#Tasarim Etiketi

Bu etikete sahip 149 yazı bulundu

Kütük ve Camın Adası: Salt Spring’de Olson Kundig’den Bir Şaheser

Kütük ve Camın Adası: Salt Spring’de Olson Kundig’den Bir Şaheser

Piyon Haber |

Kütük ve Camın Adası: Salt Spring’de Olson Kundig’den Bir Şaheser

Kanada’nın vahşi batı kıyılarında, Salt Spring Adası’nın el değmemiş doğasına usulca dokunan bir yapı var: Daisy Ranch. Britanya Kolumbiyası’nın büyüleyici köşelerinden bu ada, yüksek kayalıkları, yemyeşil çayırları ve anıtsal ağaçlarıyla başlı başına bir hikaye kitabı sahnesini anımsatır. İşte bu benzersiz coğrafyada, ismi çocukluk düşlerini çağrıştıran, mimarisiyle ise derin bir ifade taşıyan Daisy Ranch, Olson Kundig’in son dönem projeleri arasında bir yıldız gibi parlıyor. Tasarım direktörü Tom Kundig liderliğindeki bu konut, Salt Spring Adası’nın ağaçlarla çevrili, engebeli kayalıklarına adeta bir eldiven gibi oturarak, rahatlığı, sağlamlığı ve tavizsiz özgünlüğü bir arada sunuyor.

Slow2: Deniz Yosunuyla Doğa ve Geleneğin Buluştuğu Aydınlatma

Slow2: Deniz Yosunuyla Doğa ve Geleneğin Buluştuğu Aydınlatma

Piyon Haber |

Slow2: Deniz Yosunuyla Doğa ve Geleneğin Buluştuğu Aydınlatma

Doğayla iç içe, geçmişten ilham alan bir gelecek mümkün mü? Su Yang Choi, “Slow Project” serisinin ikinci eseri “Slow2” ile bu sorunun cevabını veriyor. Milan’daki Salone Satellite 2026’da ilk kez görücüye çıkan bu büyüleyici aydınlatma enstalasyonu, biyobozunur deniz yosununu geleneksel Kore mimarisiyle harmanlayarak sürdürülebilir tasarımın sadece bir trend değil, yaşayan bir felsefe olduğunu kanıtlıyor.

Mekânın Ruhu: Baramgil’den Çağdaş Bir Yorum

Slow2, basit bir aydınlatma enstalasyonundan çok daha fazlası. Geleneksel Kore mimarisinin “baramgil” ilkesini, yani kapı ve pencerelerin tek bir eksen üzerinde hizalanarak katmanlı görüş hatları ve doğal havalandırma yolları yaratmasını, çağdaş bir dille yeniden yorumluyor. Tasarımcı Choi, yaklaşık 388 × 200 × 288 cm’lik bir sergi alanında, algılanan derinliği fiziksel boyutlarının ötesine taşıyan görsel katmanlamalarla bu prensibi ustaca hayata geçiriyor. Yaklaşık 150 × 55 × 160 cm ölçülerindeki enstalasyon, dikey olarak iç içe geçmiş iki dairesel yapıdan oluşarak tekrar eden sekanslarla büyüleyici bir ritim yakalıyor. Fiziksel genişliğe değil, şeffaflık, tekrarlama ve görsel hatların sürekliliğine odaklanan Slow2, izleyiciye sadece ışık veren bir nesne değil, hareketli ve yaşayan bir mekân deneyimi sunuyor.

