#Mobilya-Tasarimi Etiketi

Bu etikete sahip 69 yazı bulundu

Dexter Hotel: Michigan’da Yerel Tasarımın Zaferi

Dexter Hotel: Michigan’da Yerel Tasarımın Zaferi

Piyon Haber |

Dexter Hotel: Michigan’da Yerel Tasarımın Zaferi

Detroit merkezli saat ve yaşam tarzı markası Shinola’nın eski kreatif direktörü Daniel Caudill, uzun yıllardır Michigan’da üretim fikrini savunuyor. Şimdi bu yaklaşımı, Michigan’ın kuzeyindeki Elk Rapids’de açtığı 29 odalı Dexter Hotel ile bir üst seviyeye taşıyor. Kinship Hospitality ve Shore North Development iş birliğiyle hayata geçen otel, Detroit’in üç buçuk saat kuzeyinde, Grand Traverse Körfezi kıyısında konumlanıyor. Otelin mobilyalarından aydınlatmasına kadar birçok unsuru, bölgedeki yerel üreticilerle iş birliği içinde tasarlandı.

Abuse Studio 1000L: Mobilyada Sıra Dışı Birleşim Detayları

Abuse Studio 1000L: Mobilyada Sıra Dışı Birleşim Detayları

Piyon Haber |

Abuse Studio 1000L: Mobilyada Sıra Dışı Birleşim Detayları

Mobilya tasarımında birleşim yerleri genellikle gizlenir. Ancak İtalyan tasarım stüdyosu Abuse Studio, 1000L modüler depolama sistemiyle bu alışkanlığı tersine çeviriyor. Birleşim detaylarını görsel bir öğeye dönüştürerek endüstriyel tasarımda cesur bir yaklaşım sergiliyor.

Birleşimde Sıra Dışı Çözüm

1000L’nin birleşim detayı ilk bakışta kafa karıştırıcı olabilir. Metal destekler özel olarak işlenmemiş; bunun yerine, dikey parçalara 45 derece açıyla açılmış çift kanala oturan lama demirleri kullanılmış. Lake boyanmamış ham hallerine baktığınızda sistemin mantığı daha net anlaşılıyor. Bu, biraz tuhaf görünse de düşük teknoloji ve maliyet etkin bir çözüm.

Wrensilva Studio Pikap Konsolu: Beyaz Meşe Dokunuşu

Wrensilva Studio Pikap Konsolu: Beyaz Meşe Dokunuşu

Piyon Haber |

Wrensilva Studio Pikap Konsolu: Beyaz Meşe Dokunuşu

Müzik tutkunları için vinyl, sıcak ve dinamik sesin simgesidir. Peki ya bir de tasarıma ve işçiliğe önem veriyorsanız? O zaman plak çalarınızın da sesi kadar güzel olması gerekir. San Diego merkezli Wrensilva, 2016’dan beri tam da bu kesişimde çalışıyor: ses sistemlerini bir mobilya parçası gibi ele alıyor. Şimdi ise en çok talep edilen kaplamalardan biri olan beyaz meşeyi, en kompakt modeli Studio’ya uyguladı.

Tekerlekli Kaplumbağa Taburesi: Çin’den Çok Yönlü Bir Tasarım

Tekerlekli Kaplumbağa Taburesi: Çin’den Çok Yönlü Bir Tasarım

Piyon Haber |

Bir Atık Parçası Nasıl İşlevsel Bir Tasarıma Dönüştü?

Çin pazarı her zaman Batı’dan farklı tasarım anlayışlarıyla dikkat çeker. Son örneklerden biri, Core77’de görücüye çıkan “kaplumbağa taburesi”. İlk bakışta sıradan görünen bu mobilya, aslında endüstriyel atıkların yeniden hayat bulduğu akıllı bir ürün.

Tekerlekli Kaplumbağa Taburesi: Çin’den Sıra Dışı Bir Tasarım

Kalıplanmış bir oturma yüzeyi, alüminyum ekstrüzyonlardan (profil çekme yöntemiyle üretilen parçalar) yapılan alçak bir kasayla birleşiyor. Kasanın içinde iki depolama kutusu gizli. Ürüne adını veren kaplumbağa silueti, aslında fonksiyonel formun doğal bir sonucu.

