#Tasarim-Felsefesi Etiketi

Bu etikete sahip 91 yazı bulundu

Spetses Adası’nda Sahne Alan Avangart: Leda Papaconstantinou

Spetses Adası’nda Sahne Alan Avangart: Leda Papaconstantinou

Piyon Haber |

Spetses Adası’nda Sahne Alan Avangart: Leda Papaconstantinou

1970’lerin başında, Yunan avangart performans sanatçısı Leda Papaconstantinou, İngiltere’de eğitim aldıktan sonra askeri cunta döneminde Yunanistan’a döndü. Ailesinin Atina’dan taşındığı Spetses adasına yerleşti ve burada deneysel bir performans topluluğu olan Spetses Players’ı kurdu. Topluluk, adanın manzarasına, yerel topluluğa ve değişen sosyal gerçekliklere dayanan yenilikçi bir performans biçimi geliştirdi.

Spetses Players’ın Doğuşu

1972 civarında şekillenmeye başlayan Spetses Players, sanatçılar, öğretmenler, profesörler, öğrenciler, müzisyenler ve edebiyat ile felsefeyle ilgilenen kişileri bir araya getirdi. Birçoğu Yunanistan dışından gelen bu kişiler, o dönemde adaya uzun süreli konaklamak için gelen ABD, İngiltere, Almanya, Fransa, İsveç, İtalya ve Danimarka gibi ülkelerden insanlardı. Papaconstantinou, “Bu tiyatro değildi,” diyor, çünkü tekrar tekrar sahnelenen sabit bir yazılı hikaye yoktu. Bunun yerine, işbirlikçiler ne hakkında konuşmak istediklerine ve bunu nasıl bir performansa dönüştüreceklerine birlikte karar veriyorlardı.

Strutt’un Tekerlekli Sandalyesi: Bataryanın Perde Arkası

Strutt’un Tekerlekli Sandalyesi: Bataryanın Perde Arkası

Piyon Haber |

Strutt’un Tekerlekli Sandalyesi: Bataryanın Perde Arkası

Geçtiğimiz aylarda Singapur merkezli girişim Strutt’un elektrikli tekerlekli sandalyesi ev¹’i hayranlıkla incelemiştik. Formu o kadar etkileyiciydi ki, bataryanın nerede olduğunu ya da nasıl göründüğünü sormak aklımıza bile gelmemişti. Şimdi, Strutt’un Baş Tasarımcısı endüstriyel tasarımcı Barney Mason, bataryanın geliştirme sürecini ve detaylarını bizimle paylaşıyor. Üstelik ortaya çıkan sürpriz: Batarya, tüm projenin başlangıç noktasıymış!

Batarya: Görünmeyen Kahraman

Elektrikli tekerlekli sandalyelerde batarya genellikle arka planda kalan, estetik kaygılardan uzak bir bileşen olarak düşünülür. Ancak Strutt ekibi, işe tam da buradan başlamış. Barney Mason’a göre, ev¹’in tüm formu, bataryanın konumlandırılması ve entegrasyonu etrafında şekillenmiş. Bu da bataryayı sadece bir enerji kaynağı olmaktan çıkarıp, tasarımın kalbine yerleştiriyor.

Maria Gil: Sorgulayan Tasarımların İzinde

Maria Gil: Sorgulayan Tasarımların İzinde

Piyon Haber |

Maria Gil: Sorgulayan Tasarımların İzinde

DesignEuropa Next Generation Design Award’ın bu yılki kazananı Polonyalı tasarımcı Maria Gil, genç yaşına rağmen endüstriyel tasarım dünyasında sağlam bir yer edinmiş durumda. Londra ve İtalya’da aldığı eğitimlerin ardından memleketi Polonya’ya dönen Gil, tasarım kimliğini sorgulayan, konuşmaya davet eden ve izleyiciyi pasif bir alıcı olmaktan çıkarıp aktif bir katılımcıya dönüştüren işlerle inşa ediyor.

“En Güçlü Tasarımlar Soru Sormaya Devam Edenlerdir”

Gil, röportajına çarpıcı bir tespitle başlıyor: “Bence tüm bu deneyimin en değerli kısmı, en güçlü tasarımların işleri bittiğinde bile soru sormaya devam edenler olduğunu fark etmek. Monolog değil, diyalog açıyorlar.” Bu söz, onun tasarım felsefesinin özeti gibi. Gil için tasarım, bir nesne yaratmanın ötesinde, bir diyalog başlatma aracı.

