#Sürdürülebilir Tasarım Etiketi

Bu etikete sahip 33 yazı bulundu

400 m² Kulübede Tam Genişlikte Veranda Sürprizi

400 m² Kulübede Tam Genişlikte Veranda Sürprizi

Piyon Haber |

400 m² Kulübede Tam Genişlikte Veranda Sürprizi

Küçük ev denince aklınıza ne geliyor? Sıkış tepiş bir iç mekan mı? Sweet-Haus’un Wildflower modeli, bu algıyı tam genişlikte bir verandayla yıkıyor. Güney Carolina merkezli firma, 400 metrekarelik park modeline evin tüm cephesine yayılan kapalı bir veranda ekleyerek küçük yaşamın sınırlarını yeniden çiziyor.

Veranda: Küçük Evin Gizli Kahramanı

Wildflower’ın en çarpıcı özelliği, kapalı yaşam alanıyla aynı beşik çatı altında uzanan tam genişlikteki verandası. Ahşap tonlu direkler ve koyu renkli file korkuluklar, dış mekan oturma grubunu çerçeveliyor. Zemin kaplaması olarak Trex kompozit decking (ahşap görünümlü, dayanıklı kompozit zemin) tercih edilmiş.

Shenzhen-Hong Kong Sınırında Aedas İmzalı Göçmenlik Merkezi

Shenzhen-Hong Kong Sınırında Aedas İmzalı Göçmenlik Merkezi

Piyon Haber |

Shenzhen-Hong Kong Sınırında Aedas İmzalı Göçmenlik Merkezi

Shenzhen Nehri kıyısında, Hong Kong ile Shenzhen arasındaki sınır kapısında yeni bir yapı yükseliyor. Aedas imzalı New Huanggang Limanı Gelişimi, 1989’dan beri hizmet veren eski Huanggang Limanı’nın yerini alarak dokuz katlı yığma kütlesi ve akışkan cephesiyle sınır mimarisine taze bir soluk getiriyor.

Çakıl Taşından İlham Alan Form

Aedas, binanın yuvarlak hatlı formunu Shenzhen Nehri kıyısındaki bir çakıl taşına benzetiyor. Stüdyo, Dezeen’e yaptığı açıklamada “Zemine oturan yuvarlak form, binanın büyük ölçeğine ve su kenarı konumuna yanıt veriyor; Shenzhen Nehri kıyısında dinlenen bir çakıl taşını çağrıştırıyor” diyor. Yatay metal kanatçıklardan oluşan “akışkan cephe” ise binayı bir kurdele gibi sararak iki şehir arasındaki bağı simgeliyor.

BIG’in Mülteci Şehri: Barınaktan Öte Bir Yaşam Kurgusu

BIG’in Mülteci Şehri: Barınaktan Öte Bir Yaşam Kurgusu

Piyon Haber |

BIG’in Mülteci Şehri: Barınaktan Öte Bir Yaşam Kurgusu

BIG (Bjarke Ingels Group) ve to.org’un ortak geliştirdiği Refugee Future Cities projesi, Uganda’nın kuzeyindeki Bidi Bidi yerleşimi için iddialı bir master plan öneriyor. 29 Ekim 2026’da duyurulan girişim, acil durum barınaklarının yıllarca yaşanan mekânlara dönüşmesi gerçeğinden yola çıkarak, barınmayı bir başlangıç noktası olarak görüyor; ancak asıl meseleyi insan onuruna yakışır bir kentsel yaşam olarak tanımlıyor.

Altı Parselden Şehre: Ölçeklenebilir Bir Sosyal Doku

Plan, altı ailenin bir avlu etrafında bir araya geldiği mütevazı bir birimle başlıyor. Bu parseller zamanla kompoundlara, kümelere ve mahallelere doğru genişliyor. Tasarımın en güçlü yanı, özel ev ile kamusal sokak arasında ihtiyaç duyulan ara mekânları tanımlaması. Paylaşılan avlu, hem sohbet hem de küçük ölçekli üretim için alan açarak, her eylemin dört duvar arasında gerçekleşmesi zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.

