#Tasarim-Tarihi Etiketi

Bu etikete sahip 10 yazı bulundu

Telefunken Match: Richard Sapper’in Deri ve Alüminyum Devrimi

Telefunken Match: Richard Sapper’in Deri ve Alüminyum Devrimi

Piyon Haber |

Telefunken Match: Richard Sapper’in Deri ve Alüminyum Devrimi

1950’lerin başında Chicago merkezli endüstriyel tasarım firması Painter, Teague and Petertil ilginç bir görev aldı: Dünyanın ilk taşınabilir transistörlü radyosunu tasarlamak. Texas Instruments minyatürleştirme üzerinde çalışmış ve elektronik markası Regency ile ortaklık kurarak bir tüketici ürünü yaratmıştı. Tek eksikleri, teknolojilerine tüketici dostu bir form verecek bir endüstriyel tasarım firmasıydı. Tasarım ekibi işe koyuldu ve Regency TR-1 1954’te piyasaya çıktı.

Bu, oyunun kurallarını değiştiren bir cihazdı; Walkman’in ya da iPod’un öncüsü. O zamana kadar aileler tek bir radyoya sahipti ve etrafında toplanırlardı, tıpkı bir ocak başında gibi. Ama artık bir genç bu küçük radyoyu odasına götürüp istediği istasyonu dinleyebilir ya da müziğini yanında taşıyabilirdi.

X-D-E-P-O-T: Tasarımın Sanal Hazinesi

X-D-E-P-O-T: Tasarımın Sanal Hazinesi

Piyon Haber |

X-D-E-P-O-T: Tasarımın Sanal Hazinesi

Endüstriyel tasarım tarihine ilgi duyuyorsanız, Münih’teki Die Neue Sammlung müzesinin uzun süreli sergisi X-D-E-P-O-T tam size göre. Başlangıçta depo olarak düşünülen mekân, şimdi 30 farklı tasarım temasına yayılan 600 önemli objeye ev sahipliği yapıyor. Kanadalı video yapımcısı Isaac Mosna, burayı “bir tasarım harikalar diyarı” ve “iyi ürün tasarımının sanat olduğunu kanıtlayan bir galeri” olarak nitelendiriyor.

Tasarımın Hafızası: X-D-E-P-O-T

Die Neue Sammlung, dünyanın en köklü endüstriyel tasarım müzelerinden biri. X-D-E-P-O-T ise müzenin arşivini görünür kılma fikrinden doğmuş. 600 obje, kronolojik değil tematik bir düzenle sergileniyor: mutfak gereçlerinden elektronik cihazlara, mobilyadan ambalaja kadar geniş bir yelpaze. Bu yaklaşım, tasarımın evrimini tek bir çizgide değil, kesişen hikâyeler üzerinden okumayı sağlıyor.

Gece Kulüplerinin Gizli Tasarım Tarihi: 1960’lardan Berlin’e

Gece Kulüplerinin Gizli Tasarım Tarihi: 1960’lardan Berlin’e

Piyon Haber |

Gece Kulüplerinin Gizli Tasarım Tarihi: 1960’lardan Berlin’e

Gece kulüpleri, sadece eğlence mekanları değil; mimarlık, performans ve kolektif yaşamın iç içe geçtiği laboratuvarlar. Vitra Design Museum’un 2018’de düzenlediği Night Fever: Designing Club Culture 1960–Today sergisi, bu mekanların tasarım tarihini yeniden gündeme getiriyor. Peki seyirci ile gösteri arasındaki sınırın eridiği bu mekanlar, mimarlık dünyasına ne öğretti?

Seyirci Nerede Biter, Gösteri Nerede Başlar?

Gece kulübünde alışıldık bir seyirci yoktur. Sabit koltuk sıraları, sahne ile salon arasında net bir ayrım, içeri girenin seyirci kalacağına dair bir garanti… Hiçbiri yok. İçeri adım attığınızda bedenler, ses, ışık, moda ve mimari birbirine karışır. Mekan, insanlar hareket ettikçe değişir; içeridekiler herkesin deneyiminin bir parçası olur.

Leisurama: Macy’s’te Satılan Orta Yüzyıl Tatil Evleri

Leisurama: Macy’s’te Satılan Orta Yüzyıl Tatil Evleri

Piyon Haber |

Macy’s’ten sutyen almaya giden bir kadının eve bir evle döndüğünü duysanız inanır mısınız? 1960’ların Amerikası’nda bu, Leisurama sayesinde gerçekti. Fabrikada üretilmiş, tüm mobilyasıyla birlikte vitrinde sergilenen prefabrik tatil evleri, orta sınıfın yazlık rüyasını birer ürün gibi satın alınabilir hale getiriyordu.