Honor’dan Dev Batarya: 12.000 mAh ile İncelik ve Gücün Buluşması

Honor’dan Dev Batarya: 12.000 mAh ile İncelik ve Gücün Buluşması

Piyon Haber |

Honor’dan Dev Batarya: 12.000 mAh ile İncelik ve Gücün Buluşması

Akıllı telefon dünyasında uzun yıllardır süregelen bir kabulleniş vardı: Ya ince ve şık bir tasarıma sahip olacak, ya da devasa bir batarya ile gün boyu kesintisiz güç sunacaktınız. Bu iki özellik arasında bir seçim yapmak zorunluluk gibiydi; sanki fiziksel bir yasa, tasarımın kaçınılmaz bir bedeliydi. Yedi yıl önce MWC 2019’da ortaya çıkan, 18.000 mAh bataryası için küçük bir cep kitabı ağırlığında ve 18 mm kalınlığında olan Energizer P18K Pop, bu ‘ya hep ya hiç’ denkleminin çarpıcı bir örneğiydi. O telefon, yüksek kapasiteli bataryanın ancak taşıması eziyet haline gelen bir cihazla mümkün olduğunu gösteren bir dönüm noktasıydı ve sessizce rafa kalkmadan önce adeta bir ’tuğla’ olarak hafızalara kazındı. Ancak şimdi, Honor’ın attığı adımlar, bu kabullenişin aslında büyük bir yanılgı olduğunu kanıtlıyor.

Zamanın Mimarisi: Altın ve Meteorit Saatlerde Mauron Musy

Zamanın Mimarisi: Altın ve Meteorit Saatlerde Mauron Musy

Piyon Haber |

Zamanın Mimarisi: Altın ve Meteoritin Dansı

Watches and Wonders’ın ışıltılı podyumunda adeta zamanı durduran bir şölenle karşılaştık. Mauron Musy ve Arturo Tedeschi’nin, MU05-106 ARCHITECT ile başlayan mimari yolculukları, şimdi iki yeni ve büyüleyici evrimle devam ediyor. Tasarım dünyasında çığır açan “Architect” serisi, radikal inovasyonu ve olağanüstü mühendisliği, teknik saatçiliğin sınırlarını zorlayan bir tavizsizlikle birleştiriyor. Bu serinin son bölümünde, zaten ileri düzeyde olan jeneratif modelleme (generative modeling), yapay zeka ve sofistike üretim teknikleri; altın ve meteorit gibi istisnai malzemelerle buluşarak, tasarıma bambaşka bir derinlik katıyor. Karşınızda zamanın ötesinden gelen iki yeni başyapıt: Architect of Golden Cosmos MU05-109 ve Architect of Golden Oasis MU05-110.

Sibiu’nun Gözleri: Transilvanya Evlerinin İşlevden Estetiğe Yükselişi

Sibiu’nun Gözleri: Transilvanya Evlerinin İşlevden Estetiğe Yükselişi

Piyon Haber |

Sibiu’nun Gözleri: Transilvanya Evlerinin İşlevden Estetiğe Yükselişi

New York “Asla Uyumayan Şehir” olarak bilinirken, Transilvanya’nın kalbindeki Sibiu, bambaşka bir unvanla anılır: “Evlerin Uyumadığı Şehir”. Bu etkileyici lakap, şehrin kendine özgü mimarisi sayesinde ortaya çıkmıştır, zira evlerin dik çatılarında yer alan ‘göz benzeri’ pencereler, her an sizi izliyormuş gibi bir his uyandırır. Adeta şehrin sakinleri kadar, yapıları da canlı birer varlık gibidir.

Bir Şehrin Yüzü: Sibiu Gözlerinin Ortaya Çıkışı

Ortaçağ Avrupa’sının en iyi korunmuş şehirlerinden biri olan Sibiu, tarihi dokusu ve büyüleyici atmosferiyle ziyaretçilerini geçmişe götürür. Ancak şehri gerçekten eşsiz kılan, geleneksel Rumen mimarisinin Venedik etkisiyle harmanlanmış, bu ikonik ‘gözlü evler’idir. Yerel dilde “Sibiu Gözleri” olarak bilinen bu çatı pencereleri, şehre özgün bir kimlik kazandırmıştır. Sanki her evin gizli bir bekçisi, sessiz bir tanığı vardır ve bunlar sadece birer mimari detaydan çok daha fazlasıdır; şehrin ruhunu yansıtan yaşayan ifadelerdir.