Orman İçinde Küçük Bir Sauna: Dinlenmeye Alan Açan Tasarım

Orman İçinde Küçük Bir Sauna: Dinlenmeye Alan Açan Tasarım

Piyon Haber |

Orman İçinde Küçük Bir Sauna: Dinlenmeye Alan Açan Tasarım

Bir saunanın yeterince ısınması, insanların içinde rahatça durabileceği bir alan yarattığı anlamına gelmiyor. Slovakya’nın ortasındaki Zaježová Eğitim Merkezi’nde tam da bu sorun vardı: mevcut sauna, mimarlara göre kullanıcıların ihtiyaç duyduğu konforu sağlamıyordu. Guča arch. ekibinin çözümü, 2025’te tamamlanan yaklaşık 25 metrekarelik küçük bir yapı oldu. Soyunma, serinleme ve dinlenme eylemlerine kendi mekanlarını veren bu bina, ölçeğine rağmen programını ustalıkla çözüyor.

Zemine Saygılı Bir Yerleşim

Yapının en güçlü kararı, araziyle kurduğu ilişkide saklı. Ahşap taşıyıcı sistem beton temeller üzerine oturuyor ve bina eğimli zeminden yukarı kaldırılıyor. Böylece kapsamlı hafriyat yapılmadan, tepelerin doğal eğimi olduğu gibi korunuyor. Zemin binanın altında akmaya devam ediyor; kot farklarını çözmek mimarinin sorumluluğuna bırakılıyor.

Malzemenin Hikayesini Anlatan Mimarlık: Balsa Crosetto Piazzi

Malzemenin Hikayesini Anlatan Mimarlık: Balsa Crosetto Piazzi

Piyon Haber |

Malzemenin Hikayesini Anlatan Mimarlık: Balsa Crosetto Piazzi

Mimarlık dünyası hız ve bitmiş ürün takıntısıyla kavrulurken, Arjantin kökenli Balsa Crosetto Piazzi stüdyosu bize başka bir yolun mümkün olduğunu fısıldıyor. 2015’te Córdoba ve Boston merkezli kurulan stüdyo, binayı sadece nihai bir nesne olarak değil, onu oluşturan tüm süreçlerin organizasyonu olarak görüyor. Peki, malzemenin hikayesini dinlemek mimarlığı nasıl dönüştürür?

Yavaş Tasarımın Gücü

Juan Manuel Balsa, Rocío Crosetto Brizzio ve Leandro Piazzi tarafından yönetilen stüdyo, tasarım ve inşaat aşamalarında malzemelerin nereden geldiğine, işi kimin yaptığına, bu kişilerin hangi becerilere sahip olduğuna ve yakın çevrede nelerin mevcut olduğuna kafa yoruyor. Bu yaklaşım, mimarlığı bir “yavaş süreç” olarak ele alıyor ve ortaya çıkan yapılar, tüm bu parçaları bir araya getiren bir platform işlevi görüyor.

Otter: Elektriksiz Hastanelerde Hayat Kurtaran Taşınabilir Isıtıcı

Otter: Elektriksiz Hastanelerde Hayat Kurtaran Taşınabilir Isıtıcı

Piyon Haber |

Otter: Elektriksiz Hastanelerde Hayat Kurtaran Taşınabilir Isıtıcı

Endüstriyel tasarımın hayat kurtardığı anlar azdır. ABD merkezli kâr amacı gütmeyen kuruluş Design that Matters ile Vietnamlı medikal cihaz üreticisi MTTS’in birlikte geliştirdiği Otter, tam da böyle bir hikaye: elektriğin kesintili olduğu, bakım kapasitesinin sınırlı olduğu hastanelerde yenidoğan hipotermisini önlemek ve tedavi etmek için tasarlanmış taşınabilir bir bebek ısıtıcısı.

Cihaz, 2026 Seoul Design Award’da Büyük Ödül’e layık görüldü. Ama ödülden daha önemlisi, Otter’ın sekiz yıllık saha araştırması, uzman görüşmeleri ve Afrika ile Güneydoğu Asya’da yürütülen ürün incelemeleri sonucunda şekillenmiş olması. Yani bu, laboratuvarda değil, gerçek koşullarda doğmuş bir tasarım.