Formafantasma: Sergi Tasarımında Gerilim Arayışı

Formafantasma: Sergi Tasarımında Gerilim Arayışı

Piyon Haber |

Formafantasma: Sergi Tasarımında Gerilim Arayışı

Milan ve Rotterdam merkezli stüdyo Formafantasma, sergi tasarımına alışılmadık bir yaklaşım getiriyor. Andrea Trimarchi ve Simone Farresin’in kurduğu stüdyo, sergi tasarımını sanat eserleri, bina, kurum ve izleyici arasındaki ilişkileri yakından incelemekle başlatıyor. Araştırma odaklı pratikleriyle tanınan ikili, malzeme, kültür ve gelenek ile çağdaş üretim arasındaki ilişkiye odaklanıyor ve aynı merakı sergi yapımına da taşıyor.

Gerilim Nedir ve Neden Önemli?

Formafantasma, bir projede “gerilim” olarak adlandırdıkları şeyi arıyor: sanat eserlerinin, mimarinin, küratöryel fikrin ve yerleşik sergileme biçimlerinin tam olarak örtüşmediği anlar. Designboom’a konuşan stüdyo, “Sabit bir metodoloji yok, çünkü sergi tasarımı her zaman ilişkiseldir” diyor.

Elliot March: Tasarımda Manzarayı Öncü Yapmak

Elliot March: Tasarımda Manzarayı Öncü Yapmak

Piyon Haber |

Elliot March: Tasarımda Manzarayı Öncü Yapmak

Mimarlık ve iç mekân tasarımı dünyasında, bazı isimler sadece projeleriyle değil, tasarıma yaklaşımlarıyla da iz bırakır. MAWD | March and White Design’ın kurucu ortağı Elliot March, işte tam da bu isimlerden biri. Edinburgh Üniversitesi’nde tesadüfi bir karşılaşmayla başlayan hikâyesi, bugün küresel ölçekte tanınan bir tasarım pratiğine dönüşmüş durumda. March, tasarım felsefesini “Manzaranın öncülük etmesine izin vermek” olarak özetliyor.

Tesadüflerle Başlayan Yolculuk

Elliot March ve James White, Edinburgh Üniversitesi’nde aynı derse geç kaldıklarında tanışırlar. “Mimarlık ve tasarıma duyduğumuz ortak merak sayesinde hemen bağ kurduk,” diyor March. İkili, kariyerlerinin başlarında büyük firmalarda çalışarak deneyim kazanır. White, iç mekân tasarımına ve mekânın birey üzerindeki etkisine odaklanırken, 2010 yılında birlikte MAWD | March and White Design’ı kurarlar. Bu yeni özgürlük, projelere daha bütüncül bakmalarını ve kendi bakış açılarını geliştirmelerini sağlar.

Kromdan Arınmış Lüks: Ford ve Filson Bronco’yu Yeniden Yorumluyor

Kromdan Arınmış Lüks: Ford ve Filson Bronco’yu Yeniden Yorumluyor

Piyon Haber |

Kromdan Arınmış Lüks: Ford ve Filson Bronco’yu Yeniden Yorumluyor

Ford, ikonik off-road modeli Bronco’nun lüks algısını baştan yazıyor. Bu kez yanında Seattle merkezli, 129 yıllık outdoor markası Filson var. Birlikte ortaya çıkan Bronco Filson, parlak kromlardan ve gösterişli yüzeylerden arındırılmış, kullanıldıkça değerlenen bir tasarım anlayışını temsil ediyor. Bu, sadece bir donanım paketi değil; iki köklü markanın ortak bir yaşam felsefesinin yansıması.

Köklü Markaların Hikâyesi

Ford’un tasarım ekibi, yeni Bronco’nun iç mekânını çizerken ilham panolarını Filson ceketleri ve çantalarının fotoğraflarıyla doldurmuş. Filson ekibiyle iletişime geçtiklerinde ise sürpriz bir detay ortaya çıkmış: Filson’un marka kitabında “Eğer Filson bir araba olsaydı, vintage bir Bronco olurdu” yazıyormuş. Bu tesadüfi kesişme, iş birliğinin temelini atmış. 123 yaşındaki Ford ile 129 yaşındaki Filson, birbirinden habersiz aynı dili konuşuyormuş.

