#Tasarim Etiketi

Bu etikete sahip 68 yazı bulundu

106 Yıllık Apartman Loft’a Dönüştü: Renk Kodlu Yapı

106 Yıllık Apartman Loft’a Dönüştü: Renk Kodlu Yapı

Piyon Haber |

106 Yıllık Apartman Loft’a Dönüştü: Renk Kodlu Yapı

Barcelona’nın Sarrià semtinde, 1919’dan kalma bir apartmanın içindeki 36 metrekarelik daire, NOT A STUDIO imzasıyla yeniden hayat buldu. 15 metrekarelik bir asma katı da bulunan bu kompakt alan, nesiller boyu aile mülkiyetinde kalmış. Yeni müdahale, yıllar içinde eklenen bölmeleri kaldırarak mekanın orijinal hacmini geri kazandırmış ve neredeyse beş metrelik tavan yüksekliğini vurgulamış.

Yapıyı Açığa Çıkarmak: Renk Kodlu Bir Düzenleme

Proje, binanın yaşını gizlemek yerine orijinal yapısal elemanları gözler önüne seriyor. Kirişler ve kolonlar mavi, yeşil ve sarı tonlarında boyanarak işlevsel öğeler görsel işaretçilere dönüştürülmüş. Bu renk paleti, mutfağın üzerinde asılı duran mavi kemerli aydınlatma elemanından yeşil yapısal desteklere ve soluk dolaplara kadar tüm daireye yayılıyor.

Kendi Enerjisini Üreten Kapsül: Pilsiz Su Arıtma Devrimi

Kendi Enerjisini Üreten Kapsül: Pilsiz Su Arıtma Devrimi

Piyon Haber |

Kendi Enerjisini Üreten Kapsül: Pilsiz Su Arıtma Devrimi

Temiz içme suyuna erişim, dünya genelinde milyarlarca insan için hâlâ büyük bir sorun. Geleneksel yöntemler pahalı altyapı, kimyasal katkılar veya sürekli güç kaynağı gerektiriyor. Ancak Yonsei Üniversitesi öncülüğündeki uluslararası bir ekip, bu soruna radikal bir çözüm sunuyor: Kendi kendine güç üreten, yüzen bir kapsül.

Cihaz Nasıl Çalışıyor?

Araştırmacılar, Nature Water dergisinde yayımlanan çalışmada, “yüzdürme kaynaklı algılama ve dezenfeksiyon” (FDGD) kapsülünü tanıtıyor. Bu kompakt cihaz, su kalitesini ölçüp mikroorganizmaları etkisiz hale getiriyor. Kullanıcı, kapsülü yaklaşık üç saniye çalkalayarak ilk aşamayı başlatıyor. Bu hareket, içteki elektromanyetik jeneratörü çalıştırarak suyun toplam çözünmüş katı madde (TDS) seviyesini ölçmek için yeterli elektriği üretiyor. Sonuçlar Bluetooth ile akıllı telefona veya akıllı saate iletilir.

Eva Jospin: Kartonla Kozmik Ormanlar Yaratan Heykeltıraş

Eva Jospin: Kartonla Kozmik Ormanlar Yaratan Heykeltıraş

Piyon Haber |

Eva Jospin: Kartonla Kozmik Ormanlar Yaratan Heykeltıraş

Yıllardır gelecek hakkındaki konuşmalar hep yenilik, teknoloji, hızlı sistemler üzerineydi. Oysa en çarpıcı vizyonlar, beklenmedik bir yerden geliyor: zanaatın korunması, malzeme bilgisi ve insanın anlam yaratma kapasitesi. İşte bu dönüşümü en güçlü temsil eden isimlerden biri Eva Jospin.

Kartonun Dönüşümü: Atıktan Sanata

Fransız sanatçı, çoğunlukla atık karton kullanarak devasa ormanlar, mağaralar, mimari yapılar ve hayali manzaralar inşa ediyor. Binlerce kesik, katman ve el işçiliğiyle endüstriyel atık, olağanüstü karmaşıklıkta etkileşimli enstalasyonlara dönüşüyor. Yaratıcı üretimin giderek otomatikleştiği bir çağda, Jospin’in pratiği beklenmedik şekilde radikal.

