#Sanat Etiketi

Bu etikete sahip 30 yazı bulundu

Empresyonizm Paris’te Yaşıyor mu? Alix Urien’in Objektifi

Empresyonizm Paris’te Yaşıyor mu? Alix Urien’in Objektifi

Piyon Haber |

Empresyonizm Paris’te Yaşıyor mu? Alix Urien’in Objektifi

Fransız fotoğrafçı Alix Urien, Circa 2020s serisinde empresyonizmin izlerini günümüz Paris ve Normandiya’sında arıyor. Ama işin ilginç yanı şu: Urien ünlü tabloları yeniden çekmiyor; onların yarattığı hissi, ışığı ve geçiciliği yakalamaya çalışıyor. Designboom’da yer alan habere göre Urien, “Empresyonizm değişen bir dünyaya verilmiş bir yanıttı” diyor ve 19. yüzyıldaki sanayileşme, kentleşme ve hızlanan yaşam temposuna dikkat çekiyor.

Işık, Hareket ve Rastlantısallık

Urien’in fotoğraf süreci gerçeklikle başlıyor: objektifinin önünde gelişen sıradan bir an. Ardından hareketle deneyler yapıyor; doğrudan kamerayla yakalanan bu hareket, empresyonist fırça darbelerinin doğaçlamasını hatırlatıyor. “Fizikselliği ve rastlantısallığı beni çekiyor, sonucu asla tam olarak kontrol edemeyeceğim gerçeği” diyor. Fotoğrafçılıkta genellikle peşinden koşulan netlik yerine belirsizliği kucaklıyor; böylece görüntü belge olmaktan çıkıp duyusal bir deneyime dönüşüyor.

Bogota’da Sanat ve Tasarımın Buluştuğu Penthouse

Bogota’da Sanat ve Tasarımın Buluştuğu Penthouse

Piyon Haber |

Bogota’da Sanat ve Tasarımın Buluştuğu Penthouse

Veronica Mishaan, tasarım dünyasına sanatla başladı. Annesi Susana Mishaan de Millán’ın Bogota ve Cartagena’daki başarılı tasarım kariyeri, ona ilham verdi. Mishaan, “Farklı stillerimiz var ama bana özgüven, katmanlama ve oranlar konusunda çok şey öğretti” diyor. Tufts Üniversitesi’nde nicel ekonomi ve uluslararası ilişkiler okuduktan sonra ressam olmak isteyen Mishaan, babasının yönlendirmesiyle annesinin iç mimarlık pratiğine yardım etmeye başladı. “İç mimarlığın başka bir sanat formu olduğunu fark ettim” diyen Mishaan, “Altı ay sürecek sandığım iş 16 yıla dönüştü” diye ekliyor.

Thea Djordjadze: Sanat ve Mimarlık Arasında Gece Kuyusu

Thea Djordjadze: Sanat ve Mimarlık Arasında Gece Kuyusu

Piyon Haber |

Thea Djordjadze: Sanat ve Mimarlık Arasında Gece Kuyusu

Berlin’de yaşayan Gürcü sanatçı Thea Djordjadze, on yıl aradan sonra New York’a döndü. Sprüth Magers’ın New York galerisinde açtığı A well of night (Gece Kuyusu) adlı sergi, sanatçının mekânla kurduğu diyalogla şekilleniyor. Djordjadze, neo-Rönesans mimariye sahip galeri binasıyla iç içe geçen yerleştirmesiyle, sanat ve mimarlık arasındaki o ince çizgide gezinmeye davet ediyor. Peki, bir sergi mekânı nasıl sanatın kendisi haline gelir?

Mekânla Diyalog: Sanatın Kendi Kararları

Djordjadze’nin işleri, bulundukları mekânı bir tuval gibi kullanıyor. Sanatçı, 2024’te Elephant dergisine verdiği röportajda şöyle diyor: “Benim için bina, tasarım ve mimari çok önemli. Heykel kararlar alıyor; bana nereye gitmem, nasıl konumlanmam gerektiğini söylüyor. Sadece ben değilim. Ben, heykel ve bina arasındaki etkileşim bu.”