Sırtındaki Cesur Metal Detayla Ödül Toplayan Koltuk: Jacob

Sırtındaki Cesur Metal Detayla Ödül Toplayan Koltuk: Jacob

Piyon Haber |

Jacob Koltuğu: Tek Bir Metal Detayın Gücü

Bir koltuk, yalnızca oturma aracı değil; aynı zamanda bir duruştur. Jacob, Endonezya merkezli Blackwood için Pepê Lima’nın tasarladığı ve 2025 Avrupa Ürün Tasarım Ödülü’nde üç ödül birden kazanan bir duruş. “Home Furniture” kategorisinde Top Design Winner ve “Best Furniture Design of 2025” unvanlarını alan koltuk, yumuşak döşemesiyle sert ahşap iskeletin dansını, sırtındaki cesur metal detayla tamamlıyor.

Yumuşaklık ve Yapı: Bir Kontrast Hikayesi

Jacob’u ilk gördüğünüzde fark ediyorsunuz: Odaya sessizce süzülmüyor, adeta geliyor. Tasarım, temel bir gerilim üzerine kurulu: yumuşaklık ve yapı. Döşeme yuvarlak hatlı ve cömert; oturmaya karar vermeden önce bile sizi içine çeken bir koltuk. Altındaki masif ahşap iskelet, vücudun kendi kıvrımlarını yansıtan kavislerle hassas biçimde işlenmiş. Her yarıçap özenle hesaplanmış, her malzeme geçişi bilinçli. Sıradan bir silüet değil bu; her açıdan bakıldığında yeni bir ayrıntı keşfediyorsunuz.

Katlanır Sandalyenin Sırtlığında Gizli Mekanizma: Backflip

Katlanır Sandalyenin Sırtlığında Gizli Mekanizma: Backflip

Piyon Haber |

Katlanır Sandalyenin Sırtlığında Gizli Mekanizma: Backflip

Katlanır sandalye denince akla gelen ilk şey genellikle “fedakârlık"tır: konfordan ödün verir, estetikten uzaktır, taşınabilirlik uğruna görsel bütünlüğünü kaybeder. Bu klişeyi yıkmak hiç kolay değil. Ama İzlandalı tasarımcı Gudmundur Ludvik, HAY için tasarladığı Backflip ile tam da bunu yapıyor. Katlanır sandalyenin neden bir uzlaşma olması gerektiğini sorguluyor ve cevabı mekanizmanın tamamını sırtlığın içine gizleyerek veriyor.

Ludvik’in mesleki geçmişi, bu cesur yaklaşımın arkasındaki düşünceyi anlamak için önemli ipuçları sunuyor. Danimarka’nın Vejle şehrinde yaşayan tasarımcı, önce marangoz ve mobilya ustası olarak eğitim aldı. Ardından İzlanda Sanat Akademisi’nde heykel eğitimi gören Ludvik, Danimarka Tasarım Okulu’nda mobilya tasarımı üzerine çalıştı ve 2002’de mezun oldu. Zanaat, sanat ve tasarımın iç içe geçtiği bu eğitim süreci, Backflip’in sadece işlevsel bir nesne değil, aynı zamanda sanatsal bir ifade biçimi olarak görülmesini sağlıyor.

Takuto Ohta Atık Sedir Kütüklerini Mobilyaya Dönüştürdü

Takuto Ohta Atık Sedir Kütüklerini Mobilyaya Dönüştürdü

Piyon Haber |

Takuto Ohta Atık Sedir Kütüklerini Mobilyaya Dönüştürdü

Japon tasarımcı Takuto Ohta, geçici bir sergi için kullanılan yaklaşık 200 Yoshino sediri kütüğünü, “Log X” adını verdiği deneysel bir mobilya sistemine dönüştürdü. Nara Eyaleti’nden tedarik edilen ahşap, kuruma sırasında çatlamayı önlemek için bilinçli bir yarık (kerf) ile kesilmişti. Sergi dağıldığında bu malzemenin bir sonraki amacı belirsizdi. Ohta, tüm partiyi -düzensizlikleriyle birlikte- satın aldı ve Tokyo, Kameari’deki SKWAT stüdyosuna taşıdı. Malzeme, iki aylık bir tasarım deneyinin temeli oldu. Yoshino sediri, Japonya’nın geleneksel yapılarında sıkça kullanılan değerli bir ahşap; ancak sergi yapısı olarak kullanıldıktan sonra “atık” kategorisine düşmesi, malzemenin ömrünü sorgulamamıza neden oluyor. Ohta, bu dönüşümle ahşabın hikâyesine yeni bir katman ekliyor.

