#Tasarim Etiketi

Bu etikete sahip 64 yazı bulundu

Elisava MAIAD: Algoritmayı Sanata Dönüştüren YZ Tasarımı

Elisava MAIAD: Algoritmayı Sanata Dönüştüren YZ Tasarımı

Piyon Haber |

Elisava MAIAD: Algoritmayı Sanata Dönüştüren YZ Tasarımı

Yapay zeka (YZ), dünyayı kasıp kavururken, tasarım dünyası bu devrimsel gücü yalnızca bir “araç” olarak görme lüksüne sahip değil. Tasarımcıların, yaratıcıların ve düşünürlerin, algoritmaların ardındaki potansiyeli ve etkileşimi derinlemesine kavraması, hatta onları eleştirel bir gözle sorgulaması, kültürün geleceğini şekillendirmek adına hayati bir öneme sahip. İşte tam da bu bakış açısıyla, Barselona merkezli prestijli tasarım okulu Elisava, Sanat ve Tasarım İçin Uygulamalı Yapay Zeka Yüksek Lisans Programı (MAIAD) ile öncü bir rol üstleniyor. Bu program, teknolojinin keskin müdahalesiyle düşünceyi, tasarımı ve yaratıcılığı yeniden tanımlamayı hedefleyen vizyoner bir yaklaşımla öne çıkıyor.

BIG Nashville’de Sahne Alıyor: Dezeen ABD Mimari Gündemi

BIG Nashville’de Sahne Alıyor: Dezeen ABD Mimari Gündemi

Piyon Haber |

Nashville’in müzik ruhunu mimariyle dans ettirmek… Bjarke Ingels Group (BIG), Tennessee’nin başkenti için tasarladığı performans sanatları merkeziyle tam da bunu başarıyor ve Dezeen Agenda’nın en yeni ABD baskısında zirveye oturuyor. Bu proje, müzik ve mimarinin büyüleyici dansını gözler önüne sererken, Amerika kıtasından gelen en güncel tasarım ve mimari haberlerini bir araya getiren bu özel bültendeki diğer önemli gelişmelere de yakından bakmaya değer.

BIG’in İmza Dokunuşu: Nashville’e Yeni Bir Sembol

BIG’in Nashville için hazırladığı performans sanatları merkezi, grubun alışılageldiği sınırları zorlayan tasarım anlayışını bir kez daha kanıtlıyor. Kentin kültürel dokusuna modern bir yorum getiren yapı, sadece bir sahne veya konser salonu olmanın ötesinde, yaşayan, nefes alan bir mimari deneyim vadediyor. Projenin detayları ve BIG’in yaratıcı sürecine dair ipuçları, sektör profesyonelleri ve tasarım meraklıları için ilham verici. Bu çalışma, sadece bir binanın değil, aynı zamanda bir kentin kimliğinin yeniden tanımlanabileceği potansiyeli gösteriyor.

TikTok’tan Dünya Markasına: Tony Piloseno’nun Renklerle Yükselişi

TikTok’tan Dünya Markasına: Tony Piloseno’nun Renklerle Yükselişi

Piyon Haber |

TikTok’tan Dünya Markasına: Tony Piloseno’nun Renklerle Yükselişi

Hayatımızdaki dönüm noktaları, bazen beklenmedik kapılar açar. Tony Piloseno’nun hikayesi de tam olarak böyle bir kesişimin, bir çalışandan uluslararası bir markanın kurucusuna uzanan, renkli ve ilham verici yolculuğunun ta kendisi. O, sadece boyaları karıştırmakla kalmayıp, aynı zamanda hayalleri ve azmi harmanlayan bir vizyoner.

