#Tasarim-Elestirisi Etiketi

Bu etikete sahip 13 yazı bulundu

Prefabrik Evde Standardizasyon Yok: M38 House

Prefabrik Evde Standardizasyon Yok: M38 House

Piyon Haber |

Prefabrik Evde Standardizasyon Yok: M38 House

Mimarlık dünyasında prefabrik denince hâlâ birçok kişinin aklına tek tip, ruhsuz kutular gelir. Ancak Brezilyalı Muda Prefab’ın M38 House projesi, bu önyargıyı yerle bir etmek için yola çıkmış. 38 metrekarelik bu prefabrik ev, “İnşaatı endüstrileştirirken mimarlığı nasıl standartlaştırmayız?” sorusuyla doğmuş. Yani mesele sadece hızlı üretim değil; tasarımın kimliğini koruyarak seri üretime geçmek.

Fabrikada Doğan, Fabrikada Sergilenen Ev

M38 House’un ilk örneği, üretildiği atölyenin içine kurulmuş. Bu sayede ziyaretçiler, evi bir showroom gibi gezerek mekânları deneyimleyebiliyor ve malzemeleri üretim bağlamında tanıyabiliyor. Bu yaklaşım, prefabrikasyonun soğuk yüzünü kırmakla kalmıyor; aynı zamanda tasarım sürecini şeffaflaştırıyor. Evin fabrikadan çıkıp nakliye ve montaj aşamalarına uyum sağlaması için mekân kurgusu doğrudan üretim süreciyle hizalanmış.

Origami Mouse: Katlanınca Küçülen, İncelen Tasarım

Origami Mouse: Katlanınca Küçülen, İncelen Tasarım

Piyon Haber |

Origami Mouse: Katlanınca Küçülen, İncelen Tasarım

Yemek masam çoğu zaman kazara çalışma masasına dönüşüyor. Kahvaltıdan sonra oraya bir dizüstü bilgisayar iniyor; ardından bir defter, bir şarj kablosu ve çalışmayı bıraktıktan çok sonra bile yerinde kalan bir fare. Akşam yemeğine doğru her şeyi yeniden taşıyorum. Bu günlük sıfırlama küçük bir can sıkıntısı gibi görünse de aslında gerçek bir tasarım problemini ortaya koyuyor: Bilgisayar aksesuarlarının çoğu, üzerinde durdukları yüzeyin başka işleri olduğunu unutarak kalıcı bir yer edinme hakkını kendilerinde görüyor. İşte OrigamiSwift katlanabilir fare bu yüzden bana bir seyahat gerecinden çok, ev-ofis nesnesi olarak daha mantıklı geliyor.

David Altrath: Mimari Fotoğrafçılıkta Mekanı Hissetmek

David Altrath: Mimari Fotoğrafçılıkta Mekanı Hissetmek

Piyon Haber |

David Altrath: Mimari Fotoğrafçılıkta Mekanı Hissetmek

Mimari fotoğrafçılık denince akla ilk gelen isimlerden David Altrath, Designboom için kaleme aldığı kişisel yazısında, bir binayı deneyimlemek ile onu fotoğraflamak arasındaki o ince çizgiyi sorguluyor. Altrath, mimari fotoğrafın sadece bir belgeleme aracı olmadığını, aynı zamanda mekanın ruhunu yakalama sanatı olduğunu vurguluyor. Peki, bir binayı gerçekten hissetmek ne demek? Ve bu hissi kareye sığdırmak mümkün mü?

Mekanı Hissetmek: İlk Saat

Altrath, bir binaya vardığında ilk bir saat boyunca genellikle fotoğraf çekmediğini itiraf ediyor. Bunun yerine etrafı dolaşıyor, ışığı, zemini, tavanı, odaların birbirine geçişini inceliyor. Malzemelerin durduğu yere göre nasıl değiştiğini gözlemliyor. Bazen binayı fotoğraflardan çok iyi biliyor, bazen yıllardır merak ettiği bir yere uzun bir yol kat ederek geliyor, bazen de hiçbir fikri olmadan varıyor. Ama genellikle aradığı şeyin ne olduğunu düşünüyor ve çoğu zaman yanılıyor.