Emeco Donanma Koltuğu: 75 Yıllık Tasarım Direnişi

Emeco Donanma Koltuğu: 75 Yıllık Tasarım Direnişi

Piyon Haber |

Emeco Donanma Koltuğu: 75 Yıllık Tasarım Direnişi

Bazı eşyalar vardır, üzerine oturduğunuzda geçmişin ağırlığını hissedersiniz. Emeco Donanma Subay Koltuğu, fırçalanmış alüminyum iskeletinde 75 yıllık bir hikâye taşıyor. Ama Jasper Morrison’ın ‘Süper Normal’ felsefesiyle buluşunca, o geçmiş nostaljiye değil, geleceğe bakan bir tasarım argümanına dönüşüyor.

1948’den Bugüne: Bir İkonun Doğuşu

Orijinal Donanma Subay Koltuğu, 1948’de ortaya çıktı. O dönemde ABD Donanması subayları savaş gemilerinden karadaki tesislere taşınıyordu. Standart olarak kullanılan 1006 Donanma Koltuğu artık yeni yaşam ortamına ayak uyduramıyordu; subaylar daha fazla konfor ve rahatlık istiyordu. Pennsylvania merkezli Emeco, bu ikonik askeri koltuğu bir adım ileri taşıyarak onu biraz daha büyük, biraz daha yumuşak bir forma kavuşturdu. Tasarım o kadar tuttu ki onlarca yıl kullanılmaya devam etti ve bugün hâlâ üretiliyor.

Çelik Küreler Modüler Tasarımla Buluşuyor: Wishes Collection

Çelik Küreler Modüler Tasarımla Buluşuyor: Wishes Collection

Piyon Haber |

Çelik Küreler Modüler Tasarımla Buluşuyor: Wishes Collection

Mimari bir detayın, bir korkuluk borusunun ucunda göze çarpmayan o küçük küreler… Reza Raeisifar ve Saber Abar, bu sıradan bileşeni bir araya getirerek Wishes Collection’ı oluşturmuş. Modüler sistemlerin mantığını tasarımın merkezine koyan koleksiyon; sandalye, bank, sallanan sandalye, zemin lambası ve evcil hayvan evinden oluşuyor. Tek bir malzeme ve tek bir form, bu kadar farklı işleve nasıl hizmet edebilir? İşte bu yazıda, bu sorunun cevabını arıyoruz.

Kırmızı Zanaat: Dört Japon Tekniği Modern Objelere Hayat Veriyor

Kırmızı Zanaat: Dört Japon Tekniği Modern Objelere Hayat Veriyor

Piyon Haber |

Kırmızı Zanaat: Dört Japon Tekniği Modern Objelere Hayat Veriyor

Kırmızı, Japonya’da yalnızca bir renk değil; enerjinin, kutlamanın ve yaşam gücünün sembolü. Kyoto merkezli tasarımcı Kenta Yoshizawa, bu güçlü rengi ‘Red Craft’ (Akai Kogei) koleksiyonunun omurgası yapıyor. Bambu işçiliği, kumihimo örgüsü, washi kağıdı ve urushi lake—dört köklü teknik, koleksiyonda mobilya, aydınlatma ve saklama objelerine dönüşerek çağdaş yaşam alanlarına taşınıyor. Bu yaklaşım, geleneksel malzemelerin yalnızca dekoratif değil; yapısal ve işlevsel olarak da yeniden yorumlanabileceğini gösteriyor.

Echo Chair: 3D Baskıda Zarafeti Yeniden Tanımlıyor

Echo Chair: 3D Baskıda Zarafeti Yeniden Tanımlıyor

Piyon Haber |

Echo Chair: 3D Baskıda Zarafeti Yeniden Tanımlıyor

Bir tasarım, atık plastikten doğabilir ve yine de zarafetin zirvesine ulaşabilir mi? Zaha Hadid Architects (ZHA) ve İspanyol tasarım markası Nagami, geri dönüştürülmüş plastik atıklardan üretilen Echo Chair ile endüstriyel tasarımda bu sorunun cevabını veriyor. Parametrik tasarım ve büyük ölçekli eklemeli imalat teknolojilerini birleştiren bu çalışma, sürdürülebilirliğin yalnızca malzeme seçiminden ibaret olmadığını; doğru tasarım diliyle birleştiğinde gerçek bir estetik deneyime dönüşebileceğini kanıtlıyor.