Kırsal İskandinavya’nın Tamir Edilebilir Aracı: ANURA

Kırsal İskandinavya’nın Tamir Edilebilir Aracı: ANURA

Piyon Haber |

Kırsal İskandinavya’nın Tamir Edilebilir Aracı: ANURA

Kırsal Amerika’da eski Ford F-150’lerin hâlâ bu kadar değerli olmasının sırrı basit: İnsanlar onları kendi başlarına tamir edebiliyor. Parçalar bol, maliyet düşük, yöntemler biliniyor. Peki ya kırsal İskandinavya? İsveç’teki Umeå Institute of Design’da okuyan Love Björklund, tam da bu kültürden beslenen bir araç tasarlamış: ANURA.

Björklund, büyüdüğü kırsal bölgenin tamir kültürünü, günümüzün “her şeyi kapalı kutu” araçlarına karşı bir manifestoya dönüştürmüş. Ona göre kırsalda yaşayan insan yalnızca aracını değil, yaşamını da idare eder; arıza anında servis beklemek yerine kendi çözümünü üretir. Ne var ki yeni nesil araçlar, karmaşık elektronikler ve “şık” detaylarla bu kültürün tam karşısında duruyor. Örneğin Tesla’nın gösterişli gömme kapı kolları, dondurucu soğukta donup kalabiliyor. İşte ANURA, bu tür kırılgan “mucizelerden” arındırılmış bir alternatif.

Emeco Donanma Koltuğu: 75 Yıllık Tasarım Direnişi

Emeco Donanma Koltuğu: 75 Yıllık Tasarım Direnişi

Piyon Haber |

Emeco Donanma Koltuğu: 75 Yıllık Tasarım Direnişi

Bazı eşyalar vardır, üzerine oturduğunuzda geçmişin ağırlığını hissedersiniz. Emeco Donanma Subay Koltuğu, fırçalanmış alüminyum iskeletinde 75 yıllık bir hikâye taşıyor. Ama Jasper Morrison’ın ‘Süper Normal’ felsefesiyle buluşunca, o geçmiş nostaljiye değil, geleceğe bakan bir tasarım argümanına dönüşüyor.

1948’den Bugüne: Bir İkonun Doğuşu

Orijinal Donanma Subay Koltuğu, 1948’de ortaya çıktı. O dönemde ABD Donanması subayları savaş gemilerinden karadaki tesislere taşınıyordu. Standart olarak kullanılan 1006 Donanma Koltuğu artık yeni yaşam ortamına ayak uyduramıyordu; subaylar daha fazla konfor ve rahatlık istiyordu. Pennsylvania merkezli Emeco, bu ikonik askeri koltuğu bir adım ileri taşıyarak onu biraz daha büyük, biraz daha yumuşak bir forma kavuşturdu. Tasarım o kadar tuttu ki onlarca yıl kullanılmaya devam etti ve bugün hâlâ üretiliyor.

Satın Alır mıydınız? Alex Pearce ile Tasarımın Gerçek Testi

Satın Alır mıydınız? Alex Pearce ile Tasarımın Gerçek Testi

Piyon Haber |

Bir konseptin peşinde koşmaya değip değmeyeceğini hiç düşündünüz mü? Alex Pearce’ın yöntemi çok basit: Onu gerçekten satın alır mıydınız? Bir sunumda hayranlıkla izlemek, bir toplantıda onaylamak değil; satın almak, kullanmak ve onunla yaşamak. Bu soru kulağa basit gelse de, bir tasarım fikrinin bu sınavdan geçerek üretime ulaşması şaşırtıcı derecede zor. Core77’nin Autodesk Fusion ile düzenlediği Fusion Forward: Design for Home yarışmasında jüri üyesi olarak Pearce, üç kategoride tam da bu tür konseptleri arayacak.