Elisava MAIAD: Algoritmayı Sanata Dönüştüren YZ Tasarımı

Elisava MAIAD: Algoritmayı Sanata Dönüştüren YZ Tasarımı

Piyon Haber |

Elisava MAIAD: Algoritmayı Sanata Dönüştüren YZ Tasarımı

Yapay zeka (YZ), dünyayı kasıp kavururken, tasarım dünyası bu devrimsel gücü yalnızca bir “araç” olarak görme lüksüne sahip değil. Tasarımcıların, yaratıcıların ve düşünürlerin, algoritmaların ardındaki potansiyeli ve etkileşimi derinlemesine kavraması, hatta onları eleştirel bir gözle sorgulaması, kültürün geleceğini şekillendirmek adına hayati bir öneme sahip. İşte tam da bu bakış açısıyla, Barselona merkezli prestijli tasarım okulu Elisava, Sanat ve Tasarım İçin Uygulamalı Yapay Zeka Yüksek Lisans Programı (MAIAD) ile öncü bir rol üstleniyor. Bu program, teknolojinin keskin müdahalesiyle düşünceyi, tasarımı ve yaratıcılığı yeniden tanımlamayı hedefleyen vizyoner bir yaklaşımla öne çıkıyor.

BIG Nashville’de Sahne Alıyor: Dezeen ABD Mimari Gündemi

BIG Nashville’de Sahne Alıyor: Dezeen ABD Mimari Gündemi

Piyon Haber |

Nashville’in müzik ruhunu mimariyle dans ettirmek… Bjarke Ingels Group (BIG), Tennessee’nin başkenti için tasarladığı performans sanatları merkeziyle tam da bunu başarıyor ve Dezeen Agenda’nın en yeni ABD baskısında zirveye oturuyor. Bu proje, müzik ve mimarinin büyüleyici dansını gözler önüne sererken, Amerika kıtasından gelen en güncel tasarım ve mimari haberlerini bir araya getiren bu özel bültendeki diğer önemli gelişmelere de yakından bakmaya değer.

BIG’in İmza Dokunuşu: Nashville’e Yeni Bir Sembol

BIG’in Nashville için hazırladığı performans sanatları merkezi, grubun alışılageldiği sınırları zorlayan tasarım anlayışını bir kez daha kanıtlıyor. Kentin kültürel dokusuna modern bir yorum getiren yapı, sadece bir sahne veya konser salonu olmanın ötesinde, yaşayan, nefes alan bir mimari deneyim vadediyor. Projenin detayları ve BIG’in yaratıcı sürecine dair ipuçları, sektör profesyonelleri ve tasarım meraklıları için ilham verici. Bu çalışma, sadece bir binanın değil, aynı zamanda bir kentin kimliğinin yeniden tanımlanabileceği potansiyeli gösteriyor.

TikTok’tan Dünya Markasına: Tony Piloseno’nun Renklerle Yükselişi

TikTok’tan Dünya Markasına: Tony Piloseno’nun Renklerle Yükselişi

Piyon Haber |

TikTok’tan Dünya Markasına: Tony Piloseno’nun Renklerle Yükselişi

Hayatımızdaki dönüm noktaları, bazen beklenmedik kapılar açar. Tony Piloseno’nun hikayesi de tam olarak böyle bir kesişimin, bir çalışandan uluslararası bir markanın kurucusuna uzanan, renkli ve ilham verici yolculuğunun ta kendisi. O, sadece boyaları karıştırmakla kalmayıp, aynı zamanda hayalleri ve azmi harmanlayan bir vizyoner.

Sıradışı Bir Başlangıç: TikTok’tan Kovulmaya

Ohio’da üniversite öğrencisiyken bir Sherwin-Williams mağazasında çalışan Tony, boş zamanlarında yaptığı yaratıcı bir aktiviteyi sosyal medyada paylaşmaya karar verdi: boya karıştırma videoları. TikTok’a yüklediği altıncı videosu viral olduğunda, izleyiciler bu renk cümbüşüne bayıldı. Ancak çalıştığı şirketi, bu “iş dışı” faaliyete aynı hevesle yaklaşmadı ve kısa süre sonra Tony’nin işine son verdi. Çoğu kişi için bir felaket olabilecek bu durum, Tony için yepyeni bir başlangıcın kapısını araladı. Diğer firmalardan gelen tekliflere rağmen, o kendi yolunu çizmeye karar verdi ve 2021 yılında “Tonester Paints"i kurdu.

