Pratiklikten uzak, ama etkileyiciydi.

Yaşayan Cephe: Algae Tower ile Enerji Üreten Bina

Yaşayan Cephe: Algae Tower ile Enerji Üreten Bina

Piyon Haber |

Yaşayan Cephe: Algae Tower ile Enerji Üreten Bina

Mimarlık dünyasında cam kuleler, modern şehir silüetlerinin vazgeçilmezi olsa da, enerji performansı açısından ciddi bir sorun teşkil ediyor. Güneş ısısını içeri hapseden bu yapılar, soğutma yükünü artırırken karbon ayak izini de büyütüyor. Peki ya bina kabuğu, tıpkı bir ağaç gibi davransaydı?

Biyo-Reaktör Cephe: Doğadan İlham Alan Tasarım

Gianluca Santosuosso liderliğindeki UAU Studio, Melbourne’deki bir ofis kulesi için geliştirdiği Algae Tower projesiyle, foto-biyo-reaktör teknolojisini bina kabuğuna entegre ediyor. Öneri, ağaç taçlarının davranışını taklit eden bir biyo-cephe kullanıyor: gölgeleme sağlıyor, karbondioksit emiyor ve entegre reaktörlerde yetiştirilen mikro-algler sayesinde yenilenebilir enerji üretiyor.

Ghost Gum House: 1901’den 2024’e Eski-Yeni Dansı

Ghost Gum House: 1901’den 2024’e Eski-Yeni Dansı

Piyon Haber |

Ghost Gum House: 1901’den 2024’e Eski-Yeni Dansı

Avustralya’nın Manly bölgesinde, dar ve uzun bir arsada 1901’den kalma bir kulübe, Adriano Pupilli Architects imzasıyla yeniden hayat buluyor. Ghost Gum House, tarihi dokuyu korurken ona meydan okuyan bir ek yapıyla karşımızda. Peki, bu cesur kontrast nasıl bir uyum yakalıyor?

Eski ve Yeni Arasında Bir Avlu

Projenin en çarpıcı unsuru, eski yapı ile yeni ek arasında konumlanan merkezi avlu. Bu avlu, adeta bir zaman makinesi görevi görüyor: bir yanda 1901’in ahşap detayları, diğer yanda çağdaş bir heykelsi form. Altı kişilik hareketli bir aile için tasarlanan ev, hem bir araya gelme hem de bireysel kaçış alanları sunuyor.

Avusturya, Venedik Bienali’nde Pavyonunu Bosna Hersek’e Devrediyor

Avusturya, Venedik Bienali’nde Pavyonunu Bosna Hersek’e Devrediyor

Piyon Haber |

Avusturya, Venedik Bienali’nde Pavyonunu Bosna Hersek’e Devrediyor

Avusturya, 2027 Venedik Mimarlık Bienali için hazırladığı “Koncesija / Konzession / Concession(e)” projesiyle sınırları ve ulusal temsiliyet kavramlarını sorguluyor. Proje, Giardini’deki Avusturya Pavyonu’nu Bosna Hersek’e geçici olarak devretmeyi öneriyor. Bu hamle, bienalin en cesur jestlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Projenin Arkasındaki Fikir

Mimarlar Adna Babahmetović ve Ajna Babahmetović ile küratör Sebastian Höglinger tarafından hazırlanan proje, Bosna Hersek’in Giardini’de ulusal bir pavyonunun olmamasına bir yanıt olarak doğdu. Pavyon, sabit bir sergi yerine evrilen bir küratoryal çerçeve olarak tasarlandı.

And Dağları’nda Mimarlık: Yükseklik Tasarımı Nasıl Şekillendiriyor?

And Dağları’nda Mimarlık: Yükseklik Tasarımı Nasıl Şekillendiriyor?

Piyon Haber |

And Dağları’nda Mimarlık: Yükseklik Tasarımı Nasıl Şekillendiriyor?

