#Peyzaj-Mimarligi Etiketi

Bu etikete sahip 45 yazı bulundu

São Paulo’da Bahçe Köprülü Kule: Perkins&Will’den Kamusal Alan Dersi

São Paulo’da Bahçe Köprülü Kule: Perkins&Will’den Kamusal Alan Dersi

Piyon Haber |

São Paulo’da Bahçe Köprülü Kule: Perkins&Will’den Kamusal Alan Dersi

Perkins&Will’in São Paulo’daki yeni ofis kulesi Jeronimo Faria Lima, kurumsal mimarlığa kamusal alanla kurduğu ilişki üzerinden yeniden bakıyor. Brigadeiro Faria Lima Caddesi ile Jeronimo da Veiga Sokağı’nın kesişiminde yükselen proje; çukur bir meydan, yaya köprüsü ve yükseltilmiş bahçe ile binayı çevredeki sokaklara bağlıyor.

Kamusal Alandan Kuleye Yumuşak Geçiş

Projenin en dikkat çekici hamlesi, zemin katın altındaki çukur meydan. Kafeler, sosyal alanlar ve ortak çalışma mekânlarıyla donatılan bu alan, kamusal etkinliği binanın içine taşıyor. Buradan ana lobiye uzanan yaya köprüsü, sokak ile kule arasında kademeli bir geçiş yaratıyor. Şeffaf kapatıcılar (camekân sistemleri), sürekli yüzeyler ve hizalanmış bakış aksları iç ile dış arasındaki görsel bağı koruyor.

BIG Tiran’da Yüzen Teraslar: Kamusal Alanın Yeni Yüzü

BIG Tiran’da Yüzen Teraslar: Kamusal Alanın Yeni Yüzü

Piyon Haber |

BIG Tiran’da Yüzen Teraslar: Kamusal Alanın Yeni Yüzü

Bjarke Ingels Group (BIG), Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen Fountain Plaza Uluslararası Tasarım Yarışması’nı kazandı. Proje, binayı bir parkın üzerine yükselterek kamusal alanı, topluluk tesislerini ve çevre peyzajını tek bir mimari çerçevede birleştiriyor. Şeffaf cephe, ince kolonlar ve açık zemin düzlemiyle BIG, mimarlığı peyzajın ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor.

Binanın Altında Nefes Alan Bir Kamusal Alan

Projenin özü, bina ile peyzajın tek bir organizma gibi çalışması fikrine dayanıyor. İnce, kamış benzeri kolonlardan oluşan yoğun bir kolon ormanı, yapıyı zemin seviyesinden yukarı kaldırarak altında kamusal etkinliklere alan açıyor. Yaya hareketi binanın ayak izinin altından kesintisiz devam ediyor. Jüri, bu geçirgenliği özellikle takdir ederek projeyi yarışmadaki en cömert park deneyimlerinden biri olarak nitelendirdi.

Basketbol Potasından Ağaç: Toronto’da Oynanabilir Sanat

Basketbol Potasından Ağaç: Toronto’da Oynanabilir Sanat

Piyon Haber |

Basketbol Potasından Ağaç: Toronto’da Oynanabilir Sanat

Toronto’daki Biidaasige Parkı’nın girişinde, parlak kırmızı bir gövde gökyüzüne doğru dallanıyor ve her dalın ucunda bir basketbol potası… Alexandre Arrechea’nın Orange Functional adlı heykeli, tanıdık bir spor ekipmanını alıp dev bir meyve ağacına dönüştürüyor. Yirmiden fazla pota, kıvrımlı çelik dalların ucunda sallanıyor; bazıları kolay bir atış için alçakta, bazıları ise başınızın üzerinde asılı. Elinde basketbol topuyla gelen herkes bu ağacı oynayabiliyor. Heykel şu anda Old Firehall 30’un plazasında, Lassonde Art Trail kapsamında sergileniyor.

Zemin Çatıya Dönüşüyor: Roosevelt Adası’nın Yeşil Kültür Plazası

Zemin Çatıya Dönüşüyor: Roosevelt Adası’nın Yeşil Kültür Plazası

Piyon Haber |

Zemin Çatıya Dönüşüyor: Roosevelt Adası’nın Yeşil Kültür Plazası

New York’un Manhattan ile Queens arasında, Doğu Nehri’ne süzülen Roosevelt Adası, çoğu zaman keşfedilmeyi bekleyen bir ara parça gibidir. Mimar Zehua Zhang, adanın güney ucuna önerdiği Roosevelt Adası Kültürel Plaza ile bu algıyı ters yüz ediyor. Proje; anıtsal bir kültür yapısı inşa etmek yerine, çatısı yürünebilen, topoğrafyayla bütünleşen bir peyzaj öneriyor. Böylece çatı, cephe ve zemin arasındaki ayrım ortadan kalkıyor; kentlinin adımlarıyla şekillenen yeni bir kamusal alan doğuyor.