Barnaba Fornasetti: Hayal Gücü ve Mirasın Zamansız Dansı

Barnaba Fornasetti: Hayal Gücü ve Mirasın Zamansız Dansı

Piyon Haber |

Barnaba Fornasetti: Hayal Gücü ve Mirasın Zamansız Dansı

Milano’nun kalbinde, alışılagelmişin dışına çıkan bir dünya var: Barnaba Fornasetti’nin sürreal düşleri gerçeğe dönüştüğü ‘appartamento’su. Designboom ekibi, Via Senato ve Corso Venezia’nın kesişiminde, Fornasetti showroom’unun en üst katındaki bu büyülü evrene adım atıyor. Tipik bir showroom’un monokrom, boş duvarları arasında sergilenen tabaklar, vazolar ve ev dekorasyonu katlarını aştığınızda, en üst kat adeta dekoratif bir cümbüşle sizi karşılıyor. Burası, Barnaba Fornasetti’nin hayal gücünün sınırlarını zorladığı, gerçeklik ile rüyanın iç içe geçtiği o büyülü evrenin ta kendisi.

Pantheon’un Saklı Geçitleri: STARTT ile Antik Roma’ya Yolculuk

Pantheon’un Saklı Geçitleri: STARTT ile Antik Roma’ya Yolculuk

Piyon Haber |

Roma Pantheon’un Gizemli Geçitleri: STARTT’nin Çağdaş Dokunuşu

Roma’nın kalbindeki görkemli Pantheon, artık sadece antik çağın bir tanığı değil, aynı zamanda gizemli geçitlerini modern dünyaya aralayan bir zaman kapsülü. İtalyan mimarlık stüdyosu STARTT (Studio of Architecture and Territorial Transformations) tarafından gerçekleştirilen çarpıcı bir müdahale sayesinde, binlerce yıllık tarihin ve Roma mühendisliğinin dehasının saklı katmanları nihayet gün yüzüne çıkıyor. Bu proje, dünyaca tanınan ikonik anıtın, daha önce hiç erişilememiş arkeolojik bölgelerine benzersiz bir yolculuk vaat ediyor.

Snøhetta ve USM’den Milano’ya Nefes Veren Bulut Deneyimi

Snøhetta ve USM’den Milano’ya Nefes Veren Bulut Deneyimi

Piyon Haber |

Snøhetta ve USM’den Milano’ya Nefes Veren Bulut Deneyimi

Tasarım dünyasının kalbinin attığı Milano Tasarım Haftası, her yıl olduğu gibi bu sene de ezber bozan ve ruhu besleyen projelere ev sahipliği yapıyor. Bu yılın en dikkat çekici deneyimlerinden biri, global mimarlık ofisi Snøhetta, zamansız mobilya markası USM ve sanatçı Annabelle Schneider’ın iş birliğinden doğan, adeta yaşayan bir bulutu andıran “Renaissance of the Real” (Gerçekliğin Rönesansı) enstalasyonu. Dijital çağın baş döndürücü hızına ustaca bir mola sunan bu çok katmanlı deneyim, ziyaretçilerini duyusal bir keşfe davet ediyor; huzur ve derin bir bağ arayan modern insana çağdaş bir yanıt fısıldıyor.