Kırık Aynalarda Queer Anılar: Ry Van Der Hout’un Cam Mozaiği

Kırık Aynalarda Queer Anılar: Ry Van Der Hout’un Cam Mozaiği

Piyon Haber |

Kırık Aynalarda Queer Anılar: Ry Van Der Hout’un Cam Mozaiği

Toronto’nun 1866’dan kalma Spadina Müzesi, bu sonbahar alışılmadık bir sergiye kapılarını açtı. Disiplinlerarası sanatçı Ry Van Der Hout, “In Broken Light” adlı yerleştirmesiyle kırılmış ayna parçalarını ve vitrayları bir araya getiriyor. Peki kırılmak, bir son mu? Sanatçıya göre hayır: Yeni bir anlatının başlangıcı.

Kırılma Bir Son Değil, Başlangıç

Küratör Adrien Sun Hall, serginin özünü şöyle açıklıyor: “In Broken Light’ın kalbinde, paramparça olmanın bir hikayenin sonu değil, yeni bir anlatının başlangıcı olduğu fikri yatıyor.” Van Der Hout, heykel pratiğine bilinçli kırma eylemleriyle başlıyor; camları ve aynaları kırıp geleneksel Tiffany vitray teknikleriyle (kurşun lehimleme) titizlikle birleştiriyor. Bu onarılmış yüzeyler, queer oluşum ve kişisel dönüşümün metaforlarına dönüşüyor. Çatlaklar, unutulmuş tarihlerin ortaya çıktığı aralıklar haline geliyor.

BMW 3 Serisi Kokpiti Radikal Değişimle Tanıtıldı

BMW 3 Serisi Kokpiti Radikal Değişimle Tanıtıldı

Piyon Haber |

BMW 3 Serisi Kokpiti Radikal Değişimle Tanıtıldı

BMW, sekizinci nesil 3 Serisi’ni tanıttı. Otomobil, markanın yeni “Neue Klasse” tasarım dilini yansıtıyor. Dış tasarım, birkaç yıl önceki Neue Klasse konsept otomobilinin sakin ve temiz çizgilerini hatırlatıyor; sürpriz yok. Ancak kokpit, alışılagelmişin çok dışında.

Gösterge Paneli Tarihe Karışıyor

Tesla ve Volvo’nun yaptığı gibi BMW de merkezi gösterge panelini kaldırdı. Hayati veriler artık “Panoramic Vision” adı verilen, ön panelin üst kısmı boyunca uzanan ince bir şeritte sunuluyor. Bu ekran, direksiyonun üst kısmının hemen üzerinde konumlandırılmış. BMW’ye göre bu yerleşim, “Sürüş bilgileri, yolun görüşünü engellemeden sürücünün görüş alanı içinde net bir şekilde görünür” ve “merkez ile ön yolcu bölgesindeki içerik kişiselleştirilerek tüm yolcular tarafından görülebilir.”

V&A’da Veri Merkezi Temizlikçisi Olun: Playfool’un ‘The Server’ı

V&A’da Veri Merkezi Temizlikçisi Olun: Playfool’un ‘The Server’ı

Piyon Haber |

V&A’da Veri Merkezi Temizlikçisi Olun: Playfool’un ‘The Server’ı

Londra’daki V&A Müzesi, Emerging Designer Commission kapsamında sanat-tasarım ikilisi Playfool’un (Daniel Coppen ve Saki Maruyama) yeni interaktif enstalasyonu The Server‘a ev sahipliği yapıyor. 18 Ekim 2026’ya kadar görülebilecek eser, ziyaretçileri bir veri merkezi temizlikçisi rolüne sokarak dijital altyapının sürdürülmesinde hayati rol oynayan ancak genellikle göz ardı edilen emeği gündeme getiriyor. Peki, hiç düşündünüz mü: Veri merkezleri ne kadar otomatik olursa olsun, temizlik neden hâlâ insan eliyle yapılıyor?

Xu Tiantian: Güzellik Tehlikeli, Mimarlık İnsan İçin

Xu Tiantian: Güzellik Tehlikeli, Mimarlık İnsan İçin

Piyon Haber |

Xu Tiantian: Güzellik Tehlikeli, Mimarlık İnsan İçin

Mimarlık dünyası yıldız mimarlara taparken, Xu Tiantian “güzellik tehlikelidir” diyerek ezber bozuyor. Peki mimarlık kime hizmet etmeli?