Çölde Yıldızlara Uzanan Taş Fener: Heatherwick’ten AlUla Manara

Çölde Yıldızlara Uzanan Taş Fener: Heatherwick’ten AlUla Manara

Piyon Haber |

Çölde Yıldızlara Uzanan Taş Fener: Heatherwick’ten AlUla Manara

“Gözlemevi” deyince aklınıza ne geliyor? Muhtemelen uzak bir dağ tepesinde, soğuk beton bir kubbe ve içinde sadece astrofizikçilerin gezindiği steril bir laboratuvar. İşte o imaj şimdi ciddi bir yenilemeden geçiyor. Heatherwick Studio, Suudi Arabistan’ın kuzeybatısındaki antik AlUla kenti yakınlarında, çölden yükselecek taş kaplı bir astroturizm merkezi ve gözlemevi olan AlUla Manara‘yı tanıttı. Tasarım uluslararası bir yarışmayı kazandı ve AlUla Kraliyet Komisyonu tarafından onaylandı. İsmi bile hikayeyi anlatıyor: “Manara”, Arapça’da “deniz feneri” demek. Bina tam da bu: çölde denize değil, doğrudan kozmosa işaret eden bir işaret fişeği.

Lahey’de Şişirilebilir Sanat: Dev Enstalasyonlar Müzeyi Havaya Taşıyor

Lahey’de Şişirilebilir Sanat: Dev Enstalasyonlar Müzeyi Havaya Taşıyor

Piyon Haber |

Lahey’de Şişirilebilir Sanat: Dev Enstalasyonlar Müzeyi Havaya Taşıyor

Lahey, bir müzeyi yeniden tanımlaması beklenmeyecek son şehirlerden biri. Ama 22 Mayıs - 21 Haziran 2026 tarihleri arasında, tam da bu nedenle en ilginç şehir haline geliyor. BlowUp Art Den Haag’ın beşinci yıl dönümü olan BlowUp Jubilee, kentin tarihi Museum Quarter bölgesini Avrupa’nın en yaratıcı tasarımcılarından 24 şişirilebilir sanat eseriyle dolduruyor. Sonuç mu? Kamusal sanatta şu anda olan en sessiz radikal işlerden biri.

Cateto Club: Bir Mimarlık Hatırası Olarak Tasarım

Cateto Club: Bir Mimarlık Hatırası Olarak Tasarım

Piyon Haber |

Cateto Club: Bir Mimarlık Hatırası Olarak Tasarım

Hatıra eşyaları genellikle geçici, hatta gereksiz görülür: kartpostallar, magnetler, kar küreleri… Bir yeri avuç içine sığdıran bu küçük nesneler, aslında anılar silindikten sonra o yerin hissini korur. Cateto Club, İspanya’nın Costa del Sol kıyısındaki bu mantığı mimarlığa taşıyor: Ne bir kopya, ne de nostaljik bir canlandırma. O, bir hatıra gibi inşa edilmiş bir mekân.

60’ların Ruhu: Özgürlük ve Kaçış

1960’larda Costa del Sol, turizm, kaçış ve özenle kurgulanmış bir özgürlük sahnesiydi. N-340 karayolu boyunca sıralanan kulüpler, oteller ve yol kenarı yapıları görülmek, fotoğraflanmak, hatırlanmak ve efsaneleşmek için tasarlandı. Cepheleri gösterişle flört ederken iç mekânları kısıtlayıcı sosyal gerçeklikten bir sığınak sundu. Cateto Club, bu dünyaya bakıyor ama onu pastişe dönüştürmüyor.

Baobab’dan Esinlenen Yüzen Santral: Enerji ve Rehabilitasyon

Baobab’dan Esinlenen Yüzen Santral: Enerji ve Rehabilitasyon

Piyon Haber |

Baobab’dan Esinlenen Yüzen Santral: Enerji ve Rehabilitasyon

Madagaskar, eşsiz biyoçeşitliliğiyle tanınır ama halkının büyük kısmı elektriksiz yaşıyor. Enerji krizi, ekonomik zorlukları ve suç oranlarını tetiklerken, hapishaneler aşırı kalabalık. İşte tam bu noktada, İranlı tasarımcı Ahmad Eghtesad’ın ‘Baobab Şelalesi’ projesi devreye giriyor.

Baobab Ağacından İlham Alan Tasarım

Proje, adını Madagaskar’ın sembolü olan ve zorlu koşullarda su depolayarak hayatı sürdüren Baobab ağacından alıyor. Tıpkı bu ağaç gibi, yapının merkezi ‘gövde’ kısmı çok katlı bir idari ve yaşam merkezi olarak yükseliyor. Etrafını saran devasa şelale ise Baobab’ın koruyucu dallarını andırıyor. Bu şelale, derin okyanus suyunu türbinlere yönlendirerek kesintisiz yenilenebilir enerji üretiyor.