Xbox’ın Efsane Prototipi: 18K$‘dan Erişilebilir 3D Baskı Harikasına Dönüşüm

Xbox’ın Efsane Prototipi: 18K$‘dan Erişilebilir 3D Baskı Harikasına Dönüşüm

Piyon Haber |

Efsanevi Xbox Prototipi Yeniden Doğuyor: Tasarımın Erişilebilir Hali

2000’li yılların başlarına damga vuran öyle donanım tasarımları var ki, zamanın ötesindeki çizgileriyle bugün bile hayranlık uyandırmaya devam ediyor. Bu ikonik tasarımlar arasında şüphesiz orijinal Xbox prototipi başı çekiyor. İlk kez 2000 yılında Game Developers Conference (GDC) etkinliğinde Bill Gates ve Seamus Blackley tarafından tanıtılan bu prototip, tek bir alüminyum bloktan oyularak elde edilmiş devasa bir ‘X’ şeklindeydi. Dönemin haberlerine göre, her bir ünitesinin maliyeti tam 18.000 dolar civarındaydı. Basın toplantılarında sergilenen ve hiçbir zaman seri üretime geçmesi planlanmayan bu şaheser, mühendislik ve tasarımın birleştiği nadir örneklerden biri olarak tarihteki yerini aldı.

Toronto’nun Yeni Simge Yapısı: Limberlost Place ve Ahşabın Yükselişi

Toronto’nun Yeni Simge Yapısı: Limberlost Place ve Ahşabın Yükselişi

Piyon Haber |

Limberlost Place: Ahşapla Yükselen Bir Mimarinin Anatomisi

Mimarlık dünyası, yüzyıllardır süregelen yapı geleneğini Toronto’dan yükselen yeni bir anlayışla sorguluyor. Moriyama Teshima Architects ve Acton Ostry Architects’in ortak vizyonuyla hayata geçen Limberlost Place, sadece bir bina değil, geleceğin inşasına dair cesur bir manifesto. George Brown College’ın ev sahipliğinde düzenlenen uluslararası yarışmanın kazananı olan bu mimari harika, estetik ve işlevselliği çevresel sürdürülebilirlik ve yapı teknolojileriyle harmanlayarak küresel standartları baştan yazıyor. Dünyanın ilk halka açık yüksek ahşap binası unvanıyla Limberlost Place, geleneksel malzemelerin sınırlarını zorlayarak ahşabın sanatını ve mühendisliğini zirveye taşıyor.

Emma In Paraty: Kusurlu Güzelliği Kucaklayan Bir Tasarım Manifestosu

Emma In Paraty: Kusurlu Güzelliği Kucaklayan Bir Tasarım Manifestosu

Piyon Haber |

Emma In Paraty: Kusurlu Güzelliği Kucaklayan Bir Tasarım Manifestosu

Modern hayatın bitmek bilmeyen akışında çocuksu keşif ruhunu ve sezgiyi korumak, zorlu bir zanaat haline geldi. Oysa Treivas Team’in “Emma In Paraty” koleksiyonu, tam da bu büyülü dünyanın kapılarını aralıyor. Olga Treivas’ın çocukluğundan esinlenen bu tasarımlar; sadelik, organik formlar ve dingin güzellikle harmanlanarak nakış sanatının ruhunu mobilyaya taşıyor. Her parça, modern tasarımın keskin hatları arasında el emeğinin ve içtenliğin paha biçilmez değerini fısıldıyor.

Sydney’de Tarihi Pub’ın “Işık Duvarı"yla Yeniden Doğuşu

Sydney’de Tarihi Pub’ın “Işık Duvarı"yla Yeniden Doğuşu

Piyon Haber |

Sydney’de Tarihi Pub’ın “Işık Duvarı"yla Yeniden Doğuşu

Sydney’in Surry Hills semtinde, 19. yüzyıldan kalma köklü bir pub’ın duvarları, şimdi cam tuğladan örülü bir ‘ışık duvarı’yla yepyeni bir hikaye fısıldıyor. Ian Moore Architects’in usta dokunuşlarıyla “The Corner House” adını alan bu üç yatak odalı konut, tarihi bir yapının adaptif yeniden kullanımına ve modern tasarımın mirasla kurduğu eşsiz diyaloga cesur bir örnek teşkil ediyor. Bu proje, hem köklü bir geçmişi onurlandırıyor hem de geleceğe göz kırpan aydınlık bir yaşam alanı sunuyor.