Kay Kay de Monkul Ahşap Seyir Yolu: Doğayla Uyumlu Bir Geçiş

Kay Kay de Monkul Ahşap Seyir Yolu: Doğayla Uyumlu Bir Geçiş

Piyon Haber |

Kay Kay de Monkul Ahşap Seyir Yolu: Doğayla Uyumlu Bir Geçiş

Şili’nin güneyinde, Pasifik’in dalgalarının sesiyle yıkanan Monkul Sulak Alanı, endemik türler için bir sığınak. Ama bu doğal hazinenin altına beton dökmek, onu korumak değil, yok etmek demek. İşte bu yüzden mimarlar Gonzalo Verdugo ve Carlos Seguel, “müdahale etmeme” ilkesiyle yükseltilmiş ahşap bir seyir yolu tasarlamış: Kay Kay de Monkul. Zeminle teması kesen bu ince çizgi, hem doğayı hem de insanı aynı anda düşünen ender projelerden biri.

Quest: Çocukları Ekrandan Doğaya Çeken Yapay Zeka Rehberi

Quest: Çocukları Ekrandan Doğaya Çeken Yapay Zeka Rehberi

Piyon Haber |

Quest: Çocukları Ekrandan Doğaya Çeken Yapay Zeka Rehberi

Çocuklara yönelik çoğu teknoloji, onları ekrana bakmaya yönlendirir. Quest ise başlarını kaldırıp çevrelerine bakmalarını sağlıyor. Yapay zekâ kullanarak çocukların ekran süresini azaltma fikri ilk anda çelişkili görünebilir. Ancak bu çelişki, Quest’i ilginç kılan şeyin ta kendisi. Fiziksel dünyayla dikkat yarışına girmek yerine, bu yapay zekâ destekli doğa arkadaşı, dikkati yapraklara, böceklere, kuşlara, taşlara ve çoğu zaman gözden kaçan detaylara yönlendiriyor.

6-11 yaş arası çocuklar için tasarlanan Quest, açık hava keşiflerini devam eden bir öğrenme macerasına dönüştürüyor. Geleneksel bir eğitim cihazı değil, yalnızca nesneleri tanımlayan bir kamera da değil. Amacı daha iddialı: teknolojiyi, merak ile doğal dünya arasında sessiz bir köprü haline getirmek. Tasarımcı: Viraj Gapchoop.

Şehri Açık Hava Stüdyosuna Çeviren Festival: Concéntrico 12

Şehri Açık Hava Stüdyosuna Çeviren Festival: Concéntrico 12

Piyon Haber |

Geçici Yapılar, Kalıcı Kent: Concéntrico 12

Bir şehir, geçici yapılarla kalıcı izler bırakabilir mi? Logroño’da bu soru, Concéntrico 12 ile yeniden gündeme geliyor. 2015’ten beri İspanya’nın bu orta ölçekli kentini açık hava stüdyosuna çeviren festival, 12. edisyonunda tasarımı sergi salonlarından sokaklara taşıyor. Kimlik, ekoloji ve geçicilik temaları etrafında şekillenen 20’den fazla proje, kentin boşluklarını birer karşılaşma mekânına dönüştürüyor.

Tasarımı vitrine hapsetmek yerine yaşamın içine sokmayı hedefleyen etkinlik; mimarları, tasarımcıları ve araştırmacıları farklı coğrafyalardan bir araya getiriyor. Onların ortak amacı, betonlaşmanın gölgesinde kalan kamusal alanı yeniden düşünmek. Festivalin kurucularının deyimiyle amaç, “mimarlığı kaideden indirmek”. Yani kentlinin beklemediği bir anda, sıradan bir köşede beliren yapıyla kurduğu temastan doğan o küçük sarsıntıyı yaratmak. İnsanlar dolaşırken kendilerini birden bir enstalasyonun içinde buluyor; işte bu karşılaşma, tasarımın gücünü hatırlatan anlar doğuruyor.

