
TAKK, MAXXI’de Pembe Tüylü Bir Başkaldırıyla Karşımızda
TAKK, MAXXI’de Pembe Tüylü Bir Başkaldırıyla Karşımızda
Roma’daki Zaha Hadid imzalı MAXXI Müzesi, lobisini sanatçılara açarak ziyaretçileri mekana çekme konusunda iddialı bir adım attı. Geçen yıl Nacho Carbonell’in Memory adlı çalışmasıyla başlayan bu girişimin ikinci durağında ise İspanyol mimarlık ofisi TAKK var. Mireia Luzárraga ve Alejandro Muiño’nun kurduğu ofis, Con-Vivere adını verdikleri enstalasyonla hem fantastik bir atmosfer yaratıyor hem de günümüzün en acil meselelerine parmak basıyor.
Süslemeye Feminist Bir Bakış
Enstalasyon, beşik benzeri oval bir karşılama istasyonuyla başlıyor. Işıklarla çevrili bu yapı, adeta çiçeklerle kaplanmış durumda. TAKK, Modernist mimarlığın süslemeyi “gereksiz” ilan etmesine karşı çıkıyor. Luzárraga’ya göre bu tutumun arkasında cinsiyetçi bir önyargı var: “Süsleme toz ve hastalık çeker deniyordu ama asıl neden, süslemenin kadınsı emekle ilişkilendirilmesiydi.” Bu nedenle TAKK, geleneksel olarak “kadın işi” sayılan teknikleri ve mimarlıkta pek görülmeyen renkleri kullanmaktan çekinmiyor.
