#Modern-Sanat Etiketi

Bu etikete sahip 5 yazı bulundu

Adrienna Matzeg: Gecenin Gizemi, Lif Sanatının Büyüsüyle Yeniden Doğuyor

Adrienna Matzeg: Gecenin Gizemi, Lif Sanatının Büyüsüyle Yeniden Doğuyor

Piyon Haber |

Adrienna Matzeg: Gecenin Gizemi, Lif Sanatının Büyüsüyle Yeniden Doğuyor

Adrienna Matzeg’in iğnesinden çıkan işler, uzun zaman parlak yaz öğleden sonralarını ve açık hava kafelerinde geçirilen keyifli anları anımsatan renkli sahnelerle akıllara kazınmıştı. Sanatçının eserleri sıcaklık ve neşeyi bir araya getiren bir estetiğe sahipti. Ancak Matzeg’in son serisi ‘After Hours’ (Mesai Sonrası), bu bilindik çizgiden keskin bir dönüşle ayrılıyor; izleyiciyi çok daha içsel, hatta melankolik bir yolculuğa çıkarıyor. Siyah keten üzerine punch needle (nakış iğnesiyle kabartma tekniği) ile işlenen bu etkileyici koleksiyon, Matzeg’in hafızasından süzülen gece anlarını, adeta bir rüyanın parçaları gibi önümüze seriyor.

Mujassam Watan: Şehirler Kimliğini Sanatla Yeniden Yaratıyor

Mujassam Watan: Şehirler Kimliğini Sanatla Yeniden Yaratıyor

Piyon Haber |

Sanat Mekanı Yeniden Kodluyor: Mujassam Watan Perspektifi

Bir şehir sadece beton ve cam yığınından mı ibarettir, yoksa yaşayan bir belleğe, hissedilen bir ruha mı sahiptir? Biz Sen Piyon ekibi olarak, gerçek estetiğin bir mekanın anlam çağrıştırma ve insanlarda duygu uyandırma yeteneğinde saklı olduğuna inanırız. Suudi Arabistan’ın dinamik şehri Khobar’da hayata geçirilen Mujassam Watan inisiyatifi de tam bu noktada devreye giriyor. Salt bir sanat projesinden öteye geçerek, insanlarla mekan arasındaki ilişkiyi, maddi bellekle hayal edilen kimliği yeniden tanımlayan bilinçli bir tasarım hareketi bu.

V&A East: Londra’nın Mimari Vizyonunu Yükselten Yeni Bir Mücevher

V&A East: Londra’nın Mimari Vizyonunu Yükselten Yeni Bir Mücevher

Piyon Haber |

V&A East: Londra’nın Mimari Vizyonunu Yükselten Yeni Bir Mücevher

Londra’nın mimari silüeti, bu ayın sonlarında kapılarını aralayacak olan V&A East Müzesi ile adeta taze bir nefes alıyor. İrlandalı mimarlık stüdyosu O’Donnell + Tuomey’nin elinden çıkan bu “mücevher misali” yapı, 18 Nisan’daki resmi açılışı öncesinde göz kamaştıran dış cephesini sergiledi bile. Olimpik Park’ın kalbinde, Allies and Morrison imzalı London College of Fashion’ın yanı başında ve Populous’un tasarladığı Olimpik Stadyum’un tam karşısında yükselen müze, bölgenin en yeni ve çarpıcı kültürel simgesi olmaya aday.

David Hockney: Operayı Yeniden Yazan Sahne Tasarımları

David Hockney: Operayı Yeniden Yazan Sahne Tasarımları

Piyon Haber |

David Hockney: Operayı Yeniden Yazan Sahne Tasarımları

Bir dehanın dehası, sadece tuvale değil, sahneye de sığmaz mı? Sanat dünyasının yaşayan efsanelerinden David Hockney, bu sorunun cevabını opera sahnelerini birer görsel şölen haline getirerek veriyor. Hockney’nin sürükleyici sahne tasarımlarının kalbinde, her biri adeta canlı birer tablo olan capcanlı renkler, cesur perspektifler (forced perspective) ve üç boyutlu mekanlarla dolu fantastik dünyalar yatıyor. 1970’lerden bu yana, Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki pek çok büyük opera binasında sahne ve kostüm tasarımlarına imza atan Hockney, sahneyi basit bir dekordan çok daha fazlası haline getirdi. Onun vizyonu, yalnızca bir eskiz bırakıp gerisini prodüksiyon ekibine bırakmaktan ibaret değildi. Aksine, izleyiciyi tamamen içine çeken eksiksiz görsel ortamlar; detaylı boyalı fonlar, boyutlu sahne elemanları ve kapsamlı kostüm şemalarıyla her prodüksiyon, başlı başına bir sanat eseriydi. Bu tasarımlar, Hockney’nin resimlerinde de gördüğümüz, kendi gözleriyle deneyimlediği renk ve perspektif ruhunu taşıyor. Ancak bu sefer tuval bir sahne, ölçek ise mimari boyutlarda. İzleyici de artık sadece seyirci değil, adeta eserin içine yerleşmiş durumda; oyuncular onun sanatının ta kendisi içinde performans sergiliyor.

Wi-Fi Router’lar Sanat Eserine Dönüşebilir Mi?

Wi-Fi Router’lar Sanat Eserine Dönüşebilir Mi?

Piyon Haber |

Wi-Fi Router’lar Sanat Eserine Dönüşebilir Mi?

Modern evlerimizde artık pek çok cihazı akıllıca gizleyebiliyor, minimalist bir estetikle yaşam alanlarımızı düzenleyebiliyoruz. Termostatlar duvara gömülüyor, hava temizleyiciler kullanılmadığında ortadan kalkıyor, hatta spor ekipmanlarımız yatağımızın altına sığıyor. Peki ya Wi-Fi router’lar? Bu cihazlar, modern ev estetiğinin belki de en büyük düşmanı, en göze batan unsurlarından biri olmaya devam ediyor.

Modern Evlerin Göze Batan Misafiri: Wi-Fi Router’lar

Performansından ödün vermeden yerini değiştiremediğimiz, her zaman açık bir alanda, sinyali etkili bir şekilde yayabilmek için görünürde olmak zorunda olan bu cihazlar, genellikle köşeli hatlara, siyah plastik gövdeye, yanıp sönen ışıklara ve her yöne uzanan antenlere sahip, adeta uzaylı bir böceği andıran tasarımlarıyla dikkat çekiyor. Evinizin renkli, dokulu ve hayat dolu atmosferine tezat oluşturan bu soğuk, sıradan ve açıkçası çirkin görünüm, ne yazık ki çoğu zaman göz ardı ediliyor. Google ve Apple gibi teknoloji devleri, akıllı hoparlörlerinin iç mekanlara mükemmel uyum sağlaması için büyük çaba harcarken, Wi-Fi router’lar hala sunucu odalarına aitmiş gibi bir izlenim veriyor.

Diğer Etiketler