Karşılaşmanın Topografyaları: Concordia Meydanı Tasarımı

Karşılaşmanın Topografyaları: Concordia Meydanı Tasarımı

Piyon Haber |

Karşılaşmanın Topografyaları: Concordia Meydanı Tasarımı

Bir meydan, yalnızca bir boşluk mudur? Bogota’nın tarihi La Candelaria semtinde yükselen Concordia Meydanı, bu soruyu cevaplıyor sanki. Sömürge dönemi dokusunun en canlı noktalarından biri olan meydan, öğrencilerin, mahallelilerin ve turistlerin buluşma noktası. Colegio La Candelaria’nın hemen yanında ve Chorro de Quevedo’nun girişinde yer alarak kent belleğinin tam merkezinde. Proje, AR-AR Martínez Arquitectura y Paisaje ve María Paula González Bozzi tarafından tasarlanmış. İşte bu proje, mirası koruyarak modern peyzaj anlayışını nasıl içinde buluşturduğunu sorguluyor.

Sınırı Kaldıran Cam Tasarım: Vancouver’daki Bahçe Evi

Sınırı Kaldıran Cam Tasarım: Vancouver’daki Bahçe Evi

Piyon Haber |

Sınırı Kaldıran Cam Tasarım: Vancouver’daki Bahçe Evi

Mimarlıkta sınırlar her zaman nettir: Duvarlar içeriyi dışarıdan ayırır. Ancak bazen tasarım, bu sınırı öyle bir noktaya taşır ki yapı, çevresinin bir parçası haline gelir. Evoke International Design’ın Vancouver’daki bu ek yapısı, tam da bunu başarıyor. Calgary’den Vancouver’a dönen ev sahipleri, 1912 tarihli Shaughnessy malikanesinin bahçesindeki ikincil konutu yeniden ele almış. Fotoğraflar: Ema Peter.

Zemin Seviyesinde Cam: Sınırın Eriyen Çizgisi

Şöyle düşünün: zeminden tavana uzanan camlar, doğrudan zeminle aynı hizada. Bu, geleneksel bir pencerenin asla yapamayacağı bir şey yapıyor: zemin düzlemi, duvarın ötesine geçip bahçeye doğru devam ediyormuş gibi algılanıyor. Oda, artık bir “kap” olmaktan çıkıyor. Bu etkiyi elde etmek hiç kolay değil; kusursuz bir geçiş illüzyonu, dikkatli bir inşaat süreci gerektiriyor. Evoke, Linden Construction ile birlikte drenajı ve eğimli bluestone terası tasarlayarak yağmur suyunun eşikten uzaklaşmasını sağlamış. Kıdemli tasarımcı Mauricio Marcantonio, alüminyum yerine çelik çerçeve kullanmayı tercih etmiş.

Alexandre Chemetoff: Şehirleri Peyzajla Yeniden Canlandırmak

Alexandre Chemetoff: Şehirleri Peyzajla Yeniden Canlandırmak

Piyon Haber |

Alexandre Chemetoff: Şehirleri Peyzajla Yeniden Canlandırmak

Bir bahçeden çıkıp tüm şehri yeniden düşünen bir tasarımcı düşünün. Fransız mimar ve peyzaj tasarımcısı Alexandre Chemetoff, tam da bunu yapıyor. Onlarca yıllık peyzaj deneyimini kent ölçeğine taşıyarak, eski bölgeleri canlandırırken yeni yaşam alanları da öneriyor. Üstelik bunu, mevcut dokuyu silmeden, onunla diyalog kurarak yapıyor. Bu yöntem, onu hem koruyan hem de yaratan bir konuma getiriyor.

Ölçekler Arasında Bir Yolculuk: Bahçeden Şehre, Şehirden Bahçeye

Chemetoff’un kariyeri, küçük bahçelerden büyük kentsel projelere, oradan da tekrar küçük ölçeklere doğru ilerleyen bir yörüngeye sahip. Bu esneklik, tasarım anlayışının merkezinde yer alıyor. Bureau des paysages stüdyosu, Paris’teki Parc de la Villette’teki Bambu Bahçesi ve Lyon’daki Place de la Bourse gibi projelerle önce peyzaj mimarlığında uluslararası üne kavuştu. Ancak asıl etkileyici olan, Nantes’teki Île de Nantes kentsel dönüşüm projesi ve Nancy’de yeni bir mahalle yaratma gibi kentsel ölçekteki işleri. Bu projeler, onu sınıflandırılması zor bir tasarım sürecine işaret ediyor.