İspanya’da Mantar Duvarlı, Kavisli Çatılı Ev

İspanya’da Mantar Duvarlı, Kavisli Çatılı Ev

Piyon Haber |

İspanya’da Mantar Duvarlı, Kavisli Çatılı Ev

Bazı evler varlığını cesur formlarla hissettirir; bazıları ise sanki toprağın içinden kendiliğinden filizlenmiş gibi durur. İspanyol kırsalında konumlanan Casa Vereda, L’Aura Ortín Architecture For Happiness imzasıyla bu iki yaklaşım arasında bir denge kuruyor. Yerel yapı geleneklerinden, tarımsal mirastan ve Akdeniz yaşam kültüründen beslenen konut; kavisli çatıları, toprak tonlu malzemeleri ve karakteristik yeşil panjurlarıyla hem bulunduğu coğrafyaya kök salmış hem de güncel bir kimlik taşıyor.

RIBA Ödüllü Nakshabid Architects: Bangladeş’ten İklim ve Emek Dersi

RIBA Ödüllü Nakshabid Architects: Bangladeş’ten İklim ve Emek Dersi

Piyon Haber |

RIBA Ödüllü Nakshabid Architects: Bangladeş’ten İklim ve Emek Dersi

Mimarlık dünyası her yıl sınırları zorlayan projeleri ödüllendiriyor. Ama bu kez hikaye biraz farklı: RIBA (Kraliyet İngiliz Mimarlar Enstitüsü) Uluslararası Ödülü, Bangladeş’in Dakka kentinde kurulu Nakshabid Architects’in Green Field Factory projesine gitti. Bu, sadece bir binanın değil, bir ülkenin mimarlık birikiminin de tescili anlamına geliyor.

2003 yılında Bayejid Khondoker tarafından kurulan stüdyo, 20 kişilik ekibiyle Bangladeş’in sosyo-ekolojik dokusuna dokunan projelere imza atıyor. Konut bloklarından camilere, müzelerden fabrikalara uzanan portfolyo, mimarlığın sadece estetik değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi kurma pratiği olduğunu hatırlatıyor.

Datça’da Çardaktan Öğrenen Ahşap Pavyon: Betonsuz Meydan

Datça’da Çardaktan Öğrenen Ahşap Pavyon: Betonsuz Meydan

Piyon Haber |

Betonsuz Bir Meydan: Datça’da Çardaktan Öğrenen Ahşap Pavyon

Mimarlık dünyası son yıllarda “az ama çok” ilkesine geri dönüyor. Datça Summer Workshop 2026 kapsamında hayata geçirilen Karaköy Timber Extension, bu ilkenin en taze ve en yerel örneklerinden biri. İstanbul Bilgi Üniversitesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ve Wentworth Institute of Technology işbirliğiyle, Sebastián Erazo ve Stefano Pugliese gibi design-build eğitmenlerinin rehberliğinde inşa edilen 55 metrekarelik yapı, aslında bir bina değil; bir altyapı. Bir meydanın kenarına yerleşen, gölge veren, tezgah sunan, insanları bir araya getiren hafif bir sosyal iskelet.

Lele Hotel: Dağın Dokusuna Karışan İç Mimarlık

Lele Hotel: Dağın Dokusuna Karışan İç Mimarlık

Piyon Haber |

Lele Hotel: Dağın Dokusuna Karışan İç Mimarlık

Ermenistan’ın Vayots Dzor bölgesinde konumlanan Lele Hotel, mimarlık dünyasında sıkça rastladığımız ‘manzaraya hükmetme’ yaklaşımının tam karşısında duruyor. The Lab Evn imzası taşıyan proje, dağlık arazinin karakterine ve topografyasına doğrudan bir yanıt olarak kurgulanmış. Tasarım, peyzaja ayrı bir nesne yerleştirmek yerine, malzeme, oran ve mevcut eğimle kurduğu ilişki üzerinden araziyle süreklilik arıyor.

Araziyle Süreklilik Fikri

Lele Hotel’in tasarımını okurken ilk dikkatimi çeken şey, binanın adeta dağın bir uzantısı gibi düşünülmüş olması. Proje metninde de vurgulandığı gibi, tasarım ‘peyzaja ayrı bir mimari nesne dayatmaktan’ kaçınıyor. Bu, günümüzde giderek popülerleşen ama çoğu zaman yüzeysel kalan ‘doğayla bütünleşme’ söyleminin ötesine geçen bir tutum.