Sıradışı Bir Başlangıç: TikTok’tan Kovulmaya

Ohio’da üniversite öğrencisiyken bir Sherwin-Williams mağazasında çalışan Tony, boş zamanlarında yaptığı yaratıcı bir aktiviteyi sosyal medyada paylaşmaya karar verdi: boya karıştırma videoları. TikTok’a yüklediği altıncı videosu viral olduğunda, izleyiciler bu renk cümbüşüne bayıldı. Ancak çalıştığı şirketi, bu “iş dışı” faaliyete aynı hevesle yaklaşmadı ve kısa süre sonra Tony’nin işine son verdi. Çoğu kişi için bir felaket olabilecek bu durum, Tony için yepyeni bir başlangıcın kapısını araladı. Diğer firmalardan gelen tekliflere rağmen, o kendi yolunu çizmeye karar verdi ve 2021 yılında “Tonester Paints"i kurdu.

Barnaba Fornasetti: Hayal Gücü ve Mirasın Zamansız Dansı

Barnaba Fornasetti: Hayal Gücü ve Mirasın Zamansız Dansı

Piyon Haber |

Barnaba Fornasetti: Hayal Gücü ve Mirasın Zamansız Dansı

Milano’nun kalbinde, alışılagelmişin dışına çıkan bir dünya var: Barnaba Fornasetti’nin sürreal düşleri gerçeğe dönüştüğü ‘appartamento’su. Designboom ekibi, Via Senato ve Corso Venezia’nın kesişiminde, Fornasetti showroom’unun en üst katındaki bu büyülü evrene adım atıyor. Tipik bir showroom’un monokrom, boş duvarları arasında sergilenen tabaklar, vazolar ve ev dekorasyonu katlarını aştığınızda, en üst kat adeta dekoratif bir cümbüşle sizi karşılıyor. Burası, Barnaba Fornasetti’nin hayal gücünün sınırlarını zorladığı, gerçeklik ile rüyanın iç içe geçtiği o büyülü evrenin ta kendisi.

Pantheon’un Saklı Geçitleri: STARTT ile Antik Roma’ya Yolculuk

Pantheon’un Saklı Geçitleri: STARTT ile Antik Roma’ya Yolculuk

Piyon Haber |

Roma Pantheon’un Gizemli Geçitleri: STARTT’nin Çağdaş Dokunuşu

Roma’nın kalbindeki görkemli Pantheon, artık sadece antik çağın bir tanığı değil, aynı zamanda gizemli geçitlerini modern dünyaya aralayan bir zaman kapsülü. İtalyan mimarlık stüdyosu STARTT (Studio of Architecture and Territorial Transformations) tarafından gerçekleştirilen çarpıcı bir müdahale sayesinde, binlerce yıllık tarihin ve Roma mühendisliğinin dehasının saklı katmanları nihayet gün yüzüne çıkıyor. Bu proje, dünyaca tanınan ikonik anıtın, daha önce hiç erişilememiş arkeolojik bölgelerine benzersiz bir yolculuk vaat ediyor.

Snøhetta ve USM’den Milano’ya Nefes Veren Bulut Deneyimi

Snøhetta ve USM’den Milano’ya Nefes Veren Bulut Deneyimi

Piyon Haber |

Snøhetta ve USM’den Milano’ya Nefes Veren Bulut Deneyimi

Tasarım dünyasının kalbinin attığı Milano Tasarım Haftası, her yıl olduğu gibi bu sene de ezber bozan ve ruhu besleyen projelere ev sahipliği yapıyor. Bu yılın en dikkat çekici deneyimlerinden biri, global mimarlık ofisi Snøhetta, zamansız mobilya markası USM ve sanatçı Annabelle Schneider’ın iş birliğinden doğan, adeta yaşayan bir bulutu andıran “Renaissance of the Real” (Gerçekliğin Rönesansı) enstalasyonu. Dijital çağın baş döndürücü hızına ustaca bir mola sunan bu çok katmanlı deneyim, ziyaretçilerini duyusal bir keşfe davet ediyor; huzur ve derin bir bağ arayan modern insana çağdaş bir yanıt fısıldıyor.