Sürdürülebilir Moda ve Sanat: Toast CEO’sundan İlham Veren Dersler

Sürdürülebilir Moda ve Sanat: Toast CEO’sundan İlham Veren Dersler

Piyon Haber |

Sürdürülebilir Moda ve Sanat: Toast CEO’sundan İlham Veren Dersler

Moda dünyası hızlı tüketimle anılırken, Toast gibi markalar sanat ve zanaatten ilham alarak bu döngüyü kırmaya çalışıyor. Peki, bir CEO’nun kişisel ilham kaynakları markanın sürdürülebilirlik stratejisini nasıl şekillendiriyor? Toast CEO’su Suzie de Rohan Willner, yaratıcı bir ailede büyümenin getirdiği sanat, tasarım ve el işçiliği sevgisini markanın DNA’sına nasıl entegre ettiğini anlatıyor. Onun vizyonu, modanın sadece estetik değil, aynı zamanda etik bir sorumluluk olduğunu hatırlatıyor.

Müzeler Sanat mı Yoksa Gösteri mi? Deneyim Formatının Analizi

Müzeler Sanat mı Yoksa Gösteri mi? Deneyim Formatının Analizi

Piyon Haber |

Müzeler Sanat mı Yoksa Gösteri mi? Deneyim Formatının Analizi

Son yıllarda müzeler, alıştığımız ‘koleksiyon’ anlayışından sıyrılıp interaktif deneyim alanlarına dönüşüyor. Illusion Museum veya Ice Cream Museum gibi mekânlar, ziyaretçilere bir yetişkin oyun parkını andıran, fotoğraf çekmeye ve sosyal medyada paylaşmaya odaklı deneyimler sunuyor. Peki bu dönüşüm sanat eserinin kendisine ne yapıyor? Designboom’da Thomai Tsimpou’nun kaleme aldığı haber, bu soruyu mimarlık ve tasarım perspektifinden ele alıyor.

Müze Formatı: Deneyim mi, Gösteri mi?

Geleneksel müze, koruma, araştırma, eğitim ve tarihi nesnelerle karşılaşma vaadi taşır. Oysa yeni nesil sergiler, katılım, oyun ve görsel paylaşım üzerine kurulu. Ziyaretçi artık pasif bir izleyici değil, deneyimin bir parçası; hatta çoğu zaman eserin tamamlayıcısı. Optik illüzyonlar, aynalar, dev objeler ve renkli enstalasyonlar, doğru açıyı ve anı yakalamak için tasarlanmış. Bu mekânlarda fotoğraf, deneyimin kanıtı ve aynı zamanda pazarlama aracı haline geliyor.

MSCHF, Lexus’u Sürreal Heykellere Dönüştürdü: Otomobil Tasarımında Yeni Bir Soluk

MSCHF, Lexus’u Sürreal Heykellere Dönüştürdü: Otomobil Tasarımında Yeni Bir Soluk

Piyon Haber |

MSCHF, Lexus’u Sürreal Heykellere Dönüştürdü: Otomobil Tasarımında Yeni Bir Soluk

Brooklyn merkezli sanat kolektifi MSCHF, alışıldık nesneleri tanınmaz hale getirme konusunda ustalaştı. Dev kırmızı çizme heykellerinden mikroskobik el çantalarına kadar uzanan bu pratik, şimdi çok daha büyük bir tuvalle buluşuyor: iki Lexus otomobili. Lexus’un MOTOMORPHOSIS sergisi için özel olarak görevlendirdiği MSCHF, RZ 450e ve RX 450h+ modellerini alıp onları dijital olarak manipüle edilmiş gibi görünen otomotiv heykellerine dönüştürmüş.

Dijital Estetik, Fiziksel Form

Sergide her bir heykel, üretim versiyonunun yanında sergileniyor. Bu karşılaştırma, dönüşümün boyutunu anında gözler önüne seriyor. RZ 450e, “Circle Car” adıyla, ön ve arka kısmın kesintisiz bir döngü oluşturacak şekilde uzatılıp kıvrıldığı bir halkaya dönüşmüş. RX 450h+ ise “Twisted Car” olarak, gövdesi boyunca dramatik bir şekilde bükülmüş; camlar, kapılar ve gövde çizgileri spiral bir forma evrilmiş.