Cali Dağ Etekleri Koridoru: Kent ve Doğa Arasında Bir Köprü

Cali Dağ Etekleri Koridoru: Kent ve Doğa Arasında Bir Köprü

Piyon Haber |

Cali Dağ Etekleri Koridoru: Kent ve Doğa Arasında Bir Köprü

Bir kentin doğayla arasındaki son boşluk, o kentin geleceğini belirleyebilir. Cali’de bu boşluk, yalnızca bir geçiş alanı olmaktan çıkıp ekolojik bir koridora dönüşüyor. Kolombiya’nın Cali kentinde, dağ etekleri ile kent dokusu arasında sıkışmış son boşluk, Edward Conde Serna Arquitectos’un tasarımıyla yeniden tanımlanıyor. Cali Foothills Integral Corridor, yalnızca bir peyzaj projesi değil; kentsel ekolojiyi, biyoçeşitliliği ve iklim direncini bir arada düşünen bir altyapı.

Modern Beton Kabuğunda Vahşi Tarih: Wild’s Collection

Modern Beton Kabuğunda Vahşi Tarih: Wild’s Collection

Piyon Haber |

Betonun Kabuğunda Saklı Vahşi Tarih

Beton, doğanın en zıt malzemesi gibi görünür. Peki ya içinde milyonlarca yıllık fosiller, bitki örnekleri ve doğal formlar barınırsa? İşte Aranya’nın Guangzhou Jiulong Lake’deki yeni projesi “A Perch” (Bir Tünek) içinde yer alan Wild’s Collection tam da bu tezat üzerine kurulu. Saha dökümü betonun ham yüzeyleri modern bir kabuk çizerken, içerideki sergi zamana meydan okuyor.

Aranya’nın Sıra Dışı Park Karmaşası

Jiulong Lake, Aranya’nın ilk yarı açık park ve ticaret kompleksi. Park ile ticaret iç içe geçmiş; geleneksel alışveriş merkezlerinin sıkıcı monotonluğuna adeta bir başkaldırı. Beton kütleler kendi dillerinde konuşuyor, soğukkanlılık peyzajın doğallığıyla dans ediyor. Bu zıtlık, alanı sıradan olmaktan çıkarıyor.

Parçalanmış Kenti Kirpilerle Birleştirmek: Yaşam Kütüphanesi

Parçalanmış Kenti Kirpilerle Birleştirmek: Yaşam Kütüphanesi

Piyon Haber |

Parçalanmış Kenti Kirpilerle Birleştirmek: Yaşam Kütüphanesi

Bir kirpinin karşıdan karşıya geçebilmesi için koca bir kent yeniden tasarlanabilir mi? Fengyi Wu’nun “Yaşam Kütüphanesi” projesi, bu soruyu peyzaj mimarlığıyla yanıtlıyor. Modern kentler, hızla büyüyen yapılaşma yüzünden doğal yaşam alanlarını parçalıyor. Bu parçalanma yalnızca hayvanları değil, insanların doğayla kurduğu ilişkiyi de zedeliyor. Wu’nun çalışması ise ekolojik koridorları kamusal yaşamla buluşturarak bu kırılmayı onarmayı hedefliyor.

Kirpi: Kentin Sessiz Barometresi

Wu, projesinde kirpiyi bir “gösterge tür” olarak ele alıyor. Kirpiler, sağlıklı bir ekosistemin habercisidir; onların varlığı, yaşam alanlarının ne kadar sağlam olduğunu gösterir. Ancak kentleşmeyle birlikte yaşam alanları bölünüyor, yollar ve binalar bu sevimli canlıların hareketini engelliyor. Wu, kirpiyi merkeze alarak yalnızca bu türü değil, aynı ekosistemi paylaşan tüm canlıları korumayı amaçlıyor.

Döngüsel Bahçe: CIEC ile Madrid’de Doğa Ekonomiye Karışıyor

Döngüsel Bahçe: CIEC ile Madrid’de Doğa Ekonomiye Karışıyor

Piyon Haber |

Döngüsel Bahçe: CIEC ile Madrid’de Doğa Ekonomiye Karışıyor

Betonun gölgesinde nefes almak giderek zorlaşıyor; ama Madrid Vicálvaro’daki bu bahçe, döngüsel ekonominin “atık yoktur” felsefesini toprağa kazıyor. CIEC’in çeperinde yükselen “Circulating Garden” (Döngüsel Bahçe), adıyla müsemma: su, bitki ve organik atıkların sürekli hareket halinde olduğu yaşayan bir ekosistem. gaSSz arquitectos imzalı proje, endüstriyel bir kavramı sokak seviyesine indiriyor; üstelik bunu yaparken gözü yormayan bir zarafet de sunuyor.