Parametrik Tasarım: Form ve Fonksiyonun Dansı

Echo Chair’in en önemli özelliği, iki parçanın birbirinden bağımsız gibi görünmesine rağmen aslında tek parça olarak üretilmesi. Arka kısım zemine doğru uzanırken, oturma yüzeyi yanlardan yukarı kıvrılıyor. Bu akışkan form, ZHA’nın parametrik tasarım yaklaşımının doğal bir sonucu. Aynı yapısal kenardan büyüyen yüzeyler, hem oturma hem de sırt desteği işlevini üstlenirken, sandalyenin genel görsel karakterini de belirliyor. ZHA Laboratuvarı’nda yürütülen iteratif araştırmalar sonucu şekillenen bu tasarım, büyük ölçekli 3D baskı konusundaki uzmanlığıyla bilinen Nagami tarafından üretilmiş.

Kendiliğinden Açılan Nitinol Koltuk: Flat-Pack Devrimi

Kendiliğinden Açılan Nitinol Koltuk: Flat-Pack Devrimi

Piyon Haber |

Kendiliğinden Açılan Nitinol Koltuk: Flat-Pack Devrimi

Mobilya tarihinin en sinir bozucu anı: kutu gibi düz paketten çıkan parçalarla cebelleşirken o kayıp vida… Ama Seul’deki tasarımcı Jisu Yoon bu sorunu kökten çözmüş. Nitinol tellerle ördüğü 7 kiloluk koltuk, tek bir hareketle silindirik bir kolondan şık bir lounge koltuğa dönüşüyor; üstelik eski haline geri de sokulabiliyor. Flat-pack mantığını baştan yazan bu tasarım, “tek yönlü” mobilya anlayışını bırakıp dönüştürülebilirlik kavramını merkeze alıyor.

Flat-Pack’in Sınırları

Modern mobilya üretiminin temel taşlarından biri olan flat-pack mantığı, 1859’daki Thonet No. 14 sandalyesinden bugünün modüler sistemlerine kadar uzun bir geçmişe sahip. Ancak mevcut sistemlerin neredeyse tamamı tek yönlü: Taşımayı kolaylaştırıyorlar, montajı basitleştiriyorlar, ama bir kez kurulduktan sonra kompakt forma dönüş imkânını ortadan kaldırıyorlar. Yoon, tam da bu noktadan yola çıkarak daha büyük, döşemeli bir nesnenin sürekli dönüştürülebilir bir yapıya kavuşup kavuşamayacağını sorguluyor.

Dooal Sandalye: Bir Kürenin Ağırlığıyla Şekillenen Tasarım

Dooal Sandalye: Bir Kürenin Ağırlığıyla Şekillenen Tasarım

Piyon Haber |

Dooal Sandalye: Bir Kürenin Ağırlığıyla Şekillenen Tasarım

Çoğu mobilya tasarımı “İnsanlar nasıl oturur?” sorusuyla başlar. Aleks Forystek Studio ise tamamen farklı bir soruyla yola çıkmış: “Ağır bir küre yapısal bir halkaya baskı yaparsa ne olur?” Cevap, ortaya bir sandalye çıkıyor. Ama sıradan bir sandalye değil. Dooal, bu yıl gördüğüm en kavramsal olarak doyurucu mobilya olabilir.

Tek Bir Fikrin Anatomisi

Dooal’ın başlangıç noktası neredeyse fazla basit: Bir küre bir halkayla buluşuyor. Halka, ağırlığın altında esneyerek sıkışıyor ve kıvrılarak aynı anda sırtlık, oturma yüzeyi, ayak dayanağı ve sallanan bir taban haline geliyor. Tek bir jest, tek bir neden-sonuç dizisi ve karşınızda tamamen çözümlenmiş bir obje. Bu ekonomideki cesaret hayranlıktan başka bir şey uyandırmıyor.

Lauren Rottet: İlhamlar ve Projelerle Bir Tasarım Yolculuğu

Lauren Rottet: İlhamlar ve Projelerle Bir Tasarım Yolculuğu

Piyon Haber |

Lauren Rottet: İlhamlar ve Projelerle Bir Tasarım Yolculuğu

Bir çocuğun ağaç evlerde kurduğu hayal, bugün 90 milyon metrekareyi aşan bir tasarım mirasına dönüştü. Lauren Rottet, ‘iç mekan sıkıcıdır’ algısını yıkan ender isimlerden. Houston’a taşındığında gökdelenlerin siluetine hayran kaldı ama içlerinin sıradanlığı onu hep rahatsız etti. Yıllar sonra SOM’da aynı binaların içlerini tasarlamak, hayatın ona sunduğu cilvelerden biriydi.