Mimarlık, uzun zamandır büyük ölçekli, gösterişli yapılar ve ünlü mimarlar etrafında şekillenen bir kültürle anılıyor. Ancak Çinli mimar Xu Tiantian, bu anlayışa meydan okuyor. ArchDaily’de yayınlanan ve Louisiana Channel’da gerçekleştirilen röportajında Tiantian, mimarlığın toplum üzerindeki etkisine odaklanıyor ve “starchitecture” olarak bilinen yıldız mimarlık kültürünü sorguluyor.

Xu Tiantian: Güzellik Tehlikelidir, Mimarlık İnsan İçindir

Gençler Şehirden Kovuluyor: Tasarımın Görünmez Duvarı

Gençler Şehirden Kovuluyor: Tasarımın Görünmez Duvarı

Piyon Haber |

Gençler Şehirden Kovuluyor: Tasarımın Görünmez Duvarı

Bu yaz ABD’de “teen takeover” (genç istilası) diye bir tabir türedi. Sosyal medyada örgütlenen genç kalabalıkları şehir merkezlerinde, AVM’lerde, parklarda belirdi. Aralarında şiddet olayları da çıktı, elbette buna bir yanıt verilmeli. Ama bu tabirin kendisi çok şey anlatıyor. Belki de “Bu toplanmaların nesi yanlış?” diye sormadan önce daha rahatsız edici bir soruyu sormalıyız: Gençler nereye gitsin diye düşünmüştük?

Dezeen’de yayımlanan Christopher Martin analizinde, Batı şehirlerindeki gençlik mekânlarının nasıl yok edildiğini ve bunun tasarımın temel bir sorunu olduğunu gözler önüne seriyor. Londra’da da benzer bir durum yaşandı; Avrupa genelinde gençlerin yabancılaşması, siyasetten kopuşu ve huzursuzluğu artıyor. Yakın tarihli bir akademik makale, şehirlerin gençlere yaklaşımını “patronizing city” (tepeden bakan şehir) olarak adlandırıyor: Gençler kamusal alanda ancak denetlendiğinde, tüketim yaptığında veya yetişkin beklentilerine uyduğunda hoş görülüyor.

Tavan Rayı Yükünü Otomatik Kaldıran Sistemler: Tehlike mi?

Tavan Rayı Yükünü Otomatik Kaldıran Sistemler: Tehlike mi?

Piyon Haber |

Tavan Rayı: Konfor mu, Eziyet mi?

Tavan rayı, aracınızın üstüne eşya taşımanın en pratik yolu. Ancak bu pratikliğin bedeli, ağır bir valizi başınızın üstünde dengeleyerek geçirdiğiniz sinir bozucu anlardır. İşte tam da bu noktada imdadınıza yetişen bir fikir var: Yükü sizin yerinize kaldırıp indiren otomatik kollar. Peki bu sistemler gerçekten hayat kurtarıyor mu, yoksa yeni bir baş ağrısı mı yaratıyor? Gelin bu Çin çıkışlı teknolojiyi masaya yatıralım.

Tavan Rayı Kullanmanın Zorlukları

Tavan rayı, özellikle uzun yolculuklarda bagaj kapasitesini önemli ölçüde artırır. Ancak yükü yerleştirmek için aracın yanında adeta yoga yapmanız gerekir. Ağır yükleri kaldırırken bel fıtığı riski bile söz konusu. Üstelik yükü yanlış sabitlerseniz, sürüş güvenliğinizi tehlikeye atarsınız. Bu yüzden yükü kaldırma ve indirme işlemini otomatikleştirmek, sadece bir konfor değil, aynı zamanda bir güvenlik ihtiyacı.

Buluntu Nesnelerin Gücü: John Meng’in Puro Kül Kedisi

Buluntu Nesnelerin Gücü: John Meng’in Puro Kül Kedisi

Piyon Haber |

Buluntu Nesnelerin Gücü: John Meng’in Puro Kül Kedisi

Endüstriyel tasarımda bazen en çarpıcı işler, en sıradan nesnelerden doğar. Zhangzhou merkezli tasarımcı John Meng’in ‘Achille’ adlı puro kül kedisi, işte tam da bu anlayışın somut bir örneği. Core77’de yayınlanan habere göre Meng, buluntu bir obje olarak tasarladığı bu kül kedisiyle, Joe Colombo gibi ‘kötü alışkanlıklar’ üzerine odaklanan tasarımcıların mirasını selamlıyor.

