#Tasarim-Elestirisi Etiketi

Bu etikete sahip 5 yazı bulundu

Tavan Rayı Yükünü Otomatik Kaldıran Sistemler: Tehlike mi?

Tavan Rayı Yükünü Otomatik Kaldıran Sistemler: Tehlike mi?

Piyon Haber |

Tavan Rayı: Konfor mu, Eziyet mi?

Tavan rayı, aracınızın üstüne eşya taşımanın en pratik yolu. Ancak bu pratikliğin bedeli, ağır bir valizi başınızın üstünde dengeleyerek geçirdiğiniz sinir bozucu anlardır. İşte tam da bu noktada imdadınıza yetişen bir fikir var: Yükü sizin yerinize kaldırıp indiren otomatik kollar. Peki bu sistemler gerçekten hayat kurtarıyor mu, yoksa yeni bir baş ağrısı mı yaratıyor? Gelin bu Çin çıkışlı teknolojiyi masaya yatıralım.

Tavan Rayı Kullanmanın Zorlukları

Tavan rayı, özellikle uzun yolculuklarda bagaj kapasitesini önemli ölçüde artırır. Ancak yükü yerleştirmek için aracın yanında adeta yoga yapmanız gerekir. Ağır yükleri kaldırırken bel fıtığı riski bile söz konusu. Üstelik yükü yanlış sabitlerseniz, sürüş güvenliğinizi tehlikeye atarsınız. Bu yüzden yükü kaldırma ve indirme işlemini otomatikleştirmek, sadece bir konfor değil, aynı zamanda bir güvenlik ihtiyacı.

Buluntu Nesnelerin Gücü: John Meng’in Puro Kül Kedisi

Buluntu Nesnelerin Gücü: John Meng’in Puro Kül Kedisi

Piyon Haber |

Buluntu Nesnelerin Gücü: John Meng’in Puro Kül Kedisi

Endüstriyel tasarımda bazen en çarpıcı işler, en sıradan nesnelerden doğar. Zhangzhou merkezli tasarımcı John Meng’in ‘Achille’ adlı puro kül kedisi, işte tam da bu anlayışın somut bir örneği. Core77’de yayınlanan habere göre Meng, buluntu bir obje olarak tasarladığı bu kül kedisiyle, Joe Colombo gibi ‘kötü alışkanlıklar’ üzerine odaklanan tasarımcıların mirasını selamlıyor.

John Meng’in Puro Kül Kedisi: Buluntu Nesnelerin Tasarım Gücü

Endüstriyel Bir Vals

Meng’in tasarımı, adeta bir inşaat artığı ya da makine parçasını andırıyor. Ham görünümüne rağmen işlevsellikten ödün vermiyor: geniş kül haznesi, sigara söndürme girintileri ve puro yuvası… Her detay, kullanıcı deneyimini düşünen bir zekayı yansıtıyor. Bu, ‘brütalist’ bir estetikle dans eden bir işlevsellik.

Philips’in Çift Taraflı Monitörü: Tasarım Hatası mı?

Philips’in Çift Taraflı Monitörü: Tasarım Hatası mı?

Piyon Haber |

Philips’in Çift Taraflı Monitörü: Tasarım Hatası mı?

Philips, iş ve otelcilik sektörü için çift taraflı 24 inçlik bir monitör piyasaya sürdü. Şirket, bu düzenin “benzersiz kolaylık” sunduğunu ve “kusursuz iş birliği” sağladığını iddia ediyor. Fikir, yüz yüze toplantılarda bilgi paylaşımını kolaylaştırmak. Ancak ergonomik açıdan bu konseptin doğası gereği kusurlu olduğunu düşünüyorum.

Sorun Nerede?

Yüz yüze bir toplantının amacı, karşınızdaki kişinin yüzünü görmektir. Ekranlara baktığımızda ise ideal olarak görüş alanımıza dik olmalıdırlar. Bu monitörü tam karşıdan görebilmek için, iki kişinin yüz hizasına yerleştirilmesi gerekir ki bu da birbirinizi görmenizi engeller. Elbette kimse böyle yapmaz; bu yüzden ekran ya tezgah gibi yüz hizasının altına ya da masanın yan tarafına konur. Her iki durumda da katılımcılar ekrana çarpık bir açıdan bakar ve bu kısa sürede rahatsız edici hale gelir.

Rachel Youn’un Huzursuz Makineleri: Bakımın Sınırlarında

Rachel Youn’un Huzursuz Makineleri: Bakımın Sınırlarında

Piyon Haber |

Rachel Youn’un Huzursuz Makineleri: Bakımın Sınırlarında

Venedik’teki Scuola Piccola Zattere’de devam eden “Unruly Vessel” sergisinde, Rachel Youn’un heykelleri bir an bile durmuyor. Elektrikli masaj aletleri sonsuz bir yoğurma ritüeline girmiş, egzersiz makineleri hiçbir yere kürek çekiyor, yapay bitkiler ise yeniden kullanılmış motorların gücüyle titreyip kıvranıyor. Bu kinetik enstalasyonlar, bedeni rahatlatmak, iyileştirmek ya da geliştirmek için tasarlanmış nesneleri sonsuz bir hareket döngüsüne hapsediyor. Youn’un işleri, öz-bakım ve öz-disiplin arasındaki rahatsız edici ilişkiye dikkat çekiyor; tekrarlayan iyileştirme eylemlerinin nasıl bir dayanıklılık sınavına dönüşebileceğini gözler önüne seriyor.

Balmuda Saati: Sadeliği Karmaşaya Çeviren Bir Tasarım İronisi

Balmuda Saati: Sadeliği Karmaşaya Çeviren Bir Tasarım İronisi

Piyon Haber |

Balmuda Saati: Sadeliği Karmaşaya Çeviren Bir Tasarım İronisi

Tasarım dünyası ne zaman gerçek basitliğin ve işlevselliğin ruhani halefini bulacak? Dietrich Lubs imzalı Braun AB 1 masa saati, bu soruyu sorduğumuzda karşımıza çıkan erişilmesi zor bir zirve gibidir. Lubs’un tasarımı, sadelik ve okunabilirlik konusunda hâlâ aşılmaz bir standart belirliyor; formu ve rengi ustaca kullanarak, günümüzün ‘yenilik’ ve ‘göz kamaştıran özellikler’ peşinde koşuşunda sıkça yitirdiğimiz bir tasarım duruşu sergiliyor. Günümüzde ürün tasarımının birincil görevi, maalesef kullanıcının sorununu çözmekten çok, kalabalık pazarın gürültüsünü delip geçerek kendine bir yer açmak haline geldi.

Diğer Etiketler