2008’de Rottet Studio’yu kuran Rottet; oteller, özel konutlar ve gemiler dahil devasa bir portföye imza attı. Tasarım anlayışı çağdaş ama lüks; mekanları sadece yapı değil, deneyim olarak kurguluyor. 2017’de kurduğu Rottet Collection ise James Turrell ve Robert Irwin’in sanatından izler taşıyan heykelsi mobilyalar sunuyor.

Lüks Mobilya mı, Endüstriyel Tasarım Öğrenci Projesi mi?

Lüks Mobilya mı, Endüstriyel Tasarım Öğrenci Projesi mi?

Piyon Haber |

Lüks Mobilya mı, Endüstriyel Tasarım Öğrenci Projesi mi?

Bu koltuk lüks bir showroom’da mı, yoksa bir öğrenci sergisinde mi duruyor? Fagiolo, tam da bu ikilemi sorgulatıyor.

Mobilya tasarımında bazen yüksek kaliteli minimalist lüks tasarımlarla endüstriyel tasarım öğrenci projeleri arasında estetik ve kavramsal bir örtüşme olur. İşte bu Fagiolo lounge koltuğu da tam olarak böyle bir noktada duruyor. Teknik olarak bir öğrenci projesi değil, İtalyan lüks mobilya markası Mavimatt tarafından üretilmiş bir parça. Ancak açıklaması bile bir ID öğrenci projesinin tanıtım metnini andırıyor.

Rummy İskambil Oyunundan İlham Alan Heykelsi Mobilyalar

Rummy İskambil Oyunundan İlham Alan Heykelsi Mobilyalar

Piyon Haber |

Rummy İskambil Oyunundan İlham Alan Heykelsi Mobilyalar

Bir iskambil oyunu, mobilyaların ruhu olur mu? Hint tasarım stüdyosu Atelier Arunika, ilk koleksiyonu Ramino Serisi ile bunu kanıtlıyor. Postmodern formlar, sinematik kompozisyonlar ve sınırlı üretim parçalardan oluşan koleksiyon, Rummy’nin şans, karakter ve oyun dinamiklerini referans alıyor. Tasarımın sadece işlevsel değil, aynı zamanda anlatısal bir araç olabileceğini gösteren bu yaklaşım, mobilyayı birer karakter haline getiriyor.

Oyun ve Tasarım Arakesiti: Neden Rummy?

Rummy, yüzyıllardır oynanan ve farklı kültürlerde çeşitli varyasyonları bulunan bir kart oyunudur. Oyunun temelinde şans, strateji ve sosyal etkileşim yatar. Atelier Arunika tam da bu noktadan yola çıkarak, mobilyaların bir mekanda bir araya gelmesini bir oyun eli gibi kurgulamış. Her parçanın kendine özgü bir kişiliği var; birlikte bir kompozisyon oluşturuyorlar, tıpkı bir Rummy oyununda farklı kartların birleşerek anlam kazanması gibi.

Tutkal ve Vida Yok: Japon Tasarımcının Devrimsel Mobilyası

Tutkal ve Vida Yok: Japon Tasarımcının Devrimsel Mobilyası

Piyon Haber |

Tutkal ve Vida Yok: Japon Tasarımcının Devrimsel Mobilyası

Çoğu mobilya, görünmeyen bağlantılarla ayakta durur: zıvana ve geçme birleştirmeler, çelik braketler, bir gece sıkıştırılmak üzere bolca sürülen ahşap tutkalı. Geleneksel ahşap işçiliği gerçekten etkileyici ve mobilya tarihçileri bunu insanlık tarihinin en eski mühendislik başarılarından biri olarak görür. Peki ya tüm bunlara ihtiyaç olmasaydı? Japon tasarımcı Tact Inoue tam da bu soruyu sordu. Yanıtı: Mocky. Geleneksel birleştirme yöntemlerini tamamen devre dışı bırakan ve bunların yerine ısı, basınç ve çoğu insanın her gün yanından geçip gittiği bir malzemenin doğal davranışını koyan bir mobilya serisi.