Malzemenin Ruhu: SIN’in FIELD Koleksiyonu ile Aydınlatma Sanatı

Malzemenin Ruhu: SIN’in FIELD Koleksiyonu ile Aydınlatma Sanatı

Piyon Haber |

Malzemenin Ruhu: SIN’in FIELD Koleksiyonu ile Aydınlatma Sanatı

Hepimiz çevremizin, seçimlerimizin ve içsel kodlamamızın bir ürünüyüz. Peki ya evlerimiz? SIN’in FIELD koleksiyonu, tam da bu sorudan yola çıkıyor: Işığı bir prensip olarak ele alan abajurların malzemeselliğini sorguluyor ve belki de bizi kendi ışığımızı nasıl yaydığımızı düşünmeye davet ediyor.

Sistemin Sadeliği, Sonsuz Olasılıklar

FIELD sistemi ilk bakışta yalın: Duvara monte edilen bir panel, arkasında bir aydınlatma elemanı barındırıyor. Montaj sonrası, çeşitli malzemelerden üretilmiş abajur, bir pul ve vida sistemiyle yerine oturtuluyor. Bu basit mekanizma, düzlem olabilecek her şeyi abajura dönüştürme potansiyeli sunuyor. 120 farklı kombinasyonla, bu iddialı parçaların sınırı yok. SIN’in detaylara verdiği önem ve uzun ömürlülük anlayışı, zamanla değişen zevklere de saygı duyuyor.

Yanık Taş Ev Sosyal Merkeze Dönüştü: Kırsal Dönüşüm Modeli

Yanık Taş Ev Sosyal Merkeze Dönüştü: Kırsal Dönüşüm Modeli

Piyon Haber |

Yanık Taş Ev Sosyal Merkeze Dönüştü: Kırsal Dönüşüm Modeli

2018’deki yangınlarla kül olan bir taş ev, şimdi Muimenta köyünün kalbinde yeniden atıyor. FIRM ve BASED Architecture imzalı bu dönüşüm, yalnızca bir binayı kurtarmakla kalmıyor; Model Köy girişiminin bir parçası olarak kırsal alanlardaki nüfus kaybına karşı somut bir çözüm sunuyor.

Teraslı Araziden İlham Alan Tasarım

Galiçya’ya özgü ‘socalcos’ teraslama yöntemi, projenin omurgasını oluşturuyor. Mimarlar, eğimli araziyi düzleştirmek yerine farklı kotları kucaklayarak dolaşımı ve işlevleri bu seviyelere göre organize etmiş. Bu yaklaşım, yapının çevresiyle uyumunu güçlendirirken kullanıcıya katmanlı bir mekansal deneyim sunuyor.

LEGO Sagrada Familia: 12.060 Parçalık Dev Set Geldi

LEGO Sagrada Familia: 12.060 Parçalık Dev Set Geldi

Piyon Haber |

LEGO Sagrada Familia: 12.060 Parçalık Dev Set Geldi

Barselona’nın kalbinde, Eixample semtinde yükselen Sagrada Familia, bitmemişliğin ve sürekli dönüşümün sembolü. Antoni Gaudí’nin bu başyapıtı, taş, ışık ve organik formların dansıyla adeta yaşayan bir organizma. Şimdi LEGO Group, İspanyol mimarın ölümünün 100. yılında bu mimari destanı tuğlalara döküyor.

LEGO Architecture Sagrada Familia: Bir Başyapıtın Minyatürü

LEGO Architecture serisinin en iddialı setlerinden biri olan Sagrada Familia, tam 12.060 parçadan oluşuyor. Bu, LEGO’nun parça sayısı bakımından en büyük yapı seti unvanını taşıyor. Set, bitmiş bir modelden çok, bir yapım sürecini deneyimleme fırsatı sunuyor.

Zanaat ve Algoritmanın Dansı: Geleceği İplik İplik Örmek

Zanaat ve Algoritmanın Dansı: Geleceği İplik İplik Örmek

Piyon Haber |

Zanaat ve Algoritmanın Dansı: Geleceği İplik İplik Örmek

On yıl önce Rotterdam’daki bir stüdyoda, sevgili bir arkadaşımla interneti somutlaştırmaya koyulduk. Hiper bağlantılı çağımızın ağırlıksız, sürtünmesiz gürültüsünün, ellerimizi sürdüğümüzde nasıl hissettireceğini merak ediyorduk. Sonucu 2016 Milano Tasarım Haftası’nda sergiledik: Trame Virtuali. Dört metre uzunluğunda, kadim bir teknikle algoritmik mantığın çarpışmasından doğan bir duvar halısı.