Céleste Boursier-Mougenot’nun Yüzen Seramik Orkestrası Atina’da

Céleste Boursier-Mougenot’nun Yüzen Seramik Orkestrası Atina’da

Piyon Haber |

Céleste Boursier-Mougenot’nun Yüzen Seramik Orkestrası Atina’da

Paris Bourse de Commerce ve New York Park Avenue Armory gibi kapalı mekanlarda sergilenen Céleste Boursier-Mougenot’nun ‘clinamen’ adlı enstalasyonu, ilk kez açık havaya taşınıyor. 26 Eylül - 5 Aralık 2026 tarihleri arasında Atina’daki Onassis Mandra’da sergilenecek olan eser, yüzlerce beyaz porselen kaseyi üç dairesel havuzda yüzdürerek sürekli değişen bir sualtı bestenin oluşmasını sağlıyor.

Su, Seramik ve Rastlantının Buluşması

1997’de tasarlanan ‘clinamen’, sabit bir enstalasyon değil; su, porselen kaseler, dairesel havuzlar ve hafif akıntıların kapları harekete geçirmesiyle her seferinde farklı bir konfigürasyon, ses ve ritim üretiyor. Yirmiden fazla versiyonu sergilenen eser, her mekanın mimarisine ve akustiğine uyarlanıyor.

Formafantasma: Sergi Tasarımında Gerilim Arayışı

Formafantasma: Sergi Tasarımında Gerilim Arayışı

Piyon Haber |

Formafantasma: Sergi Tasarımında Gerilim Arayışı

Milan ve Rotterdam merkezli stüdyo Formafantasma, sergi tasarımına alışılmadık bir yaklaşım getiriyor. Andrea Trimarchi ve Simone Farresin’in kurduğu stüdyo, sergi tasarımını sanat eserleri, bina, kurum ve izleyici arasındaki ilişkileri yakından incelemekle başlatıyor. Araştırma odaklı pratikleriyle tanınan ikili, malzeme, kültür ve gelenek ile çağdaş üretim arasındaki ilişkiye odaklanıyor ve aynı merakı sergi yapımına da taşıyor.

Gerilim Nedir ve Neden Önemli?

Formafantasma, bir projede “gerilim” olarak adlandırdıkları şeyi arıyor: sanat eserlerinin, mimarinin, küratöryel fikrin ve yerleşik sergileme biçimlerinin tam olarak örtüşmediği anlar. Designboom’a konuşan stüdyo, “Sabit bir metodoloji yok, çünkü sergi tasarımı her zaman ilişkiseldir” diyor.

Pesce Vakfı: Tasarımın Asi Ruhu Yaşayacak

Pesce Vakfı: Tasarımın Asi Ruhu Yaşayacak

Piyon Haber |

Pesce Vakfı: Tasarımın Asi Ruhu Yaşayacak

İtalyan mimar ve tasarımcı Gaetano Pesce (1939–2024), tasarımı bir düşünme biçimi olarak gören vizyoner yaklaşımıyla tanınıyordu. Şimdi, onun mirasını korumak ve sürdürmek için Gaetano Pesce Vakfı kuruldu. Vakıf, Pesce’nin objeler, çizimler, prototipler ve belgelerden oluşan arşivini güvence altına alırken sergiler, yayınlar, burslar ve yetkili edisyonlar aracılığıyla bu mirası geleceğe taşıyacak.

Kategorileri Reddeden Bir Usta

Pesce’nin çalışmaları sanat, tasarım, mimarlık, performans ve toplumsal eleştiri arasında gidip gelirdi. Vakıf, onun bu katı kategorilere meydan okuyan tavrını misyonunun merkezine koyuyor. Zira Pesce için nesneler ve projeler, deneyimin taşıyıcılarıydı.

Powerwall: Elektromanyetik Gücün Seramik Sanatına Dönüşümü

Powerwall: Elektromanyetik Gücün Seramik Sanatına Dönüşümü

Piyon Haber |

Powerwall: Elektromanyetik Gücün Seramik Sanatına Dönüşümü

Studio RAP tarafından Beverwijk’te hayata geçirilen Powerwall, 150 kV’luk bir elektrik santralinin görünmez elektromanyetik kuvvetlerini anıtsal bir seramik rölyefe dönüştürüyor. Proje, teknik altyapıyı sanatsal bir ifadeyle buluşturarak mimarlık ve mühendislik arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor.