Piksel ve Ayna: Ghost Koleksiyonu Tasarımın Sınırlarını Zorluyor

Piksel ve Ayna: Ghost Koleksiyonu Tasarımın Sınırlarını Zorluyor

Piyon Haber |

Piksel ve Ayna: Ghost Koleksiyonu Tasarımın Sınırlarını Zorluyor

Hiç eski bir video oyunu ekran görüntüsüyle 4K render yan yana koyup ikisinden de garip bir şekilde etkilendiniz mi? Alberto Essesi’nin Ghost Koleksiyonu işte bu hissin mobilya versiyonu. Dijital ve analog, ham ve rafine arasındaki o ince çizgide dans eden bir koleksiyon.

Malzemenin Sessiz Gücü

Essesi, robotik, araç ve koleksiyon objeleri portföyüne sahip bir tasarımcı. Ghost Koleksiyonu’nu tek bir şiirsel fikir etrafında inşa etmiş: yüksek çözünürlük ve düşük çözünürlük arasındaki kontrast. Parçalar, ayna cilalı alüminyumu, pikselli formlarda işlenmiş masif ceviz ahşabıyla buluşturuyor. Bu bir hile değil, nostalji değil; iki farklı görsel dilin aynı fiziksel objede nasıl bir arada var olabileceğine dair samimi bir malzeme konuşması.

Armando Cabral USM’i Yeniden Yorumluyor: Kültürlerin Buluşması

Armando Cabral USM’i Yeniden Yorumluyor: Kültürlerin Buluşması

Piyon Haber |

Armando Cabral USM’i Yeniden Yorumluyor: Kültürlerin Buluşması

Eski model ve girişimci Armando Cabral, İsviçreli mobilya devi USM’in ikonik Haller Sistemi’ni Gana’nın Adinkra sembolleri ve Portekiz’in Alentejo bölgesinin yüzyıllık dokuma gelenekleriyle harmanlıyor. NKYINKYIM A CASA koleksiyonu, bir şezlong, aşk koltuğu, kitaplık, sehpa ve vale dolabından oluşuyor. Cabral’ın kendi deyimiyle bu koleksiyon, “kişisel ve ortak kültürel ifadenin bir aracı olarak mobilyanın potansiyelini” gösteriyor.

Bir Kültür Mozaiği

Gine-Bissau doğumlu, Portekiz’de büyümüş, Londra’da eğitim görmüş ve şu anda New York’ta yaşayan Cabral’ın referans noktaları hem çeşitli hem de içsel olarak bağlantılı. Koleksiyonun adındaki “NKYINKYIM”, Akan halkının geliştirdiği Adinkra sembollerinden biridir ve birey ile toplumun ilerleme yolundaki iç içe geçmiş yollarını temsil eder. “A Casa” ise Portekizce’de “evde” anlamına geliyor.

Filin Sessiz Gücü: Loxo Sandalyesi Heykel ve Mobilyayı Buluşturuyor

Filin Sessiz Gücü: Loxo Sandalyesi Heykel ve Mobilyayı Buluşturuyor

Piyon Haber |

Filin Sessiz Gücü: Loxo Sandalyesi Heykel ve Mobilyayı Buluşturuyor

Bir sandalye yalnızca oturma eylemini mi karşılamalı, yoksa bir duyguyu da taşıyabilir mi? Heechan Kim’in Loxo Sandalyesi, işte bu soruya cevap arıyor. Filin sakin ve güven veren karakterini soyut bir dille yorumlayan bu çalışma, hem heykel hem mobilya olarak varlık gösteriyor. İnce ceviz iskeleti ve abartılı döşemeli silindirik yastığıyla Loxo, ICFF’deki WANTED Schools Showcase’de “En İyi Öğrenci Projesi” ödülünü kazandı.

Filin Duygusal Yansıması

Kim, Savannah College of Art and Design’da (SCAD) Mobilya Tasarımı yüksek lisansı yaparken geliştirdiği bu projede, filin sakin ve güven veren karakterini gündelik bir objeye dönüştürmeyi hedeflemiş. Adını Afrika fili cinsi Loxodonta’dan alan sandalye, filin formunu birebir taklit etmek yerine, onun yumuşaklık ve ağırlık gibi niteliklerini soyut bir dille aktarıyor. Asılı duran döşemeli yastık, hem görsel hem de dokunsal bir ağırlık hissi verirken, ceviz iskelet temiz çizgileri ve özenle hesaplanmış eğrileriyle bu yumuşaklığa kontrast oluşturuyor.

Diğer Etiketler