Küçük İtalyan Evi: Gündelik Anları Sanata Dönüştüren İç Mimari

Küçük İtalyan Evi: Gündelik Anları Sanata Dönüştüren İç Mimari

Piyon Haber |

Küçük İtalyan Evi: Gündelik Anları Sanata Dönüştüren İç Mimari

Sorrento Yarımadası’nın kalbinde, zeytin ağaçlarıyla çevrili bir yamaçta 45 metrekarelik bir ev düşünün. Mimar Valentina Autiero, bu “küçük” alanı yeniden yorumlarken, aslında bize büyük bir sürpriz hazırlıyor. La Casa Olive e Capperi, hızdan ve karmaşadan uzak, yavaş tempolu bir yaşamın kapılarını aralıyor. Projenin arka planında, gereksiz her şeyden arınmış bir yaşam alanı yaratma arzusu ve mekâna gerçek değerini iade etme kararlılığı yatıyor. Sonuç, sıra dışı detaylarıyla özgürlüğü hissettiren, insanı boğmadan yaşam dolu bir ortam.

Oyunun İşlevi: Luca Boscardin ile Tasarımda Hayal Gücü

Oyunun İşlevi: Luca Boscardin ile Tasarımda Hayal Gücü

Piyon Haber |

Oyunun İşlevi: Luca Boscardin ile Tasarımda Hayal Gücü

Oyuncaklar yalnızca çocuklara mı? Luca Boscardin bu soruya net bir “hayır” diyor. Venedik’te mimarlık okuyup grafik tasarıma geçen, bugünse Palazzo Grassi, La Triennale, Arte Sella ve Museo Pecci gibi kurumlarla çalışan Boscardin için oyun; bir eğlence değil, hayal gücünün özgürleştiği bir düşünme biçimi. Oyuncaklar, oyun alanları, kitaplar ve kamusal enstalasyonlarda bu düşünceyi somutlaştırıyor. İllüstratör ve eğitimci kimliğiyle de oyunbaz tasarımın eğitimden kentsel tasarıma kadar uzanan etkisini araştırıyor.

Dört Uçak, Tek DNA: AutoFlight’un Modüler eVTOL Ailesi

Dört Uçak, Tek DNA: AutoFlight’un Modüler eVTOL Ailesi

Piyon Haber |

Dört Uçak, Tek DNA: AutoFlight’un Modüler eVTOL Ailesi

Otomotiv dünyası bunu yıllar önce çözdü: Tek bir platformu alırsınız, hedef kitleye göre uzatır, zırh eklersiniz ya da sadeleştirirsiniz. Bir pikap ile SUV’un iskeleti sandığınızdan çok daha fazla ortaktır. AutoFlight ise aynı mantığı uçan makinelere uyarlamış. 2 tonluk hava araçları için geliştirdikleri temel gövde yapısı, dört farklı uçağın atası. Yolcu taksisi Prosperity, kargo taşıyıcı CarryAll, yangın söndürme varyantı ve 5 tonluk Matrix. Aynı DNA, dört farklı iş.

Dokun, Oyna, Dinle: Ayumi Tsuchiya’nın Büyülü Ahşap Heykelleri

Dokun, Oyna, Dinle: Ayumi Tsuchiya’nın Büyülü Ahşap Heykelleri

Piyon Haber |

Dokun, Oyna, Dinle: Ayumi Tsuchiya’nın Büyülü Ahşap Heykelleri

Çocuklar, Ayumi Tsuchiya’nın heykellerinin nasıl çalıştığını sormaya vakit ayırmaz; içine tırmanır, sallanır, iter, çeker ve dinlerler. Yetişkinlerse önce kullanım kılavuzu arar. Bu fark, Japon sanatçının pratiğinin temel gözlemlerinden biri haline gelmiş. El yapımı ahşap sandalyeler, müzikli tahterevalliler, dev oyma kaseler ve çiçek benzeri koltuklar arasında Tsuchiya’nın işleri, hem bedene hem de göze hitap eden nesneler etrafında dönüyor. Heykel, mobilya, enstrüman ve oyun alanı arasında gidip gelen bu yapıtlar, anlaşılmadan önce kullanılmayı bekliyor.

Vaha Bir Varış Değil, Bir Geçiş Noktası: Çölün Hareket Mimarisi

Vaha Bir Varış Değil, Bir Geçiş Noktası: Çölün Hareket Mimarisi

Piyon Haber |

Vaha Bir Varış Değil, Bir Geçiş Noktası: Çölün Hareket Mimarisi

Çöl vahaları, sandığımız gibi kalıcı yerleşimler değil, hareketin şekillendirdiği geçiş noktalarıydı. Mimarlık uzun süre kalıcılıkla tanımlandı. Binalar dayandıkları için, şehirler belirsizliğe karşı direndikleri için, anıtlar zamanın geçişine karşı koydukları için övülür. Ancak insanlığın en eski kentsel geleneklerinden bazıları, kalıcılığın tek başına hayatta kalmayı garanti etmediği coğrafyalarda ortaya çıktı. Kuzey Afrika ve Arap Yarımadası çöllerinde vaha yerleşimleri, boş bir vahşi doğadan izole sığınaklar olarak değil, hareketin şekillendirdiği peyzajlarda özenle düzenlenmiş duraklar olarak gelişti.