And Dağları, genellikle kesintisiz bir sıradağ olarak algılansa da aslında çok çeşitli iklim ve ekosistemleri barındırır. Ekvador, Peru, Bolivya, Kolombiya ve Şili’de paramolar, kurak yaylalar, ılıman vadiler ve karla kaplı manzaralar birbirine oldukça yakın mesafelerde bulunabilir. Yükseklik değiştikçe sıcaklık, güneş radyasyonu, nem, rüzgar, bitki örtüsü ve topografya da değişir; bu da farklı inşa yöntemleri gerektiren ortamlar yaratır.

Yüksek İrtifanın Getirdiği Zorluklar

Birçok dağlık bölgenin aksine, And Dağları’ndaki yüksek irtifa ortamları, soğuğun tek belirleyici faktör olmadığı bir iklim kombinasyonu sunar. Yükseklik arttıkça güneş radyasyonu daha yoğun hale gelir. Bazı bölgeler yıl boyunca nemli kalırken, diğerleri uzun kurak mevsimler yaşar. Birçok yerde dik araziler, kar ve değişen hava desenleri, binaların nasıl tasarlandığını etkileyen ek faktörler haline gelir.

Snøhetta’nın Şanghay Operası: 2026’nın En Dramatik Yapısı

Snøhetta’nın Şanghay Operası: 2026’nın En Dramatik Yapısı

Piyon Haber |

Snøhetta’nın Şanghay Operası: 2026’nın En Dramatik Yapısı

Bazı binalar kültürü içinde barındırır, bazıları ise bizzat kültürün ta kendisi olur. Snøhetta’nın Şanghay Grand Opera Binası, işte bu ikinci kategoriye ait. Huangpu Nehri’nin kıyısında yükselen bu yapı, 2026 yılının en çok konuşulan mimari tamamlamalarından biri olmayı şimdiden başardı.

Bir Kültür Çapası: Houtan’da Yükselen Simge

Proje, 2017’de kazanılan uluslararası yarışmanın ardından 2019’da resmen başladı. Snøhetta, East China Architectural Design & Research Institute, Theatre Projects ve Nagata Acoustics iş birliğiyle hayata geçirilen yapı, Şanghay’ın Houtan semtinde konumlanıyor. 2010 Dünya Fuarı’ndan bu yana ekolojik ve düşük karbonlu bir vizyonla yeniden inşa edilen bu bölge, opera binasıyla kültürel bir çapa kazandı.

Kayalıklara Gömülü İnziva: MOLD Architects’ten PERMA

Kayalıklara Gömülü İnziva: MOLD Architects’ten PERMA

Piyon Haber |

Kayalıklara Gömülü İnziva: MOLD Architects’ten PERMA

Yunanistan’ın Kiklad Adaları’ndan Serifos, sert kayalıkları ve Ege’ye bakan yamaçlarıyla bilinir. İşte tam bu noktada, MOLD Architects imzalı PERMA projesi, doğayla rekabet etmek yerine onunla işbirliği yapan bir yaklaşım sergiliyor. Beş konutluk bu inziva yeri, adanın dik yamaçlarına adeta gömülüyor; yeşil çatılar ve taş dolgu yüzeyler, adanın renk paletini devam ettirirken beton bir grid yapı, komplekse geometrik bir düzen kazandırıyor.

Doğayla Bütünleşen Tasarım

270 metrekarelik proje, odalar, avlular, havuzlar ve bitkilendirilmiş alanlardan oluşan gözenekli bir grid aracılığıyla konaklama birimlerini düzenliyor. Alçak yatay profili, açık yamaçta gölge ve barınağın deniz manzarası kadar önemli olduğu bir ortamda, yapıyı neredeyse teraslamanın bir katmanı haline getiriyor. Yukarıdan bakıldığında, mimari yamaçtaki diğer teraslar gibi okunuyor.

Cakarta’da Çelik ve Ahşabın Dansı: Doğayla İç İçe Bir Ev

Cakarta’da Çelik ve Ahşabın Dansı: Doğayla İç İçe Bir Ev

Piyon Haber |

Cakarta’da Çelik ve Ahşabın Dansı: Doğayla İç İçe Bir Ev

Bir ev düşünün, arsanın sınırları silinmiş, parkın yeşili salonunuzun bir parçası olmuş. Cakarta’nın köklü bir mahallesinde 407 metrekarelik köşe arsada yükselen bu yapı, tam da bunu vaat ediyor. Olgun bir kamu parkına direkt cephe alan ev, RCAB Studio imzası taşıyor.