Teknik Altyapının Sanatsal Yorumu

Elektrik santralleri genellikle göz ardı edilen, çirkin beton bloklar olarak görülür. Ancak Studio RAP, bu algıyı yıkmak için alışılmadık bir yol seçiyor: elektromanyetik alanları görselleştirmek. Powerwall, 150 kV’luk bir şalt sahasının etrafını saran devasa bir seramik duvar. Duvarın yüzeyi, elektromanyetik dalgaların desenlerini andıran kabartmalarla kaplı. Bu desenler, aslında santralin içindeki elektrik akışının bir haritası gibi.

Sanat Kurgu Değil, Artı Gerçekliktir: Pedro Reyes ile Söyleşi

Sanat Kurgu Değil, Artı Gerçekliktir: Pedro Reyes ile Söyleşi

Piyon Haber |

Sanat Kurgu Değil, Artı Gerçekliktir: Pedro Reyes ile Söyleşi

Meksikalı heykeltıraş Pedro Reyes, yalnızca form yaratan biri değil; sanatı toplumsal dönüşümün kaldıracı olarak gören bir düşünür. Mimarlık kökenli olması, heykeli hem maddeyle hem kolektif süreçlerle düşünmesini sağlıyor. Geleneksel taş işçiliğini, güncel toplumsal meselelere odaklanan katılımcı projelerle buluşturuyor. Louisiana Channel’daki 2025 tarihli söyleşisinde mimarlığın pratiğini nasıl şekillendirdiğini, “sosyal heykel” kavramını ve otomasyon çağında zanaat geleneklerini neden korumamız gerektiğini anlatıyor.

Mimarlıktan Heykele: İşlev ve Problem Çözme

Reyes için mimarlık, sanatın estetik üretimden ibaret olmadığını, aynı zamanda işlev ve problem çözmeye odaklanması gerektiğini öğretmiş. Bu yüzden çalışmalarının bir amaca hizmet etmesini istiyor: “Sanatın kullanılmasını ve bir etkililik ölçüsüne sahip olmasını istedim.” Bu anlayış, heykeli kaideden indirip hayatın içine sokuyor; izleyiciyi pasif seyircilikten çıkarıp sürecin parçası yapıyor.

Fotoğraf Değil Gerçek: Felice Varini’nin Optik İllüzyonları

Fotoğraf Değil Gerçek: Felice Varini’nin Optik İllüzyonları

Piyon Haber |

Bir dergi kapağında görseniz, Photoshop’ta hazırlanmış bir kompozisyon olduğunu düşünürsünüz. Ama bu karelerde gördüğünüz daireler, üçgenler ve çizgiler gerçekten mekânın içinde; duvarlara, tavanlara ve hatta merdivenlere boyanmış durumda. Bu yanılsamanın mimarı, İsviçre doğumlu, Paris’te yaşayan sanatçı Felice Varini.

Gerçeklikle Oynayan Sanat: Felice Varini’nin Optik İllüzyonları

Optik İllüzyonun Ardındaki Yöntem

Varini’nin yöntemi, aslında ‘anamorfoz’ (bozulmuş resim) tekniğine dayanıyor: Sanatçı, mekânın belirli bir noktasından bakıldığında kusursuz birer daire, kare veya üçgen gibi görünen şekilleri, yüzeylere dağılmış parçalar halinde resmediyor. İzleyici o noktadan ayrıldığında ise her şey anlamını yitirip soyut renk lekelerine dönüşüyor. Projelerini önce fotoğraflar üzerinden kurguluyor, ardından lazer projektörlerle çizimlerini mekâna aktarıyor; boya işlemi günler sürebiliyor.

Pastel: Cj Hendry’nin Milyon Boncuklu Dev Enstalasyonu

Pastel: Cj Hendry’nin Milyon Boncuklu Dev Enstalasyonu

Piyon Haber |

Pastel: Cj Hendry’nin Milyon Boncuklu Dev Enstalasyonu

Bir milyon pastel boncuğun içine atlayıp yüzmek ister miydiniz? Cj Hendry’nin New York’taki “Pastel” enstalasyonu tam da bunu vadediyor. Yukarı Doğu Yakası’ndaki Salon 94 Design, 6-16 Ağustos tarihleri arasında bu sıra dışı deneyime ev sahipliği yapıyor. Avustralyalı sanatçı, dev bir yüzme havuzunu yaklaşık bir milyon pastel renkli plastik boncukla doldurmuş. Ziyaretçiler, bu renkli denize dalıp hem eğleniyor hem de sanatla etkileşime geçiyor.