Philippe Starck’ın Limon Sıkacağı: Tasarım Manifestosu

Philippe Starck’ın Limon Sıkacağı: Tasarım Manifestosu

Piyon Haber |

Philippe Starck’ın Limon Sıkacağı: Tasarım Manifestosu

Philippe Starck’ın Juicy Salif‘i, 1990’da Alessi tarafından piyasaya sürüldüğünden beri mutfak eşyaları arasında en çok tartışılanlardan biri oldu. Alüminyumdan yapılmış bu narenciye sıkacağı, kimi zaman bir başyapıt olarak övüldü, kimi zaman işlevsiz diye eleştirildi, müzelerde sergilendi ve dünya çapında tasarım okullarında tartışıldı. Otuz yılı aşkın süredir hâlâ anında tanınıyor olması, limon suyunu rakiplerinden daha iyi çıkarmasından değil; gündelik bir nesnenin ne olabileceğine dair temel bir sorgulama başlatmasından kaynaklanıyor. Juicy Salif bir manifestodur: Endüstriyel tasarım sadece sorun mu çözmeli, yoksa mizahı ve sohbeti de kışkırtabilir mi?

Mimarlık Mücevher Değildir: Xing Ruan Zaman İçin Tasarım

Mimarlık Mücevher Değildir: Xing Ruan Zaman İçin Tasarım

Piyon Haber |

Mimarlık Mücevher Değildir: Xing Ruan Zaman İçin Tasarım

Ödüller, bir binayı görünür kılar. Peki ya onu anlamak? Xing Ruan, Şanghay Jiao Tong Üniversitesi Tasarım Fakültesi’nin dönüşümünü anlatırken, mimarlığın gösterişten arınmış, zamana yayılan bir pratik olduğunu vurguluyor.

Ödülün Gölgesinde: Bir Binanın Gerçek Hikayesi

2023 yılında, Şanghay Jiao Tong Üniversitesi Tasarım Fakültesi binası, mevcut bir yapının tamamen yeniden modellenmesiyle kapılarını açtı. Tasarımcısı ve aynı zamanda fakültenin dekanı olan mimar ve akademisyen Xing Ruan’ın imzasını taşıyan yapı, Prix Versailles’da iki ödül kazandı: Dünyanın En Güzel Kampüsü ve İç Mekan Özel Ödülü.

Leigh Bowery’den Alkemis’e: Price Latimer ile Tasarım Yolculuğu

Leigh Bowery’den Alkemis’e: Price Latimer ile Tasarım Yolculuğu

Piyon Haber |

Leigh Bowery’den Alkemis’e: Price Latimer ile Tasarım Yolculuğu

Price Latimer, Teksas’ta büyümüş ve çocukluğu Amarillo Sanat Müzesi’ne birkaç kapı ötede geçmiş. Georgia O’Keeffe, Larry Bell ve Louise Nevelson gibi isimlerin eserleriyle dolu bu müze, onun estetik duyarlılığını şekillendirmiş. “Yürüyemediğim dönemde büyükannelerim beni bebek arabasıyla sık sık müzeye götürür, saatlerce kalıcı koleksiyona bakmama izin verirlerdi,” diyor Latimer. Rhode Island Tasarım Okulu’ndan lisans derecesi alan Latimer, New York’ta neo-kavramsal sanatçı Peter Halley için çalışmış ve onun dergisi Index’e katkıda bulunmuş. Los Angeles’a taşındıktan sonra yerel galerilerde çalışmış, ardından bir pizza restoranının kurucu ortağı olarak baş kreatif direktörlük yapmış. Daha sonra İtalyan mobilya üreticisi Kartell’e katılarak mimar ve iç mimarlarla ofislerden büyük otellere kadar çeşitli mekanların döşenmesi konusunda danışmanlık yapmış. 2021’de Maya Crowne ile birlikte Alkemis Paint’i kuran Latimer, doğal iç cephe boyası üretiyor. Şirketin formülü, berrak kuvars ve özel pigment-mineral karışımları içeriyor.