Döngüsellik Nasıl Somutlaşır?

Döngüsel ekonomi; kaynakların sürekli yeniden kullanıldığı, atıkların minimize edildiği bir üretim ve tüketim modeli. Bahçe ise bu modelin doğal bir karşılığı. Projede geçirimli döşemeler sayesinde yağmur suyu toprağa sızıyor; depolanan su, peyzaj sulamasında yeniden hayat buluyor. Yerel bitki türleri ise hem su tüketimini azaltıyor hem de bölgenin biyoçeşitliliğine katkıda bulunuyor. Kısacası bu bahçe, yalnızca seyirlik bir yeşil alan değil; eğitici ve işlevsel bir laboratuvar.

Obsidiyen Ev: Los Angeles’ta Doğanın Mimari Şaheseri

Obsidiyen Ev: Los Angeles’ta Doğanın Mimari Şaheseri

Piyon Haber |

Obsidiyen Ev: Los Angeles’ta Doğanın Mimari Şaheseri

Los Angeles’ın gözlerden uzak Studio City semtinde, doğanın ve mimarinin iç içe geçtiği bir sığınak duruyor: Obsidiyen Ev. İki katlı, 515 metrekarelik bu konut, iç mekanı çevreleyen peyzajla bütünleşerek sıradan bir evden çok özel bir tatil köyünü andırıyor. SLS Properties’in geliştirdiği, Avi Galili’nin mimarlığını ve Studio Elico’nun peyzaj tasarımını üstlendiği proje, Nils Timm’in fotoğraflarıyla belgelenmiş.

İç Mekanda Doğanın Ta Kendisi

Projenin kalbinde, mutfağın yanında yükselen 7,3 metrelik dev bir bitki kutusu (planter) var. Tasarımın ilk kıvılcımı olan bu öğe, açık planlı yaşam alanını mutfak, yemek ve oturma bölümleri arasında kesintisiz bir akışla birbirine bağlıyor. Büyük cam paneller ve sürgülü kapılar, doğal ışığın ve yeşilliğin içeriye derinlemesine nüfuz etmesine olanak tanıyor. Sanki evin içinde küçük bir orman var; dışarıdaki bahçe, içerideki yaşamın bir parçası oluyor.

Yeşil Kalp Kompleksi: Dağ Kentinde Doğayla Bütünleşen Ticari Tasarım

Yeşil Kalp Kompleksi: Dağ Kentinde Doğayla Bütünleşen Ticari Tasarım

Piyon Haber |

Yeşil Kalp Ticari Kompleksi ve A4X Sanat Merkezi: Dağ Kentinde Doğayla Bütünleşen Tasarım

Chongqing’in LUXERIVERS bölgesinde yükselen Yeşil Kalp Ticari Kompleksi ve A4X Sanat Merkezi, E+UV stüdyosunun imzasını taşıyor. Proje, “sınırsız bir dağ kenti” kavramıyla geleneksel ticari yapı anlayışının dışına çıkıyor. Chongqing’in engebeli dokusu, günlük yaşamın enerjisi, kamusal sanat ve pitoresk manzaralar bir araya geliyor; sonuçta adeta bir parkla bütünleşmiş bir destinasyon ortaya çıkıyor.

Tasarım Felsefesi: Yere Bağlı, Zamana Dirençli

Sosyal medyanın hızlı ritminde bu proje daha sağlam temellere yaslanıyor: yere bağlı, günlük hayata duyarlı ve uzun vadeli evrime odaklı. Ticari yapıları sadece tüketim alanı olmaktan çıkarıp toplulukların buluştuğu, sanatla iç içe olduğu yaşam alanlarına dönüştürüyor.

Labirentler Kaybolmayı Oyuna Dönüştürüyor: İşe Yaramaz Yolların Övgüsü

Labirentler Kaybolmayı Oyuna Dönüştürüyor: İşe Yaramaz Yolların Övgüsü

Piyon Haber |

Labirentler Kaybolmayı Oyuna Dönüştürüyor: İşe Yaramaz Yolların Övgüsü

2017’de Robert Smithson’ın Spiral Jetty’sini ziyaret etmeden önce onu çok iyi tanıdığımı sanıyordum. Yarım yüzyıldır havadan fotoğraflanan bu toprak eser, Utah’taki Büyük Tuz Gölü’nü süsleyen 1.500 metrelik bazalt ve toprak sarmalıyla ünlü. Ama o tanıdık görüntü, basit açık hava labirentine adım attığımda kayboldu.