Oyun Alanından Sanat Mekânına

Hendry’nin ilham kaynağı, Brooklyn’deki Space Club adlı çocuk oyun alanındaki boncuk odası. Çocukların ve hatta yetişkinlerin kendilerini boncuk dolu tepsilere bırakıp hazine aramasından büyülenen sanatçı, bu deneyimi daha erişilebilir kılmak için “tepsi"yi yaklaşık 6 x 9 metre boyutuna ve 60 santimetreden fazla derinliğe genişletmiş. Hendry, “Düşündüğümde, tüm sergilerimde çocuksu ve oyunsu bir öğe var çünkü benim kafam hep orada” diyor.

Soğuk Savaş Sığınağında Çelik ve Hanji ile Hafıza Gemisi

Soğuk Savaş Sığınağında Çelik ve Hanji ile Hafıza Gemisi

Piyon Haber |

Çelik ve Hanji: Soğuk Savaş Sığınağında Hafıza Gemisi

Seul’ün gri beton dokusunda bir Soğuk Savaş kalıntısı, bugün hafızanın en kırılgan gemisine dönüşüyor. Sanatçı Checksy Choi, Eotieum: The Ply of Longing adlı enstalasyonuyla hafıza, ayrılık ve göç temalarını çelik ve geleneksel Kore kağıdı hanji ile işliyor. Eski bir tank karşıtı bunkerin soğuk duvarları arasında, gözenekli bir yapı olarak yükselen bu iş, izleyiciyi yalnızca bir seyirci değil, aynı zamanda bir katılımcı olmaya davet ediyor.

Lauren Rottet: İlhamlar ve Projelerle Bir Tasarım Yolculuğu

Lauren Rottet: İlhamlar ve Projelerle Bir Tasarım Yolculuğu

Piyon Haber |

Lauren Rottet: İlhamlar ve Projelerle Bir Tasarım Yolculuğu

Bir çocuğun ağaç evlerde kurduğu hayal, bugün 90 milyon metrekareyi aşan bir tasarım mirasına dönüştü. Lauren Rottet, ‘iç mekan sıkıcıdır’ algısını yıkan ender isimlerden. Houston’a taşındığında gökdelenlerin siluetine hayran kaldı ama içlerinin sıradanlığı onu hep rahatsız etti. Yıllar sonra SOM’da aynı binaların içlerini tasarlamak, hayatın ona sunduğu cilvelerden biriydi.

2008’de Rottet Studio’yu kuran Rottet; oteller, özel konutlar ve gemiler dahil devasa bir portföye imza attı. Tasarım anlayışı çağdaş ama lüks; mekanları sadece yapı değil, deneyim olarak kurguluyor. 2017’de kurduğu Rottet Collection ise James Turrell ve Robert Irwin’in sanatından izler taşıyan heykelsi mobilyalar sunuyor.

Ai Weiwei’nin 50 Yıl Sonraki İlk Çizimi: Ölen Bir Ağaç

Ai Weiwei’nin 50 Yıl Sonraki İlk Çizimi: Ölen Bir Ağaç

Piyon Haber |

Ai Weiwei’nin 50 Yıl Sonraki İlk Çizimi: Ölen Bir Ağaç

Sanatçı Ai Weiwei, 1200 yaşındaki Sherwood Ormanı’nın ölen dev meşe ağacının haberini alınca, 50 yılı aşkın süredir yapmadığı bir şeyi yapmaya karar verdi: Çizmek. Yaz gündönümünde ağacın altında yaptığı eskiz, şimdi CIRCA ve Factory International iş birliğiyle hazırlanan bir animasyonun temelini oluşturuyor. “A Tree” (2026) adlı bu eser, Londra’daki Piccadilly Lights’ta sergileniyor.

Bir Ağacın Ölümü, Bir Sanatçının Uyanışı

Weiwei, bu çizimin terk edilmiş bir medyuma geri dönüşten çok, kendi hayatındaki belirli bir ana yanıt olduğunu söylüyor. “69 yaşındayım, neredeyse 70; hem çevrem hem de ben büyük değişimler geçirdik. Bu 1200 yıllık ağacın öldüğünü okuyunca, oraya gidip bir eskiz yapmam gerektiğini hissettim.”