Xbox’ın Efsane Prototipi: 18K$‘dan Erişilebilir 3D Baskı Harikasına Dönüşüm

Xbox’ın Efsane Prototipi: 18K$‘dan Erişilebilir 3D Baskı Harikasına Dönüşüm

Piyon Haber |

Efsanevi Xbox Prototipi Yeniden Doğuyor: Tasarımın Erişilebilir Hali

2000’li yılların başlarına damga vuran öyle donanım tasarımları var ki, zamanın ötesindeki çizgileriyle bugün bile hayranlık uyandırmaya devam ediyor. Bu ikonik tasarımlar arasında şüphesiz orijinal Xbox prototipi başı çekiyor. İlk kez 2000 yılında Game Developers Conference (GDC) etkinliğinde Bill Gates ve Seamus Blackley tarafından tanıtılan bu prototip, tek bir alüminyum bloktan oyularak elde edilmiş devasa bir ‘X’ şeklindeydi. Dönemin haberlerine göre, her bir ünitesinin maliyeti tam 18.000 dolar civarındaydı. Basın toplantılarında sergilenen ve hiçbir zaman seri üretime geçmesi planlanmayan bu şaheser, mühendislik ve tasarımın birleştiği nadir örneklerden biri olarak tarihteki yerini aldı.

Toronto’nun Yeni Simge Yapısı: Limberlost Place ve Ahşabın Yükselişi

Toronto’nun Yeni Simge Yapısı: Limberlost Place ve Ahşabın Yükselişi

Piyon Haber |

Limberlost Place: Ahşapla Yükselen Bir Mimarinin Anatomisi

Mimarlık dünyası, yüzyıllardır süregelen yapı geleneğini Toronto’dan yükselen yeni bir anlayışla sorguluyor. Moriyama Teshima Architects ve Acton Ostry Architects’in ortak vizyonuyla hayata geçen Limberlost Place, sadece bir bina değil, geleceğin inşasına dair cesur bir manifesto. George Brown College’ın ev sahipliğinde düzenlenen uluslararası yarışmanın kazananı olan bu mimari harika, estetik ve işlevselliği çevresel sürdürülebilirlik ve yapı teknolojileriyle harmanlayarak küresel standartları baştan yazıyor. Dünyanın ilk halka açık yüksek ahşap binası unvanıyla Limberlost Place, geleneksel malzemelerin sınırlarını zorlayarak ahşabın sanatını ve mühendisliğini zirveye taşıyor.

Emma In Paraty: Kusurlu Güzelliği Kucaklayan Bir Tasarım Manifestosu

Emma In Paraty: Kusurlu Güzelliği Kucaklayan Bir Tasarım Manifestosu

Piyon Haber |

Emma In Paraty: Kusurlu Güzelliği Kucaklayan Bir Tasarım Manifestosu

Modern hayatın bitmek bilmeyen akışında çocuksu keşif ruhunu ve sezgiyi korumak, zorlu bir zanaat haline geldi. Oysa Treivas Team’in “Emma In Paraty” koleksiyonu, tam da bu büyülü dünyanın kapılarını aralıyor. Olga Treivas’ın çocukluğundan esinlenen bu tasarımlar; sadelik, organik formlar ve dingin güzellikle harmanlanarak nakış sanatının ruhunu mobilyaya taşıyor. Her parça, modern tasarımın keskin hatları arasında el emeğinin ve içtenliğin paha biçilmez değerini fısıldıyor.

Sydney’de Tarihi Pub’ın “Işık Duvarı"yla Yeniden Doğuşu

Sydney’de Tarihi Pub’ın “Işık Duvarı"yla Yeniden Doğuşu

Piyon Haber |

Sydney’de Tarihi Pub’ın “Işık Duvarı"yla Yeniden Doğuşu

Sydney’in Surry Hills semtinde, 19. yüzyıldan kalma köklü bir pub’ın duvarları, şimdi cam tuğladan örülü bir ‘ışık duvarı’yla yepyeni bir hikaye fısıldıyor. Ian Moore Architects’in usta dokunuşlarıyla “The Corner House” adını alan bu üç yatak odalı konut, tarihi bir yapının adaptif yeniden kullanımına ve modern tasarımın mirasla kurduğu eşsiz diyaloga cesur bir örnek teşkil ediyor. Bu proje, hem köklü bir geçmişi onurlandırıyor hem de geleceğe göz kırpan aydınlık bir yaşam alanı sunuyor.