Dijital Dedikodunun Dokuması

Tarih boyunca halı, bir hikâye anlatıcısı, yerel kültürün mitlerini taşıyan bir tekstil arşivi işlevi gördü. Biz sadece senaryoyu güncelledik. Twitter’dan saatlik trend konuları çeken bir kod yazdık ve alfabenin her harfini belirli bir tekstil bağlantısına eşleyerek dijital eterin geçici gevezeliğini canlı bir dokuma desenine dönüştürdük.

Kaidenin İsyanı: Francesco Faccin’in Heykelsi Protagonistleri

Kaidenin İsyanı: Francesco Faccin’in Heykelsi Protagonistleri

Piyon Haber |

Kaidenin İsyanı: Francesco Faccin’in Heykelsi Protagonistleri

Francesco Faccin’in Piedistalli sergisi, kaideyi arka plandan çıkarıp kendi varlığını ilan ediyor. Roma’daki Galleria Giustini / Stagetti’de sunulan sergi, sanatı destekleme görevini üstlenen nesnenin kültürel, sembolik ve mekansal rolü üzerine neredeyse yirmi yıllık bir araştırmanın sonucu. Kaide, burada nötr bir taban olmaktan çıkıp; algıyı şekillendiren, dikkati yönlendiren ve sanat eseri ile izleyici arasındaki ilişkiyi düzenleyen aktif bir araç haline geliyor.

Pasif Destekten Aktif Özneye

İtalyan tasarımcı için kaide hiçbir zaman pasif değildir. Yükseklik, malzeme, orantı ve yerleştirme yoluyla nesnelerin görülme ve anlaşılma koşullarını şekillendirir. Sergi, bu gözden kaçan mimari elemanın şiirsel ve radikal bir yeniden değerlendirmesini sunarak, onu sanat eseri ile dünya arasında bir eşik olarak çerçeveliyor.

Moffat Takadiwa: Plastik Atıkları Hafıza Dokumasına Dönüştürmek

Moffat Takadiwa: Plastik Atıkları Hafıza Dokumasına Dönüştürmek

Piyon Haber |

Moffat Takadiwa: Plastik Atıkları Hafıza Dokumasına Dönüştürmek

Harare’de yaşayan sanatçı Moffat Takadiwa, küresel tüketimin sert artıklarını topluyor ve onları beklenmedik biçimde yumuşak, bedensel ve hafıza dolu yüzeylere dönüştürüyor. Bilgisayar tuşları, diş fırçası başlıkları, şişe kapakları, düğmeler, taraklar ve oje parçaları… Tüm bu nesneler özenle ayrıştırılıp dokuma, heykel ve arşiv arasında gidip gelen işlere dönüşüyor.

Uzaktan bakıldığında bu eserler törensel deriler, kalkanlar ya da devasa takılar gibi görünüyor. Yaklaştıkça ise görüntü binlerce küçük plastik parçaya ayrılıyor; her biri kullanım, ticaret, atık ve dokunuş izleri taşıyor. Takadiwa, bu sabırlı yeniden yapım süreciyle atığı bir onarım malzemesi diline dönüştürüyor.

Çamurdan Yosuna: i/thee Mimarlığı Nasıl Dinliyor?

Çamurdan Yosuna: i/thee Mimarlığı Nasıl Dinliyor?

Piyon Haber |

Çamurdan Yosuna, Ahşaptan Havaya: i/thee Mimarlığı Dinliyor

Deneysel tasarım stüdyosu i/thee, “yumuşaklığı” dünyayla çalışmanın bir yolu olarak benimsiyor. Çamura, yosuna, kağıda, ahşaba, havaya ve oyuna faillik tanıyan bu yaklaşım, komut vermek yerine alışveriş yoluyla inşa ediyor. Kamusal enstalasyonlar, deneysel barınaklar ve peyzaj pavyonları aracılığıyla malzemeler dökülüyor, aşındırılıyor, lamine ediliyor, istifleniyor veya toprağa dökülüyor; ardından yerçekimi, dokunuş, iklim ve şansın izlerini taşımalarına izin veriliyor.