Hurda Konteyner, 24 m² Huş Kontrplak Mikro-Kabin Oldu

Hurda Konteyner, 24 m² Huş Kontrplak Mikro-Kabin Oldu

Piyon Haber |

Hurda Konteyner, 24 m² Huş Kontrplak Mikro-Kabin Oldu

Mimarlar Evgeny Makarenko ve Andris Shneps-Shneppe, uluslararası bir çelik nakliye konteynerini 24 metrekarelik, kendi kendine yeten ve taşınabilir bir konut modülüne dönüştürdü. Moskova yakınlarındaki ‘Derevnya’ yaratıcı topluluğunda yer alan proje, çift kişilik yatak odası, mutfak, şömineli yaşam alanı ve tam donanımlı duş odasını kompakt bir alana sığdırıyor.

Kontrplak Kaplama ile Kesintisiz İç Mekan

İç mekan, doğal damar varyasyonları için özenle seçilmiş ikinci sınıf (BB) huş kontrplakla kaplanmış. Gizli montaj sistemi ve derzsiz birleşimlerle monte edilen duvar panelleri, görünür bağlantı elemanlarını ortadan kaldırarak mekanın sade ve akıcı bir görünüm kazanmasını sağlıyor. Yarı mat vernik, geniş camlı uç duvardan gelen doğal ışığı yansıtarak iç mekanı aydınlatıyor. Gömme mobilyalar, çalışma yüzeyleri ve gizli depolama alanları duvar ve tavan düzlemlerine entegre edilerek merkezi dolaşım yolu açık tutulmuş.

Antik Taş Ocağından Doğan Lüks: Amoh Resort

Antik Taş Ocağından Doğan Lüks: Amoh Resort

Piyon Haber |

Antik Taş Ocağından Doğan Lüks: Amoh Resort

Rodos’un Lindos Akropolü’ne yüzyıllar boyunca kireç taşı sağlayan tarihi bir ocak, şimdi yerini çağdaş bir tatil köyüne bırakıyor. Amoh, a Luxury Collection Resort, Londra merkezli Studio Lost’un iç mimarlık imzasıyla, bölgenin taş mirasını ve zanaat geleneğini modern konforla harmanlıyor. Christos Drazos’un fotoğraflarıyla belgelenen proje, malzeme odaklı tasarımın otelcilikte nasıl güçlü bir kimlik aracına dönüşebileceğini gösteriyor.

Taşın Hafızası: Malzeme Paleti

Amoh’un tasarımını şekillendiren en güçlü unsur, arazinin taş çıkarma geçmişi. Anıtsal oymalar, monolitik sütunlar, cilalı lavabolar ve mermer mobilyalar, bölgenin taş işçiliği geleneğine gönderme yapıyor. Studio Lost’un kurucusu Constantina Tsoutsikou, taşın “kalıcılık ve zamansızlık hissi vererek Antik Yunan mirasını ve zanaatını başka hiçbir malzemenin anlatamayacağı şekilde anlattığını” vurguluyor.

Ekoplay: Ahşap Bulmacalarla Öğrenmenin Tasarımı

Ekoplay: Ahşap Bulmacalarla Öğrenmenin Tasarımı

Piyon Haber |

Ekoplay: Ahşap Bulmacalarla Öğrenmenin Tasarımı

Çocuklar için öğrenme genellikle bir teoriyle başlamaz. Bir jestle başlar: bir şeyi eline almak, çevirmek, iki parçayı birleştirmeye çalışmak, hata yapmak ve yeniden denemek. Bu basit dizi, Ekoplay’in eğitim tasarımı yaklaşımının kalbinde yer alıyor. 25 yılı aşkın süredir Hindistan’ın Haydarabad kentinde faaliyet gösteren şirket, öğrenmeyi somut, ilgi çekici ve oyunlu hale getiren materyaller geliştiriyor. Ahşap eğitici bulmacalardan coğrafya ve müfredat temelli materyallere kadar geniş bir yelpazede ürün sunan Ekoplay’in temel tasarım sorunu hep aynı: Bir nesne, bir fikri açıklamak yerine çocuğu nasıl keşfetmeye davet edebilir? Ekoplay için cevap, zihin kadar eller için de tasarlamakta yatıyor.