Škoda DuoBell: Gürültü Engelleyiciye Meydan Okuyan Bisiklet Zili

Škoda DuoBell: Gürültü Engelleyiciye Meydan Okuyan Bisiklet Zili

Piyon Haber |

Škoda DuoBell: Gürültü Engelleyiciye Meydan Okuyan Bisiklet Zili

Sessizlik bazen en büyük tehlike olabilir mi? Modern şehirlerin hızla değişen ritminde, yaya ve bisikletli trafiğin iç içe geçtiği anlarda, aktif gürültü engelleyici (ANC) kulaklıklar konfor sunarken, beklenmedik bir güvenlik açığı yaratıyor. Peki, 1877’de John Richard Dedicoat’ın icat ettiği ve neredeyse yüz elli yıldır bisikletlilerin yayaları uyarmak için kullandığı o basit zil, bu yeni teknolojik bariyer karşısında nasıl etkisiz kaldı? Ve bu duruma kim, nasıl bir çözüm getirebilir? İşte Çek otomobil üreticisi Škoda’dan, şehir içi güvenliği yeniden tanımlayan “DuoBell” inovasyonu.

Ütopya’nın Değişen Yüzü: Durağan Hedef Yerine Dinamik Bir Yöntem

Ütopya’nın Değişen Yüzü: Durağan Hedef Yerine Dinamik Bir Yöntem

Piyon Haber |

Ütopya’nın Değişen Yüzü: Durağan Hedef Yerine Dinamik Bir Yöntem

Hayalimizdeki kusursuz dünya, her zaman durağan bir resim mi olmuştur dersiniz? Ütopya kelimesi zihinlerde genellikle kusursuz, ideal bir dünyanın durağan bir resmini canlandırır. Ancak Designboom’un “Utopia Then and Now” (Ütopya Dün ve Bugün) serisi, bu kadim kavramın sınırlarını mimarlık, sanat, teknoloji ve tasarım merceğinden yeniden çiziyor. 1960’ların radikal vizyonlarından ay kolonilerine ve yenilenebilir kumaşlara uzanan geniş bir yelpazede, daha iyi bir yaşam biçimi inşa etmenin ne anlama geldiğine dair bizlere derinlemesine içgörüler sundu.

Teknosfer: Mimarlığın Ölçek Algısı Neden Yeniden Tanımlanmalı?

Teknosfer: Mimarlığın Ölçek Algısı Neden Yeniden Tanımlanmalı?

Piyon Haber |

Teknosfer: Mimarlığın Ölçek Algısı Neden Yeniden Tanımlanmalı?

Bugün aslında hangi ölçekte tasarlıyoruz? Dünya yörüngesindeki uydulardan okyanusları saran fiber optik kablolara, günlük yaşamımızı düzenleyen algoritmalara kadar devasa bir teknolojik ağın içindeyiz. Mimarlık ve tasarım pratikleri, artık sadece yerel ya da bölgesel koşullarla sınırlı kalmıyor; gezegenin tüm yüzeyine yayılan, kaynak çıkarımından endüstriyel sistemlere, oradan da çoğu zaman gözle görülemeyen ancak kesintisiz ve karşılıklı bağımlılık içinde işleyen gezegensel altyapılara uzanan karmaşık bir zincirin ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Bu paradigma değişimiyle birlikte, mimarlık çok daha büyük bir alanın, yani teknosferin aracısı ve yorumlayıcısı rolünü üstleniyor.

Küllerden Doğan Umut: Kelly Akashi’den Cam Bacalı Anıt

Küllerden Doğan Umut: Kelly Akashi’den Cam Bacalı Anıt

Piyon Haber |

Küllerden Doğan Umut: Kelly Akashi’den Cam Bacalı Anıt

Los Angeles’ın küllerinden yükselen bir anıt… Sanatçı Kelly Akashi, 2026 Whitney Bienali’nde sergilenen ve izleyicileri derinden etkileyen eseri “Anıt (Altadena)” ile kişisel kaybını evrensel bir hafıza ağına dönüştürüyor. Yıkıcı orman yangınlarının ardından evini kaybeden Akashi, bu cam baca heykeliyle yalnızca bir yapının kalıntısını değil, aynı zamanda hafızanın kırılganlığını ve yeniden inşa çabasının sarsılmaz gücünü onurlandırıyor.