Kozensiyans: Canlı ve Cansızı Birleştiren Duyarlılık

Ekip, pratiğini “kozensiyans” (cosentience) kavramıyla tanımlıyor. Bu terim, canlı ve cansız şeyleri birbirine bağlamak için kullanılıyor. Bu duyarlılık, çalışmalara alışılmadık bir hassasiyet kazandırıyor. Bir pavyon bir su birikintisi gibi davranabiliyor; bir oyun yapısı yetişkinleri bedensel meraka davet edebiliyor; bir kağıt barınak, toprağa kazılmış bir çukurda başlayabiliyor. Her durumda, stüdyonun mimarisi formunu temas yoluyla kazanıyor.

Nike Havayı Kumaşa Dönüştürdü: ACG Radical AirFlow İnceledik

Nike Havayı Kumaşa Dönüştürdü: ACG Radical AirFlow İnceledik

Piyon Haber |

Nike Havayı Kumaşa Dönüştürdü: ACG Radical AirFlow İnceledik

Tasarım dünyasında bazen öyle bir ürün çıkar ki, ona bakarken gözlerinizi alamazsınız. Sonra nasıl çalıştığını öğrenirsiniz ve her şey yerli yerine oturur. İşte tam olarak böyle bir an yaşandı: 2025 Western States Endurance Run’da trail koşucusu Caleb Olson, yarış tarihinin en hızlı ikinci derecesiyle bitiş çizgisini geçtiğinde, herkes alkışladı ve ardından hemen sormaya başladı: “O giydiği şey ne?”

Görünüşün Ötesinde Bir Fonksiyon

Tişörtün adı Nike ACG Radical AirFlow. Ona “tişört” demek biraz cömertçe olabilir; daha çok matkap ucuyla delik deşik edilmiş bir kazak gibi görünüyor. Kumaşın üzerinde koni şeklinde delikler, Nike’ın deyimiyle “hava kanalları” oluşturuyor. Bunlar sadece dekoratif değil (gerçi öyle de olabilirler), aynı zamanda fizik kurallarına dayalı bir işlev taşıyor. Tasarım, Bernoulli prensibi ve Venturi etkisini kullanıyor. Kısaca: hava dar bir açıklıktan geçerken hızlanır ve basınç düşer. Nike bu fenomeni, koşarken vücudunuzun üzerinde duran bir kumaş katmanına işlemiş.

Özerk Mimarlık: Latin Amerika’da Yaşam Sistemleri

Özerk Mimarlık: Latin Amerika’da Yaşam Sistemleri

Piyon Haber |

Özerk Mimarlık: Latin Amerika’da Yaşam Sistemleri

Bir binanın yaşanabilir hale gelmesi için önce suyun gelmesi, enerjinin üretilmesi, yiyeceğin yetiştirilmesi ya da taşınması ve atıkların yok edilmesi gerekir. Bu süreçler genellikle mimarlığın dışında tutulur, oysa gündelik yaşamın en temel koşullarını şekillendirirler. İşte bu nedenle kendi kendine yeterli topluluklar fikri, ilk bakışta göründüğünden daha karmaşıktır. Bir yerin enerji, su, yiyecek, barınma ve atık yönetimi gibi ihtiyaçlarını daha fazla karşılamasını çağrıştırabilir. Ancak birçok Latin Amerika bağlamında özerklik, dünyadan tamamen kopmak değildir; günlük yaşamın sistemlerini kullanan, bakımını üstlenen ve sahiplenen insanlara yaklaştırmanın bir yoludur.

Tarihi Tuğla Tekniği Serpentine Pavyonu’nda: Crinkle-Crankle Duvarlar

Tarihi Tuğla Tekniği Serpentine Pavyonu’nda: Crinkle-Crankle Duvarlar

Piyon Haber |

Tarihi Tuğla Tekniği Serpentine Pavyonu’nda: Crinkle-Crankle Duvarlar

Londra’nın ikonik yaz etkinliği Serpentine Pavyonu, 25. yılında Lanza Atelier imzası taşıyor. Stüdyo, İngiliz bahçe duvarlarından ilham alan bir pavyonla geçmişle bugün arasında bir köprü kuruyor. Dezeen’in özel videosunda tasarımın ardındaki hikaye anlatılıyor.