John Meng’in Puro Kül Kedisi: Buluntu Nesnelerin Tasarım Gücü

Endüstriyel Bir Vals

Meng’in tasarımı, adeta bir inşaat artığı ya da makine parçasını andırıyor. Ham görünümüne rağmen işlevsellikten ödün vermiyor: geniş kül haznesi, sigara söndürme girintileri ve puro yuvası… Her detay, kullanıcı deneyimini düşünen bir zekayı yansıtıyor. Bu, ‘brütalist’ bir estetikle dans eden bir işlevsellik.

Philips’in Çift Taraflı Monitörü: Tasarım Hatası mı?

Philips’in Çift Taraflı Monitörü: Tasarım Hatası mı?

Piyon Haber |

Philips’in Çift Taraflı Monitörü: Tasarım Hatası mı?

Philips, iş ve otelcilik sektörü için çift taraflı 24 inçlik bir monitör piyasaya sürdü. Şirket, bu düzenin “benzersiz kolaylık” sunduğunu ve “kusursuz iş birliği” sağladığını iddia ediyor. Fikir, yüz yüze toplantılarda bilgi paylaşımını kolaylaştırmak. Ancak ergonomik açıdan bu konseptin doğası gereği kusurlu olduğunu düşünüyorum.

Sorun Nerede?

Yüz yüze bir toplantının amacı, karşınızdaki kişinin yüzünü görmektir. Ekranlara baktığımızda ise ideal olarak görüş alanımıza dik olmalıdırlar. Bu monitörü tam karşıdan görebilmek için, iki kişinin yüz hizasına yerleştirilmesi gerekir ki bu da birbirinizi görmenizi engeller. Elbette kimse böyle yapmaz; bu yüzden ekran ya tezgah gibi yüz hizasının altına ya da masanın yan tarafına konur. Her iki durumda da katılımcılar ekrana çarpık bir açıdan bakar ve bu kısa sürede rahatsız edici hale gelir.

Rachel Youn’un Huzursuz Makineleri: Bakımın Sınırlarında

Rachel Youn’un Huzursuz Makineleri: Bakımın Sınırlarında

Piyon Haber |

Rachel Youn’un Huzursuz Makineleri: Bakımın Sınırlarında

Venedik’teki Scuola Piccola Zattere’de devam eden “Unruly Vessel” sergisinde, Rachel Youn’un heykelleri bir an bile durmuyor. Elektrikli masaj aletleri sonsuz bir yoğurma ritüeline girmiş, egzersiz makineleri hiçbir yere kürek çekiyor, yapay bitkiler ise yeniden kullanılmış motorların gücüyle titreyip kıvranıyor. Bu kinetik enstalasyonlar, bedeni rahatlatmak, iyileştirmek ya da geliştirmek için tasarlanmış nesneleri sonsuz bir hareket döngüsüne hapsediyor. Youn’un işleri, öz-bakım ve öz-disiplin arasındaki rahatsız edici ilişkiye dikkat çekiyor; tekrarlayan iyileştirme eylemlerinin nasıl bir dayanıklılık sınavına dönüşebileceğini gözler önüne seriyor.

Balmuda Saati: Sadeliği Karmaşaya Çeviren Bir Tasarım İronisi

Balmuda Saati: Sadeliği Karmaşaya Çeviren Bir Tasarım İronisi

Piyon Haber |

Balmuda Saati: Sadeliği Karmaşaya Çeviren Bir Tasarım İronisi

Tasarım dünyası ne zaman gerçek basitliğin ve işlevselliğin ruhani halefini bulacak? Dietrich Lubs imzalı Braun AB 1 masa saati, bu soruyu sorduğumuzda karşımıza çıkan erişilmesi zor bir zirve gibidir. Lubs’un tasarımı, sadelik ve okunabilirlik konusunda hâlâ aşılmaz bir standart belirliyor; formu ve rengi ustaca kullanarak, günümüzün ‘yenilik’ ve ‘göz kamaştıran özellikler’ peşinde koşuşunda sıkça yitirdiğimiz bir tasarım duruşu sergiliyor. Günümüzde ürün tasarımının birincil görevi, maalesef kullanıcının sorununu çözmekten çok, kalabalık pazarın gürültüsünü delip geçerek kendine bir yer açmak haline geldi.

Diğer Etiketler