Küllerden Yükselen Bir Miras: Sanatsal Direniş

Ocak 2025’te Pacific Palisades ve Altadena bölgelerini etkisi altına alan yangınlar, on binlerce yapıyı kül ederek Los Angeles tarihinin en yıkıcı felaketlerinden birine dönüştü. Yangınların ardından geriye kalan kavrulmuş manzarada, ayakta kalmayı başarmış bacalar, hem yıkımın boyutunu hem de direnişin sembolü haline geldi. Bu yıkıcı görüntüler, 1926 yılında inşa edilmiş evini ve stüdyosunu bu felakette kaybeden Kelly Akashi için güçlü bir ilham kaynağı oldu.

Karen’ın Kalbinde Sanatın Sığınağı: Nyamai Stüdyosu ve Adjaye

Karen’ın Kalbinde Sanatın Sığınağı: Nyamai Stüdyosu ve Adjaye

Piyon Haber |

Karen’ın Kalbinde Bir Nefes Alanı: Kaloki Nyamai Stüdyosu

Mimarlık sadece tuğla ve harçtan ibaret değildir; bazen bir ruh, bir fısıltı, bir sanatçının en derin düşüncelerine eşlik eden bir sığınak olabilir. Kenya’nın yemyeşil Karen bölgesinde, David Adjaye’nin imzasını taşıyan Kaloki Nyamai Stüdyosu, tam da bu felsefeyle yükseliyor. Ünlü mimar David Adjaye ve ekibi Adjaye Associates’ın imzasını taşıyan bu proje, Afrika’nın kadim bilgeliğini çağdaş bir tasarım diliyle buluşturarak, sanatçı Kaloki Nyamai için hem bir üretim alanı hem de içe dönüşün ve ilhamın filizlendiği bir alan tasarlıyor.

Çin Manzarası ve Modern Tasarımın Buluştuğu Bangkok Evi: H168

Çin Manzarası ve Modern Tasarımın Buluştuğu Bangkok Evi: H168

Piyon Haber |

Çin Manzarası ve Modern Tasarımın Buluştuğu Bangkok Evi: H168

Bangkok’un kalbinde, tasarım stüdyosu Only Human, H168 Evi projesiyle, yaşam ve çalışma alanlarını bir araya getiren sıra dışı bir mimari eser ortaya koydu. Ev sahiplerinin Çin kültürüyle derin bağlarından ilham alan bu tasarım, geleneksel Çin manzara resimlerinin mekânsal derinliğini, odalar, koridorlar ve çerçevelenmiş manzaralardan oluşan çağdaş bir yapıya dönüştürüyor. H168 Evi, sadece bir konut değil; kültürel mirası modern mimariyle nasıl ustaca kaynaştırılabileceğinin çarpıcı bir örneği.

Paul Rudolph’un Walker Guest House’u: A$AP Rocky Dokunuşuyla Yeniden Canlandı

Paul Rudolph’un Walker Guest House’u: A$AP Rocky Dokunuşuyla Yeniden Canlandı

Piyon Haber |

Paul Rudolph’un Zamansız Mirası: Walker Guest House, A$AP Rocky Küratörlüğünde Yeniden Yükseliyor

1952’de Paul Rudolph’un ellerinden çıkan ikonik Walker Guest House, Sanibel Adası’nın sakin kumlarından çok uzakta, Los Angeles’ın göz kamaştıran tasarım sahnesinde yeniden doğdu. Bu beklenmedik canlanış, modern mimarinin zamansız dehasını, müzik dünyasının stil öncüsü A$AP Rocky’nin küratörlüğünde Basic.Space aracılığıyla bambaşka bir platforma taşıyor. Rudolph’un vizyonunun, günümüz popüler kültürüyle nasıl nefes kesici bir diyalog kurduğunun çarpıcı bir kanıtı olan bu yeniden inşa, tasarım dünyasında büyük bir heyecan dalgası yarattı.