Işık, Hava ve Doğa Üçgeni

Müşteri, doğal ışıkla dolu, çapraz havalandırması kusursuz ve doğayla güçlü bağlantısı olan bir hayal kurmuş. Ama işin püf noktası şu: Çevresel konforun ötesinde, çelik, ahşap ve peyzajın uyum içinde olduğu, hem çağdaş hem sıcak bir atmosfer istemiş. Ev sahibinin çelik endüstrisindeki geçmişi, projede belirleyici bir rol oynamış.

10 Metrekarede İki Katlı Minik Ev: La Ruche

10 Metrekarede İki Katlı Minik Ev: La Ruche

Piyon Haber |

10 Metrekarede İki Katlı Minik Ev: La Ruche

Çoğu minik ev yatayda genişlerken, La Ruche dikeyde yükseliyor. Quadrapol tarafından tasarlanan bu iki katlı kule, sadece 10 metrekarelik toplam taban alanına tam donanımlı bir mutfak, banyo, yemek alanı ve yatak odası sığdırıyor. Minimalizmi kimlik haline getirmiş bir kategoride bile son derece küçük olan bu yapı, alan kullanımında yeni bir çıta belirliyor.

Tasarım ve Yapı: Malzemenin Sessiz Gücü

Adını Fransızca’da “kovan” anlamına gelen La Ruche, 4.12 metre yüksekliğe, 2.17 x 2.3 metrelik bir ayak izine sahip. KVH (parmak eklemli masif ahşap) çerçeve üzerine inşa edilen yapı, FSC ve PEFC sertifikalı işlem görmüş çam kaplama ile kaplanmış. Çatıda EPDM veya çelik panel seçenekleri sunuluyor. Quadrapol, yapısal çerçeve için 20 yıl, genel yapı için 10 yıl garanti veriyor. Bu bir hafta sonu kulübesi projesi değil; kamyonla teslim edilen, arka bahçeye, kamp alanına veya tatil arsasına yerleştirilmeye hazır, hassas üretilmiş bir yaşam alanı.

Bakır Pullarla Kaplı Konser Salonu: Doğayla Dans Eden Akustik

Bakır Pullarla Kaplı Konser Salonu: Doğayla Dans Eden Akustik

Piyon Haber |

Bakır Pullarla Kaplı Konser Salonu: Doğayla Dans Eden Akustik

Fransa’nın Évian kentinde, Cenevre Gölü’nün yukarısındaki ormanlık alanda, ağaçların arasında yuvarlak hatlı bakır bir kabuk beliriyor: La Source Vive. Bu yeni müzik salonu, 1993’te inşa edilen ahşap La Grange au Lac’ın yanında yükseliyor ve iki mekan, Les Mélèzes müzik topluluğunu oluşturuyor.

Üç Parçalı Strateji: Az Daha Fazladır

Proje, Aline Foriel-Destezet’in girişimiyle Patrick Bouchain ve Philippe Chiambaretta’yı bir araya getiriyor; mimari gelişimi PCA-STREAM üstleniyor. Tasarım, programı üç parçaya ayırarak alandaki varlığını azaltıyor: Salon yukarıda, sağlıklı ağaçları koruyan bir açıklığa yerleşirken; fuaye, mevcut ayak izinde yeniden inşa edilip iki mekana hizmet verecek şekilde genişletiliyor. Soyunma odaları ise yokuş yukarı, Hôtel Ermitage’a giden mevcut yola yerleştirilerek müzisyenlerin ve enstrümanların hareketi kolaylaştırılıyor.

SANCTUM: Litvanya Ormanında Doğa Terapi Kaçamağı

SANCTUM: Litvanya Ormanında Doğa Terapi Kaçamağı

Piyon Haber |

SANCTUM: Ormanın Kalbinde Bir Doğa Terapi Kaçamağı

Litvanya’nın Bezdonys kasabası yakınlarındaki bir orman açıklığında konumlanan SANCTUM, doğa terapi merkezi olarak tasarlanmış. Proje, mimarlığın insan ile doğal çevre arasındaki bağı nasıl güçlendirebileceğini araştırıyor.