Los Altos Hills’te Doğayla Örülü Ev: Hommeboys’un Sıcak Dokunuşu

Los Altos Hills’te Doğayla Örülü Ev: Hommeboys’un Sıcak Dokunuşu

Piyon Haber |

Los Altos Hills’te Doğayla Örülü Ev: Hommeboys’un Sıcak Dokunuşu

Kaliforniya’nın yarı kırsal, ama bir o kadar da teknoloji elitine ev sahipliği yapan Los Altos Hills… Yoğun ormanlar, yuvarlanan tepeler ve panoramik manzaralar… Silikon Vadisi’ne kısa bir yolculuk mesafesindeki bu bölge, aslında bir tür mahremiyet vahası. İşte tam bu atmosferde, Sonoma merkezli Hommeboys Interiors, teknoloji sektöründe çalışan genç bir çift ve çocukları için 6.000 metrekarelik bir evi baştan aşağı yeniden yorumladı. Fotoğraflar: Adam Potts.

Norveç’te Geri Dönüşüm Ahşabından Gemi Formunda Sauna

Norveç’te Geri Dönüşüm Ahşabından Gemi Formunda Sauna

Piyon Haber |

Norveç’te Geri Dönüşüm Ahşabından Gemi Formunda Sauna

Båtsfjord limanında on dokuz ahşap çerçeve, denize doğru eğilerek inşa halindeki bir teknenin iskeletini andırıyor. Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin (NTNU) “Design in Context” dersindeki 15 öğrenciden oluşan Rare Collectiv ekibinin tasarlayıp inşa ettiği Skroget, bir topluluk saunasını kamusal bir iskeleyle birleştiriyor. Adı, Norveççede “tekne gövdesi” anlamına gelen kelimeden geliyor. Çalışan bir limanın hemen yanında bu denizcilik göndermesi, yapıya yerine çok yakışan bir kimlik kazandırıyor.

Anaokulu Çocukları İçin Renkli El Yıkama İstasyonu Tasarımı

Anaokulu Çocukları İçin Renkli El Yıkama İstasyonu Tasarımı

Piyon Haber |

Anaokulu Çocukları İçin Renkli El Yıkama İstasyonu Tasarımı

Tasarım dünyasında çocuklara yönelik ürünler çoğu zaman göz ardı edilir. Oysa onların dünyası, tasarımcılar için keşfedilmeyi bekleyen bir hazine. Almanya’nın Aachen Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nde ürün tasarımı öğrencisi olan Moritz Steiner, bu hazineye parlak bir ışık tutuyor. Steiner’in geliştirdiği Lavabo projesi, anaokulu çocukları için tasarlanmış renkli bir el yıkama istasyonu. Hem tasarlamış hem de üretmiş; yani lafta kalmamış, işi bitirmiş.

Çocuk Boyutunda Bir Hijyen Deneyimi

Lavabo, adından da anlaşılacağı gibi basit bir lavabo değil. Steiner, çocukların boyuna ve erişimine uygun, onların ilgisini çekecek canlı renklerde bir istasyon yaratmış. Anaokulu ortamında hijyen eğitimi çoğu zaman sıkıcı bir zorunluluk olarak görülür; oysa bu tasarım, el yıkamayı bir oyun alanına dönüştürüyor. Renkler, form ve işlev bir araya gelerek çocukların kendi başlarına kullanabileceği bir deneyim sunuyor.

Kütükten Bisiklet İstasyonu: Almanya’da Ahşap Mimarlık

Kütükten Bisiklet İstasyonu: Almanya’da Ahşap Mimarlık

Piyon Haber |

Kütükten Bisiklet İstasyonu: Almanya’da Ahşap Mimarlık

Almanya’nın Burgsinn kasabasında, D9 bisiklet rotası üzerinde yeni bir istasyon var: ToB.Studio imzalı Burgsinn Bisiklet Dinlenme İstasyonu. Kasaba ile çevredeki peyzaj arasındaki geçiş noktasında, hem işlevsel hem de sembolik bir eşik oluşturuyor. Peki, sıradan bir bisiklet parkından nasıl oluyor da mimarlık dünyasında konuşulan bir projeye dönüşüyor? Cevap, yerel malzeme ve küresel düşüncede gizli.

Kütük İstifinin Mimariye Dönüşümü

Yapının en çarpıcı özelliği, formunu doğrudan bölgenin ormancılık tarihinden alması. İstiflenmiş ahşap kütüklerin görsel dilini yeniden yorumlayan kompakt bina, masif bir hacim olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bu masiflik, oyulmuş nişlerle kırılıyor: barınaklı oturma alanları, girişler ve servis noktaları, geniş bir saçaklı yeşil çatının altında konumlanıyor.