Dalgalı Duvarların Sırrı: Tasarruf ve Estetik

Pavyon, adını İngiliz ‘crinkle-crankle’ duvarlarından alıyor. 18. ve 19. yüzyıllarda tuğla vergisinin yüksek olduğu dönemde, bu dalgalı yapı tek sıra tuğlayla sağlam bir duvar örmeyi mümkün kılıyordu. Stüdyo ortak kurucusu Isabel Abascal, “Düz bir tuğla duvarın devrilmemesi için en az iki sıra tuğla gerekirken, dalgalı duvar tek sırayla ayakta kalabiliyor” diyor.

MAXXI’de Bahçe ve Dinlenme: TAKK’ten Ortak Yaşam Ritüelleri

MAXXI’de Bahçe ve Dinlenme: TAKK’ten Ortak Yaşam Ritüelleri

Piyon Haber |

MAXXI’de Bahçe ve Dinlenme: TAKK’ten Ortak Yaşam Ritüelleri

Bir müzeye girdiğinizde sizi karşılayan şey tabelalar ve beton ise, TAKK’ın MAXXI’deki enstalasyonu tam tersini vaat ediyor: bitkiler, ışıklar ve ortak dinlenme alanları. Barcelona ve New York merkezli stüdyo, “con-vivere” adlı enstalasyonuyla Roma’daki müzenin giriş holünü, mimarinin bir arada yaşama aracına dönüştüğü bir peyzaja çeviriyor.

ENTRATE Programının İkinci Bölümü

MAXXI Mimarlık ve Tasarım Bölümü’nün küratörü Martina Muzi tarafından yürütülen uzun vadeli program ENTRATE’ın ikinci bölümü olarak sunulan enstalasyon, adeta bir çevresel koşul gibi işliyor. TAKK’ın con-vivere’i, ekolojinin ilişkisel ve bedensel bir şey olduğunu vurguluyor ve özen, karşılıklılık ve bağımlılık temelinde bir mekansal strateji öneriyor. Dairesel formlar katı geometrilerin yerini alıyor, sera lambaları bitki örtüsünü ve insan bedenlerini besliyor, aromatik türler yavaşlık ve dikkat için tasarlanmış alanlarda kokularını yayıyor.

33 m²’lik Tiny House: İki Yatak Odası, Manzara ve Sıfır Taviz

33 m²’lik Tiny House: İki Yatak Odası, Manzara ve Sıfır Taviz

Piyon Haber |

33 m²’lik Tiny House: İki Yatak Odası, Manzara ve Sıfır Taviz

Küçük evler denince aklınıza ne geliyor? Tavana yakın dar bir yatak, mutfakla birleşik oturma alanı, sürekli “idare etme” hissi? Byron Bay işte bu klişeyi yıkıyor.

Removed Tiny Homes, Brisbane merkezli bir üretici. Sessiz sedasız Avustralya’nın en çok konuşulan tiny house markalarından biri haline gelmişler. Byron Bay modeli ise adını aldığı sahil kasabası kadar cömert: 8.4 metre uzunluk, 2.5 metre genişlik ve 4.3 metre yükseklik. Karayoluyla taşınabilir tiny house’ların üst sınırında yer alan bu ölçüler, iç mekânda hemen kendini hissettiriyor.

Kütük ve Camın Adası: Salt Spring’de Olson Kundig’den Bir Şaheser

Kütük ve Camın Adası: Salt Spring’de Olson Kundig’den Bir Şaheser

Piyon Haber |

Kütük ve Camın Adası: Salt Spring’de Olson Kundig’den Bir Şaheser

Kanada’nın vahşi batı kıyılarında, Salt Spring Adası’nın el değmemiş doğasına usulca dokunan bir yapı var: Daisy Ranch. Britanya Kolumbiyası’nın büyüleyici köşelerinden bu ada, yüksek kayalıkları, yemyeşil çayırları ve anıtsal ağaçlarıyla başlı başına bir hikaye kitabı sahnesini anımsatır. İşte bu benzersiz coğrafyada, ismi çocukluk düşlerini çağrıştıran, mimarisiyle ise derin bir ifade taşıyan Daisy Ranch, Olson Kundig’in son dönem projeleri arasında bir yıldız gibi parlıyor. Tasarım direktörü Tom Kundig liderliğindeki bu konut, Salt Spring Adası’nın ağaçlarla çevrili, engebeli kayalıklarına adeta bir eldiven gibi oturarak, rahatlığı, sağlamlığı ve tavizsiz özgünlüğü bir arada sunuyor.

Diğer Etiketler