Tasarım Felsefesi

Yapı, minimalist bir yaklaşımla doğaya saygı duyuyor. Ahşap ve cam gibi doğal malzemeler kullanılarak iç mekan ile dış mekan arasındaki sınırlar bulanıklaştırılmış. Geniş cam yüzeyler, ormanın her mevsimdeki değişimini içeriye taşıyor.

SANCTUM: Ormanın Kalbinde Bir Doğa Terapi Kaçamağı

Tiny House Smidge: 30 Metrede Murphy Yatak ve Yakma Tuvalet

Tiny House Smidge: 30 Metrede Murphy Yatak ve Yakma Tuvalet

Piyon Haber |

Tiny House Smidge: 30 Metrede Murphy Yatak ve Yakma Tuvalet

Çoğu 30 metrelik tiny house, büyüklüğünden özür diler gibidir. Alberta merkezli Teacup Tiny Homes’un yeni modeli Smidge ise özür dilemeye niyetli değil. Her duvar, her basamak ve her katlanır yüzey sessizce çift görev üstleniyor. Üç akslı bir treyler üzerinde konumlanan Smidge, 30 metre uzunluğunda ve 368 metrekarelik (yaklaşık 34 m²) yaşam alanını, temiz bir dış cepheyle (yatay ahşap kaplama ve siyah metal çatı) sunuyor. Tiny house dünyasında tanıdık bir siluet olsa da, asıl ilginçlik iç mekanda başlıyor.

Mimarlar İçin Yaz Kampı: Ahşap Birleşimlerle Etkileyici Köprü

Mimarlar İçin Yaz Kampı: Ahşap Birleşimlerle Etkileyici Köprü

Piyon Haber |

Mimarlar İçin Yaz Kampı: Ahşap Birleşimlerle Etkileyici Köprü

Studio in the Woods, meraklı mimarlar için bir yaz kampı gibi. İngiltere’de kırsal bir ormanda düzenlenen bu yıllık atölyede, mimarlar ve yapımcılar bir araya gelerek ahşaptan işlevsel şeyler inşa ediyor. Bu yılki etkinlikte katılımcılar, eşarp eklemleri (scarf joints) kullanarak uzun, bükülebilir ahşap parçalar oluşturmuş. Bu parçalarla da bir köprü yapmışlar. Sonuç, mercek kirişin (lenticular truss) güzel ve görünüşte hafif bir yorumu.

Mimarlar İçin Yaz Kampından El Yapımı Etkileyici Bir Köprü

Beton Hafıza: Doğu Avrupa’nın 12 Savaş Sonrası Anıtı

Beton Hafıza: Doğu Avrupa’nın 12 Savaş Sonrası Anıtı

Piyon Haber |

Beton Hafıza: Doğu Avrupa’nın 12 Savaş Sonrası Anıtı

Bir anıt, devletin sipariş ettiği en muhafazakâr yapıdır. Hafızayı sabitlemesi, tarihi okunur kılması ve ortak bir anlatıya kamusal biçim vermesi beklenir. Ancak 20. yüzyıl Doğu Avrupa’sı, Baltık’tan Balkanlar’a uzanan bir coğrafyada bu beklentilere meydan okuyan bir yapıtlar bütünü üretti. Spomenikler olarak bilinen bu mimari denemeler, bölgede ortaya çıkan çok daha geniş bir anıt mimarisi peyzajının en bilinen örnekleridir.

Mekânın Dili

İşgal, iç savaş ya da devrimden çıkan bu toplumlar, tarihlerinin karmaşıklığını kucaklayacak tek bir sembolik dile sahip değildi. Yeni kahramanlar ya da yeni ikonlar aramak yerine, birçok mimar ve sanatçı, anmanın inşa edilebileceği bir araç olarak mekânın kendisine yöneldi. Bu anıtlar, heykel ve mimari arasında alışılmadık bir konumda duruyor.

Diğer Etiketler