LEGO ve Mondrian: 90 Trilyon Yıl Süren Dişli Sanatı Deneyimi

LEGO ve Mondrian: 90 Trilyon Yıl Süren Dişli Sanatı Deneyimi

Piyon Haber |

LEGO ve Mondrian: 90 Trilyon Yıl Süren Dişli Sanatı Deneyimi

Hiç bir Mondrian tablosuna bakıp, ‘Bundan müthiş bir dişli sistemi olurdu!’ diye düşündünüz mü? Eğer cevabınız evet ise, tebrikler, muhtemelen bir LEGO Ideas yapıcısı ruhuna sahipsiniz! Diğerlerimiz ise bu ilham verici bağlantıyı ancak şimdi keşfediyoruz. ‘The Eternal Mosaic’ (Ebedi Mozaik) adını taşıyan bu başyapıt, soyut dışavurumculuk ile mekanik mühendislik arasındaki uçurumu, akıl almaz bir başarıyla birleştiriyor. De Stijl akımının o katı geometrisini, şimdi üstel matematiğin işleyen bir anıtına dönüştüren bu eser, zamanın algısını yeniden şekillendiriyor.

Beyaz Saray’da Derin Değişim: Trump’ın Mirası ve ABD Tasarımı

Beyaz Saray’da Derin Değişim: Trump’ın Mirası ve ABD Tasarımı

Piyon Haber |

Beyaz Saray’da Derin Değişim: Trump’ın Mirası ve ABD Tasarımı

Washington’dan yükselen tartışmalar, New York’un sanat galerilerinde yankılanan yenilikler, Seattle’ın siluetini şekillendiren kuleler… ABD tasarım sahnesi, her zamankinden daha dinamik bir dönüşümün eşiğinde. Piyon Editör olarak, Dezeen Agenda’nın son ABD bülteninde merceğimize takılan en çarpıcı mimarlık ve kentsel planlama gelişmelerini sizin için derinlemesine inceledik. Özellikle Beyaz Saray için sunulan ve büyük yankı uyandıran yeraltı ziyaretçi merkezi projesi, bu ayki gündemimizin tam kalbinde yer alıyor.

Fontainebleau’da ‘Yaşayan Tablolar’: In Sinu’dan Ormana Açılan Bir Ev

Fontainebleau’da ‘Yaşayan Tablolar’: In Sinu’dan Ormana Açılan Bir Ev

Piyon Haber |

Fontainebleau’da ‘Yaşayan Tablolar’: In Sinu’dan Ormana Açılan Bir Ev

Empresyonist ressamların fırçasına ilham veren, doğanın adeta yaşayan bir sanat eseri olduğu Fontainebleau ormanının kalbinde, In Sinu Architectes stüdyosu ‘Maison de l’Orée’ (Sınırda Ev) adını verdikleri dikkat çekici bir yenilemeye imza attı. Stüdyo, doğanın sunduğu eşsiz güzellikleri, iç mekanın ayrılmaz bir parçası haline getirerek mimariyi, iç tasarım detaylarını ve çevreyi kusursuz bir uyumla bir araya getiriyor.

Ormanı Kucaklayan Bir Yaşam: U Şekilli Planın Diyaloğu

Mevcut yapı, bulunduğu ‘pitoresk’ (doğal güzelliklerle dolu) ortama rağmen ormanla yeterince bağ kuramıyordu. Fransız stüdyo In Sinu Architectes, tam da bu eksikliği gidermek için devreye girdi. Amaçları sadece bir yenileme yapmak değil, Fontainebleau ormanının “yaşayan tablolarını” evin her köşesine taşımaktı. Bu vizyonla stüdyo, ormanı kucaklayan U şeklinde bir plan oluşturmak üzere iki ek yapı ekledi. Devasa pencereler, dış manzarayı adeta bir sanat eseri gibi çerçeveliyor.

Diğer Etiketler