Leisurama: Orta Yüzyılın Prefabrik Tatil Evi Rüyası

Ev Almak İçin Macy’s’e Gitmek

Leisurama’nın satış fikri, bugünkü emlak sektörünün çok ötesinde bir perakende hayal gücüne dayanıyordu. Macy’s’in Herald Square mağazasında kurulan tam donanımlı evler, alıcıların içinde dolaşıp eşyalara dokunabildiği birer showroom gibiydi. Üç farklı model sunuluyor; müşteri mobilyalı evi beğendiğinde anahtar teslimine kadar her şey paketlenmiş oluyordu. Tabaklar, çatal bıçaklar, yatak örtüleri; hepsi mağazanın raflarından seçilip evle birlikte teslim ediliyordu.

Loewy & Exner: Endüstriyel Tasarımın Unutulmaz Rekabeti

Loewy & Exner: Endüstriyel Tasarımın Unutulmaz Rekabeti

Piyon Haber |

Loewy ve Exner: Endüstriyel Tasarımın Unutulmaz Rekabeti

Savaş sonrası Amerikan otomobil endüstrisi, askeri makinelerden ‘geleceğin otomobillerine’ dönüşmek zorundaydı. 1942’den beri tasarımları dondurulan markalar, ilk yeni modelin kimin olacağını görmek için adeta yarışıyordu. Bu yarışın ortasında Studebaker, işleri büyütecek bir hamle yaptı: Ünlü tasarım ofisi Raymond Loewy Associates’i tuttu. Ama kimsenin beklemediği şey, bu ofisin içinde alevlenen ölümcül bir rekabetti.

Bir Ofiste İki Ego

Raymond Loewy, kapıdaki ismiyle her işin kredisini üstlenen bir otoriteydi. Virgil Exner ise General Motors’tan gelme, hırslı ve yetenekli bir genç tasarımcı. Studebaker projesinin başına getirilen Exner, yeteneklerinin gölgede kalmasından nefret ediyordu. Çünkü Loewy, şirketin adını taşımanın getirdiği avantajla, her çizimin altına kendi imzasını atıyordu. Ofisteki tansiyon her geçen gün yükseliyordu.

Schütte-Lihotzky’nin Frankfurt Mutfağı: 100 Yıllık Vizyon

Schütte-Lihotzky’nin Frankfurt Mutfağı: 100 Yıllık Vizyon

Piyon Haber |

Margarete Schütte-Lihotzky ve Frankfurt Mutfağı: ‘Yaşamak İçin Bir Makine’

Bir mutfağın tasarımı, bir toplumun modernleşme hikâyesini anlatabilir mi? Yaklaşık yüz yıl önce Almanya’da, Avusturyalı mimar Margarete Schütte-Lihotzky’den binlerce insanın kullanacağı tek bir mutfak tasarlaması istendiğinde, ortaya çıkan şey yalnızca bir mutfak değil, endüstriyel tasarımın manifestosuydu. 1920’lerde, Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin üzerinden henüz on yıl geçmemişken, Weimar Cumhuriyeti vatandaşları için toplu konut çözümleri aranıyordu. Bu arayışın en önemli yanıtlarından biri, Yeni Frankfurt olarak bilinen, binlerce standartlaştırılmış ve işlevsel konutu içeren dev bir projeydi. Her konutta, kahvaltılar ve akşam yemekleri, arada tüketilen her şey, Schütte-Lihotzky’nin Bruno Taut ve Ernst May ile birlikte tasarladığı kompakt bir mutfakta hazırlanıyordu. Bu mutfak, birçok kişi tarafından yemek yapma ve ev işleri için bir ’laboratuvar’ olarak anılıyordu.

UN/SEEN—Women: Grafik Tasarımın Unutulmuş Kadın Kahramanları

UN/SEEN—Women: Grafik Tasarımın Unutulmuş Kadın Kahramanları

Piyon Haber |

UN/SEEN—Women: Grafik Tasarımın Unutulmuş Kadın Kahramanları

Tasarım tarihi denince aklınıza kimler geliyor? Çoğu zaman erkek isimleri. Oysa Bauhaus’un gölgesinde, kitap tasarımından tipografiye, illüstrasyondan ambalaj tasarımına kadar pek çok alanda kadınların imzası var. UN/SEEN—Women işte bu boşluğu doldurmak için yola çıkan, Slanted Publishers editörlüğünde hazırlanan kapsamlı bir arşiv yayını.