Kaybolmanın Büyüsü

Kendimi sonsuz bir toprak ve kesintisiz gökyüzü arasında buldum; her kıvrımı soluk tuzla kaplı başka bir düzlük izliyordu. Patikanın tek bir rotası vardı ve manzara kendini tekrar ederken yol sürekli dönüyordu. Spiral Jetty’nin tek varış noktası kendi merkezi (ya da çıkışı) ve oraya vardığınızda tüm yön ve ölçek duygunuzu kaybediyorsunuz. Smithson, Spiral Jetty’de ölçeğin belirsizlik yoluyla işlediğini ve bunun ancak yürüyerek hissedilebileceğini yazmıştı. Merkez hiçbir manzara sunmuyor, sadece aynı boşluk uzanıyor; sonra yol sizi geri dönmeye ve her şeyi tersinden yapmaya çağırıyor.

Açılı Tasarımın Sırrı: Dış Mekan Oturma Alanları Nasıl Daha Sosyal Hale Gelir?

Açılı Tasarımın Sırrı: Dış Mekan Oturma Alanları Nasıl Daha Sosyal Hale Gelir?

Piyon Haber |

Açılı Tasarımın Sırrı: Dış Mekan Oturma Alanları Nasıl Daha Sosyal Hale Gelir?

Kamusal mobilyalar, insanların gün içindeki hareketlerini sessizce şekillendirir. Bir bank, birini durdurabilir. Bir masa, boş bir avluyu öğle yemeği noktasına dönüştürebilir. Bir koltuktaki hafif bir açı, insanların kendilerini ayrı, yan yana veya sohbete nazikçe davet edilmiş hissetmelerini değiştirebilir. Landscape Forms’ın Rodrigo Torres tarafından tasarlanan Take-Out koleksiyonunun bir parçası olan Take-Out Wedge, nesne ve davranış arasındaki bu ince alanda çalışıyor.

Lacy Steps: Şanghay’da Doğayla Dans Eden Merdiven Tasarımı

Lacy Steps: Şanghay’da Doğayla Dans Eden Merdiven Tasarımı

Piyon Haber |

Lacy Steps: Şanghay’da Doğayla Dans Eden Merdiven Tasarımı

Şanghay’ın kalbinde, ‘Bahçeler İçinde Bahçe’ felsefesiyle şekillenen Yanlord Arcadia, TROP: terrains + open space imzalı Lacy Steps ile dolaşımı bir deneyime dönüştürüyor. Bu proje, bir merdivenin nasıl bir sosyal destinasyon haline gelebileceğinin çarpıcı bir kanıtı.

Yolculuğun Kendisi Bir Varış Noktası

Lacy Steps, ana lobi, konut kuleleri ve kulüp binasını birbirine bağlayan bir dizi peyzajlı basamak ve terastan oluşuyor. Tasarım, kullanıcıları yukarı doğru çekerken sürekli değişen bitki kompozisyonları ve su ögeleriyle doğayla iç içe bir deneyim sunuyor. Burada amaç sadece A noktasından B noktasına gitmek değil, yolculuğun kendisini keyifli kılmak.

Peyzajın Sınıfa Dönüştüğü Okul: Dakshana Valley

Peyzajın Sınıfa Dönüştüğü Okul: Dakshana Valley

Piyon Haber |

Peyzajın Sınıfa Dönüştüğü Okul: Dakshana Valley

Okul denince aklınıza sıra sıra sınıflar, koridorlar ve beton bir avlu mu geliyor? Oysa öğrenme, dört duvar arasında sıkışıp kalmamalı. Hindistan’ın Khed kentindeki Dakshana Valley Institute, işte bu düşünceyle yola çıkıyor ve peyzajı eğitimin ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Doğayla iç içe bir kampüs mümkün mü? Morphogenesis’in imzasını taşıyan bu proje, cevabı net bir şekilde veriyor.

Doğayla Kucaklaşan Kampüs

109 dönümlük bir alana yayılan kampüs, kuzey-güney yönlü eğimi adeta kucaklıyor. En yüksek noktadan göle doğru uzanan ana aks, öğrencilerin her adımda doğayla temas etmesini sağlıyor. Şirketin kurucu ortağı Manit Rastogi, “Peyzaj, öğrenme eyleminin sürekli bir yoldaşı haline geliyor” diyor. Bu söz, projenin felsefesini özetliyor aslında.

Diğer Etiketler