#Peyzaj Etiketi

Bu etikete sahip 7 yazı bulundu

Stefano Boeri İbiza’da Sosyal Konutu Ahşapla Yeniden Yorumluyor

Stefano Boeri İbiza’da Sosyal Konutu Ahşapla Yeniden Yorumluyor

Piyon Haber |

Stefano Boeri İbiza’da Sosyal Konutu Ahşapla Yeniden Yorumluyor

Sosyal konut denilince aklınıza hep aynı beton bloklar mı geliyor? Stefano Boeri Architetti, İbiza’da kazandığı Sa Casa yarışmasıyla bu algıyı değiştirmeye hazırlanıyor. İspanya’nın İbiza adasındaki Ca n’Escandell mahallesinde yükselecek proje, 190 daireyi dört ayrı blokta topluyor ve arsanın merkezini bitkilendirilmiş bir ortak alan olarak açık bırakıyor.

İyi Bir Yarışma Projesini Farklı Kılan Ne?

Sa Casa, jüri tarafından yalnızca ‘yeşil’ olduğu için değil; eğimli arazideki kütle yerleşimi ve konutların çevredeki peyzajla kurduğu ilişki nedeniyle seçildi. Yarışmaya katılan 13 proje arasından sıyrılan şema, kamu konut ajansı Casa 47 için hazırlanan geniş bir toplu konut bölgesinin parçası. Ca n’Escandell mahallesinde hâlihazırda 500’den fazla korunmalı konut planlanıyor; Sa Casa bu bağlamda mahalleye yeni bir kamusallık önerisi getiriyor.

Fizik Tedavi ve Kahve: İyileşme ile Uyanışın Mekânı

Fizik Tedavi ve Kahve: İyileşme ile Uyanışın Mekânı

Piyon Haber |

Bir Klinikte Kahve mi? Evet.

Bir fizyoterapi randevusu ile kahve molasını aynı mekânda yaşamak, kulağa imkânsız gibi geliyor. La Balance Kliniği ve Only Human stüdyosu bu “imkânsızı” gerçekleştirmiş: Fizik tedavi ünitesiyle kahve üretim evi, avlular ve bahçelerle dokunmuş bir peyzajın içinde yan yana duruyor. Sonuç, sağlık yapılarının o bildik “beyaz ve steril” maskesini indiren çarpıcı bir mimari hikâye.

Mekân, ziyaretçiyi “hasta” değil, bir yaşam pratiğinin parçası olarak karşılıyor. Tedaviye giderken taze çekilmiş kahvenin kokusu eşliğinde yürüyorsunuz; terapi sonrası ise kendinize kısa bir mola alabileceğiniz sıcak bir alan bulunuyor. Bu atmosfer, kliniklerdeki bekleme süreçlerini sıkıcı birer boşluk olmaktan çıkarıp sosyalleşme ve dinlenme anlarına dönüştürüyor.

Yeraltına Gömülen Açık Hava Galerisi: Los Cabos’ta Sanat

Yeraltına Gömülen Açık Hava Galerisi: Los Cabos’ta Sanat

Piyon Haber |

Çölün kavurucu sıcağında sanatın serinlediği bir yer: Los Cabos’ta Sordo Madaleno’nun tasarladığı Arte Abierto Baja, toprağın dört metre altında bir açık hava galerisi. Anima Village’ın kalbinde konumlanan bu mekan, 180 metrekarelik alanıyla büyük ölçekli heykellere ve mekana özgü enstalasyonlara ev sahipliği yapıyor. Peki, bir galeri neden yeraltında? Çünkü mimarlık, bazen yüzeyin altında en etkileyici sahneyi kurar.

Sıkışmadan Açılıma: Rampanın Kurduğu Dramatik Geçiş

Galeriye ulaşmak, bir ritüel gibi kurgulanmış. Plazadan başlayan 17 metrelik rampa, dört metre derinliğe iniyor. Rampanın bir bölümü örtülü; böylece ziyaretçi, hem mekanı hem gökyüzünü bilinçli olarak görmüyor. Dar ve gölgeli koridorun ardından, gökyüzüne açılan mekanla karşılaşmak, adeta bir ‘sürpriz’ etkisi yaratıyor. Fernando Sordo Madaleno bu deneyimi ‘sıkışmadan açılıma’ olarak tanımlıyor:

Shenzhen Bay Culture Square: Doğa ve Kültürün Buluştuğu Nokta

Shenzhen Bay Culture Square: Doğa ve Kültürün Buluştuğu Nokta

Piyon Haber |

Shenzhen Bay Culture Square: Doğa ve Kültürün Buluştuğu Nokta

Çin’in teknoloji ve inovasyon üssü Shenzhen, yükselen gökdelenleriyle adeta göğe meydan okuyor. Ancak bu beton ormanının hemen kıyısında, mangrovların yeşili ve körfezin mavisiyle bir başka dünya var. MAD Architects, tam da bu iki dünyanın arasına incelikli bir müdahale yerleştirdi: Shenzhen Bay Culture Square. Bu yapı, kent ile doğayı birbirine düşman etmek yerine, aynı nefeste buluşturmayı amaçlıyor.