Yüzyıl Şapelinde Işıkla Dans: Prismatik Pencereler

  1. Yüzyıl Şapelinde Işıkla Dans: Prismatik Pencereler

Piyon Haber |

15. Yüzyıl Şapelinde Işıkla Dans: Prismatik Pencereler

Işık fenomeni, tüm ihtişamıyla Jordan Soderberg Mills’in eserlerinin merkezinde yer alıyor. Kanadalı sanatçı, dünya çapında geçici ve kalıcı enstalasyonlarında, karmaşık fiziği gizleyen harika bir sadelikle sayısız sürükleyici iş yarattı. Son prismatik deneyi ise Brüksel’deki 15. yüzyıldan kalma bir kiliseye dokunuyor.

Tarihi Bir Mekanda Modern Bir Dokunuş

Siyah demir çerçeveler içindeki Boondael Şapeli’nin 14 penceresi artık ışığı kırarak gün ve mevsimler boyunca değişen gökkuşağı efektleri yaratıyor. Sanatçı, bu projede renksiz ve tamamen şeffaf cam kullanma zorunluluğuyla karşılaştı. “Pratiklerim renk, algı ve ışık üzerine bir keşif olduğu için, renksiz camdan renk üretmenin bir yolunu bulmalıydım,” diyor Mills.

Katrien Van Der Shueren: Modern Merak Dolapları ve Gizli Hazineler

Katrien Van Der Shueren: Modern Merak Dolapları ve Gizli Hazineler

Piyon Haber |

Katrien Van Der Shueren: Modern Merak Dolapları ve Gizli Hazineler

Rönesans Avrupası’nda zenginlik ve bilginin gösterişli bir simgesi olarak ortaya çıkan wunderkammer’lar (merak dolapları), tuhaf nesneler, doğal elementler ve dönemin maddi kültürünün seçkin örneklerini bir araya getirirdi. Bilgin hükümdarlar, aristokratlar, din adamları ve bilim insanlarının tekelinde olan bu ansiklopedik koleksiyonlar, genellikle süslü ve tematik ortamlarda sergilenirdi. Zamanla mekansal ölçek küçüldü ve biriktirme eylemi odalardan mobilyalara, özellikle de girift bölmelere sahip dolaplara kaydı.

Gökyüzü Yeraltına İndi: Turrell’in ARoS Skyspace’i

Gökyüzü Yeraltına İndi: Turrell’in ARoS Skyspace’i

Piyon Haber |

Gökyüzü Yeraltına İndi: Turrell’in ARoS Skyspace’i

Danimarka’nın Aarhus kentindeki ARoS Müzesi, çağdaş sanatın en önemli isimlerinden James Turrell’in yeni kalıcı enstalasyonuna ev sahipliği yapıyor. Schmidt Hammer Lassen (SHL) ile işbirliğiyle hayata geçirilen “As Seen Below – The Dome, a Skyspace”, müzenin yaklaşık 4.000 metrekarelik yeraltı genişlemesinin doruk noktası olarak konumlanıyor.

Işığın Heykelleştiği Bir Deneyim

Turrell’in ikonik Skyspace serisinin bir devamı niteliğindeki bu yapı, ziyaretçilere gökyüzünü çerçeveleyen bir kubbe altında meditatif bir deneyim sunuyor. Tavanındaki oval açıklık sayesinde dışarıdaki hava koşullarına bağlı olarak sürekli değişen bir ışık oyunu yaratılıyor. Müzenin yeraltı katındaki bu kutsal alan, sanatın mimariyle iç içe geçtiği nadir örneklerden.

Faccin: Kaideleri Sanat Eserine Dönüştüren Cesur Sergi

Faccin: Kaideleri Sanat Eserine Dönüştüren Cesur Sergi

Piyon Haber |

Faccin: Kaideleri Sanat Eserine Dönüştüren Cesur Sergi

Peki ya bir sanat eserini taşıyan kaide, eserin kendisinden daha fazlasıysa? Francesco Faccin’in Roma’daki Galleria Giustini / Stagetti’de sergilenen “Piedistalli” (Kaideler) koleksiyonu, tam da bu iddialı soruyu masaya yatırıyor. Yıllardır süregelen titiz bir araştırmanın meyvesi olan bu sergi, kaideleri basit birer destekleyici olmaktan çıkarıp, heykelin ve serginin başrol oyuncusu haline getiriyor. Faccin, göz ardı edilen bu mimari unsura hak ettiği değeri, sanat ve tasarım dünyasının merkezine taşıyor.

Diğer Etiketler