Snøhetta’nın Şanghay Operası: Çatısı Halka Açık Bir Kültür Meydanı

Snøhetta’nın Şanghay Operası: Çatısı Halka Açık Bir Kültür Meydanı

Piyon Haber |

Snøhetta’nın Şanghay Operası: Bir Binadan Fazlası, Bir Kamusal Meydan

Norveçli mimarlık stüdyosu Snøhetta, yaklaşık on yıllık bir sürecin ardından Şanghay Grand Opera House’u resmen açtı. 17 Ekim 2026’da kapılarını açan yapı, Huangpu Nehri kıyısında 146.786 metrekarelik devasa bir alana yayılıyor. Ama bu haberi sıradan bir “yeni opera binası açıldı” duyurusundan ayıran şey, binanın kendisi kadar iddialı bir kamusal alan vizyonu taşıması.

Üç Sahne, Tek Bir Kamusal Fikir

Bina, toplam 4.200 koltuk kapasiteli üç ayrı salona ev sahipliği yapıyor. Bunun yanı sıra prova, prodüksiyon, eğitim, sergi ve konaklama birimleri de kompleksin içinde yer alıyor. Yani klasik anlamda bir “temsil sahnesi” değil, neredeyse günün her saatinde yaşayan bir kültür makinesi söz konusu.

Londra’nın Ödüllü Konut Projesi: Lion Green Road

Londra’nın Ödüllü Konut Projesi: Lion Green Road

Piyon Haber |

Londra’nın Ödüllü Konut Projesi: Lion Green Road

Londra’nın güneyinde, Coulsdon’da yükselen Lion Green Road konut projesi, bu yılın RIBA Stirling Ödülü’nü kazandı. Birleşik Krallık’ın en iyi yeni binası seçilen proje, yerel stüdyolar Mary Duggan Architects ve Ruff Architects işbirliğiyle hayata geçirildi. Croydon Belediyesi’nin siparişiyle inşa edilen yüksek yoğunluklu geliştirme, beş blokta toplam 157 konut sunuyor ve bu bloklar bir dizi ortak yeşil alanla birbirine bağlanıyor.

Zorlu Bir Arazide Ustaca Bir Çözüm

Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, dik eğimli ve topografik olarak zorlu bir arazide konumlanması. Daha önce otopark olarak kullanılan bu alan, tasarımcılar için ciddi bir meydan okuma oluşturmuş. Bloklar, yıldız biçimli fasetli planlara sahip ve her biri manzaraya farklı açılardan bakacak şekilde döndürülmüş. Bu sayede her konut çift cepheli olarak tasarlanmış; doğal ışık maksimum düzeye çıkarılmış.

Hiyerarşiyi Yıkan Halı Fabrikası: RIBA Ödüllü Tasarım

Hiyerarşiyi Yıkan Halı Fabrikası: RIBA Ödüllü Tasarım

Piyon Haber |

Hiyerarşiyi Yıkan Halı Fabrikası: RIBA Ödüllü Tasarım

Bangladeş’in Rangpur kentinde, Dakka merkezli Nakshabid Architects tarafından tasarlanan ve işyeri hiyerarşilerini yıkmayı amaçlayan bir halı fabrikası, 2026 RIBA Uluslararası Ödülü’nü kazandı. Green Field Factory adlı proje, Kraliyet İngiliz Mimarlar Enstitüsü (RIBA) tarafından Birleşik Krallık dışındaki en iyi yeni yapıya verilen iki yıllık ödülün beşinci sahibi oldu.

İnsan Odaklı Tasarım ve Pasif İlkeler

RIBA jürisi, Nakshabid Architects’i fabrikayı pasif tasarım ilkelerini içerecek ve 5.000 çalışanının refahını önceliklendirecek şekilde tasarladığı için övdü. RIBA Başkanı Christ Williamson, “Green Field Factory, Güney Asya’da ve ötesinde üretim mimarisini yeniden tanımlıyor” dedi. “İnsanları, refahı ve günlük deneyimlerini merkeze alarak ve kadın işgücünü aktif olarak destekleyerek, düşünceli tasarımın geleneksel hiyerarşileri parçalayarak derin sosyal ve çevresel değişim yaratabileceğini kanıtlıyor.”

Diğer Etiketler