Konum ve Bağlam

Yapı, Büyük Körfez Bölgesi’nin inovasyon çekirdeği Nanshan Bölgesi’ndeki Houhai’nin merkezinde yer alıyor. Bir yanda yoğun gökdelen dokusu, diğer yanda Shenzhen Talent Park, açık körfez ve Hong Kong’a uzanır gibi görünen mangrov sulak alanları… Mimarlar için bu ikilik, hem ilham kaynağı oldu hem de tasarımın iskeletini oluşturdu. İşte bu anlamda proje, ‘bağlam’ kelimesinin somutlaşmış hali gibi.

Shenzhen’de Kıyıya Düşen Dev Beyaz Kütleler: MAD’ın Taş Müzesi

Shenzhen’de Kıyıya Düşen Dev Beyaz Kütleler: MAD’ın Taş Müzesi

Piyon Haber |

Shenzhen’de Kıyıya Düşen Dev Beyaz Kütleler: MAD’ın Taş Müzesi

Shenzhen’in kıyı şeridinde, suyun çekilmesiyle ortaya çıkmış gibi görünen devasa beyaz taşlar yükseliyor. Ama bu doğal bir manzara değil; MAD Architects’in sekiz yıldır üzerinde çalıştığı Shenzhen Bay Culture Square. 188.000 metrekarelik yapı, iş merkezi ile Talent Park arasındaki doldurma arazide, mangrov sulak alanlarının kıyısında konumlanıyor. Beyaz granit kütleler, yeşil yamaçlardan ayrı ayrı yükseliyor; aralarından körfez görünüyor. İlk izlenim, kırık bir siluetin doğal bir devinime sahip olduğu.

Domates Almería’yı Nasıl İnşa Etti? Yediklerimiz Dünyayı Şekillendiriyor

Domates Almería’yı Nasıl İnşa Etti? Yediklerimiz Dünyayı Şekillendiriyor

Piyon Haber |

Domates Almería’yı Nasıl İnşa Etti? Yediklerimiz Dünyayı Şekillendiriyor

Mimarlık ve yemek tarihini anlatmanın alışılagelmiş bir yolu vardır: İnsanın ekip biçme, depolama, dağıtma ve tüketme kararıyla başlar, bu kararın ürettiği yapıyla biter. Bu anlatıda yemek bir vesiledir, mimarlık ise yanıt. Peki ya hikâye tersine işliyorsa? Ya domates Almería’yı inşa ettiyse? Ya morina Kuzey Atlantik’i yeniden tasarladıysa? Ya soya fasulyesi şu anda Santos’ta bir liman inşa ederken Cerrado’da bir ormanı yok ediyorsa ve mimarın bundan haberi bile yoksa?

Rock Pavilion: Doğal Taşlarla Yazılmış Sessiz Bir Şiir

Rock Pavilion: Doğal Taşlarla Yazılmış Sessiz Bir Şiir

Piyon Haber |

Rock Pavilion: Doğal Taşlarla Yazılmış Sessiz Bir Şiir

Tennessee’nin Centerville kasabasında, Duck River kıyısındaki bir çiftliğin ağaçlık kenarında yer alan Rock Pavilion, mimarlık ofisi Pfeffer Torode Architecture imzasını taşıyor. Proje, çevreden toplanan taşlardan oluşan bir koleksiyonu sergilemek ve aynı zamanda bir inziva noktası olarak işlev görmek üzere tasarlanmış.

Tasarım Felsefesi: Yerle Bütünleşme

Pavyon, çevresindeki tarımsal yapılarla uyum içinde, doğal bir uzantı gibi konumlanmış. Mimarlar, yapıyı bulunduğu yerden kopuk bir “varış noktası” olarak değil, araziyle bağı derinleştiren bir araç olarak kurgulamış. Bu yaklaşım, günümüz mimarlığında sıkça karşılaştığımız “ikonik” olma çabasına karşı duruşuyla dikkat çekiyor.

Diğer Etiketler