Labirentler Kaybolmayı Oyuna Dönüştürüyor: İşe Yaramaz Yolların Övgüsü

Labirentler Kaybolmayı Oyuna Dönüştürüyor: İşe Yaramaz Yolların Övgüsü

Piyon Haber |

Labirentler Kaybolmayı Oyuna Dönüştürüyor: İşe Yaramaz Yolların Övgüsü

2017’de Robert Smithson’ın Spiral Jetty’sini ziyaret etmeden önce onu çok iyi tanıdığımı sanıyordum. Yarım yüzyıldır havadan fotoğraflanan bu toprak eser, Utah’taki Büyük Tuz Gölü’nü süsleyen 1.500 metrelik bazalt ve toprak sarmalıyla ünlü. Ama o tanıdık görüntü, basit açık hava labirentine adım attığımda kayboldu.

Kaybolmanın Büyüsü

Kendimi sonsuz bir toprak ve kesintisiz gökyüzü arasında buldum; her kıvrımı soluk tuzla kaplı başka bir düzlük izliyordu. Patikanın tek bir rotası vardı ve manzara kendini tekrar ederken yol sürekli dönüyordu. Spiral Jetty’nin tek varış noktası kendi merkezi (ya da çıkışı) ve oraya vardığınızda tüm yön ve ölçek duygunuzu kaybediyorsunuz. Smithson, Spiral Jetty’de ölçeğin belirsizlik yoluyla işlediğini ve bunun ancak yürüyerek hissedilebileceğini yazmıştı. Merkez hiçbir manzara sunmuyor, sadece aynı boşluk uzanıyor; sonra yol sizi geri dönmeye ve her şeyi tersinden yapmaya çağırıyor.

Ukrayna’nın Zanaat Mirasını Yeniden Yorumlayan Gunia: Gelenek Yaşıyor

Ukrayna’nın Zanaat Mirasını Yeniden Yorumlayan Gunia: Gelenek Yaşıyor

Piyon Haber |

Ukrayna’nın Zanaat Mirasını Yeniden Yorumlayan Gunia: Gelenek Yaşıyor

2019’da Ukraynalı moda ve tasarım markası Gunia’nın kurucuları Natalia Kamenska ve Maria Gavryliuk, bir Noel sofra takımı tasarladı. Beyaz seramiklerin üzerinde melekler ve kuzular vardı; ülke genelinde hem günlük hem dini imgelerde karşımıza çıkan figürler. 2020’de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Vatikan ziyaretinde bu eserlerden birini Papa Francesco’ya hediye etti. O an, Ukrayna’nın kültürel el sanatlarını koruma ve yeniden yorumlama mirasının bir simgesiydi.

Güvercinlerden Algoritmalara: Aranda\Lasch’ın Tasarım Felsefesi

Güvercinlerden Algoritmalara: Aranda\Lasch’ın Tasarım Felsefesi

Piyon Haber |

Güvercinlerden Algoritmalara: Aranda\Lasch’ın Tasarım Felsefesi

Benjamin Aranda, stüdyosu Aranda\Lasch’ın yaratım sürecini anlatırken karmaşık sistemleri basit, otomatik mantıklara indirgeme tutkularından bahsediyor. Bu yaklaşım, fiziksel zanaatın sınırlarını zorlamak için katı tarifler kullanmayı içeriyor. Aranda, Chris Lasch ile Columbia Üniversitesi’nde son dönem yüksek lisans öğrencileriyken tanışmış ve 2003’te New York ile Tucson merkezli stüdyolarını kurmuş.

Güvercinlerin Başlattığı Yolculuk

“Herkes güvercinlerle ilgilenir.” - Charles Darwin

Mimarlıkta Algoritmik Düşünce: Aranda\Lasch ve Güvercinlerin İlhamı

Aranda\Lasch’ın en erken tanımlayıcı projesi, New York’ta ölmekte olan güvercin uçurma sporu üzerine bir film hibesiyle finanse edilmiş. Kuşları filme alıp sürü oluşumlarını kodla modelleyerek dünyaya algoritmik bir mercekten bakmayı öğrenmişler. Bu, mimari yaklaşımlarını merkezi olmayan ve insan dışı perspektiflere açık hale getirmiş.

Diğer Etiketler