On Bölümde Kayıp Tarih

Yayın, on tematik bölüm halinde yapılandırılmış. Her bölüm, güncel araştırma bulguları ve tarihi örneklerle erken dönem kadın tasarımcıların mesleki rollerini ve üretimlerini belgeliyor. Kitap, yalnızca bir derleme değil; aynı zamanda grafik tasarımın geleneksel olarak belgelendiği çerçeveleri sorgulayan eleştirel bir okuma sunuyor.

Audi, 1935 Efsanesi Lucca’yı Canlandırdı: Hızın Sanatı

Audi, 1935 Efsanesi Lucca’yı Canlandırdı: Hızın Sanatı

Piyon Haber |

Audi, 1935 Efsanesi Lucca’yı Canlandırdı: Hızın Sanatı

Bir otomobilden çok daha fazlası, adeta rüzgarı yaran bir sanat eseri: 1935’in hız rekortmeni Auto Union Lucca, Audi Tradition sayesinde zamana meydan okuyarak yeniden gün yüzüne çıktı. Otomotiv tarihinin en büyüleyici mühendislik harikalarından biri olan bu araç, İtalyan Lucca şehri yakınlarındaki bir yolda 326.975 km/s (203 mil/s) hıza ulaşarak tarihe geçti. Bu aerodinamik şaheser, markanın paha biçilmez tarihi koleksiyonundaki o eksik, o büyüleyici parçayı tamamlamakla kalmıyor, aynı zamanda modern tasarımcılara ve mühendislere ilham vermeye devam eden, zamansız bir başyapıt olarak bir kez daha göz kamaştırıyor. Dönemin deyimiyle “Rennlimousine” ya da “yarış limuzini” olarak anılan bu eşsiz araç, geçmişin ruhunu günümüze taşıyor.

Modüler Tasarımın 70’lerdeki Öncüsü: Alex Linder’ın Zamansız Masası

Modüler Tasarımın 70’lerdeki Öncüsü: Alex Linder’ın Zamansız Masası

Piyon Haber |

Modüler Tasarımın Zamansız Dehası: 1970’lerden Bir İkon

Bugünlerde modüler tasarım denince akla hemen akıllı telefon aksesuarları, kişiselleştirilebilir dizüstü bilgisayarlar veya ayarlanabilir depolama çözümleri geliyor. Sanki bu “her şeye uyan” yaklaşım, Silikon Vadisi’nin yeni bir icadıymış, modern çağın bir yansımasıymış gibi konuşuluyor. Oysa Danimarkalı tasarımcı Alex Linder’ın 1970’li yıllarda hayat verdiği “Executive Masa”sıyla tanıştığınızda, aslında hiçbir şeyin o kadar da yeni olmadığını şaşırtıcı bir biçimde fark ediyorsunuz. Bu masa, modülerliğin ruhunun on yıllar öncesinden geldiğini kanıtlayan, zamansız bir başyapıt.

Antwerp Altılısı: MoMu’da Bir Efsanenin 40 Yıllık Yolculuğu

Antwerp Altılısı: MoMu’da Bir Efsanenin 40 Yıllık Yolculuğu

Piyon Haber |

Antwerp Altılısı: MoMu’da Bir Efsanenin 40 Yıllık Yolculuğu

Moda tarihine damga vuran ve ilham kaynağı olan “Antwerp Altılısı”, Anvers Moda Müzesi (MoMu) tarafından düzenlenen kapsamlı bir sergiyle yeniden mercek altında. Grubun Londra’daki ilk çıkışından tam 40 yıl sonra, MoMu, bu vizyoner isimlerin yaratıcılıklarına ve moda dünyasındaki eşsiz hikayelerine ev sahipliği yapıyor. 28 Mart 2026’dan 17 Ocak 2027’ye kadar sürecek olan bu özel sergi, altı tasarımcının bireysel yolculuklarını ve moda endüstrisi üzerindeki kolektif etkilerini şimdiye dek görülmemiş bir derinlikle bir araya getiriyor. Moda tutkunları ve gelecek vadeden genç tasarımcılar için kaçırılmaması gereken, ufuk açıcı bir deneyim.

Diğer Etiketler