Škoda DuoBell: Gürültü Engelleyiciye Meydan Okuyan Bisiklet Zili

Škoda DuoBell: Gürültü Engelleyiciye Meydan Okuyan Bisiklet Zili

Piyon Haber |

Škoda DuoBell: Gürültü Engelleyiciye Meydan Okuyan Bisiklet Zili

Sessizlik bazen en büyük tehlike olabilir mi? Modern şehirlerin hızla değişen ritminde, yaya ve bisikletli trafiğin iç içe geçtiği anlarda, aktif gürültü engelleyici (ANC) kulaklıklar konfor sunarken, beklenmedik bir güvenlik açığı yaratıyor. Peki, 1877’de John Richard Dedicoat’ın icat ettiği ve neredeyse yüz elli yıldır bisikletlilerin yayaları uyarmak için kullandığı o basit zil, bu yeni teknolojik bariyer karşısında nasıl etkisiz kaldı? Ve bu duruma kim, nasıl bir çözüm getirebilir? İşte Çek otomobil üreticisi Škoda’dan, şehir içi güvenliği yeniden tanımlayan “DuoBell” inovasyonu.

Ütopya’nın Değişen Yüzü: Durağan Hedef Yerine Dinamik Bir Yöntem

Ütopya’nın Değişen Yüzü: Durağan Hedef Yerine Dinamik Bir Yöntem

Piyon Haber |

Ütopya’nın Değişen Yüzü: Durağan Hedef Yerine Dinamik Bir Yöntem

Hayalimizdeki kusursuz dünya, her zaman durağan bir resim mi olmuştur dersiniz? Ütopya kelimesi zihinlerde genellikle kusursuz, ideal bir dünyanın durağan bir resmini canlandırır. Ancak Designboom’un “Utopia Then and Now” (Ütopya Dün ve Bugün) serisi, bu kadim kavramın sınırlarını mimarlık, sanat, teknoloji ve tasarım merceğinden yeniden çiziyor. 1960’ların radikal vizyonlarından ay kolonilerine ve yenilenebilir kumaşlara uzanan geniş bir yelpazede, daha iyi bir yaşam biçimi inşa etmenin ne anlama geldiğine dair bizlere derinlemesine içgörüler sundu.

Teknosfer: Mimarlığın Ölçek Algısı Neden Yeniden Tanımlanmalı?

Teknosfer: Mimarlığın Ölçek Algısı Neden Yeniden Tanımlanmalı?

Piyon Haber |

Teknosfer: Mimarlığın Ölçek Algısı Neden Yeniden Tanımlanmalı?

Bugün aslında hangi ölçekte tasarlıyoruz? Dünya yörüngesindeki uydulardan okyanusları saran fiber optik kablolara, günlük yaşamımızı düzenleyen algoritmalara kadar devasa bir teknolojik ağın içindeyiz. Mimarlık ve tasarım pratikleri, artık sadece yerel ya da bölgesel koşullarla sınırlı kalmıyor; gezegenin tüm yüzeyine yayılan, kaynak çıkarımından endüstriyel sistemlere, oradan da çoğu zaman gözle görülemeyen ancak kesintisiz ve karşılıklı bağımlılık içinde işleyen gezegensel altyapılara uzanan karmaşık bir zincirin ayrılmaz bir parçası haline geliyor. Bu paradigma değişimiyle birlikte, mimarlık çok daha büyük bir alanın, yani teknosferin aracısı ve yorumlayıcısı rolünü üstleniyor.

Küllerden Doğan Umut: Kelly Akashi’den Cam Bacalı Anıt

Küllerden Doğan Umut: Kelly Akashi’den Cam Bacalı Anıt

Piyon Haber |

Küllerden Doğan Umut: Kelly Akashi’den Cam Bacalı Anıt

Los Angeles’ın küllerinden yükselen bir anıt… Sanatçı Kelly Akashi, 2026 Whitney Bienali’nde sergilenen ve izleyicileri derinden etkileyen eseri “Anıt (Altadena)” ile kişisel kaybını evrensel bir hafıza ağına dönüştürüyor. Yıkıcı orman yangınlarının ardından evini kaybeden Akashi, bu cam baca heykeliyle yalnızca bir yapının kalıntısını değil, aynı zamanda hafızanın kırılganlığını ve yeniden inşa çabasının sarsılmaz gücünü onurlandırıyor.

Küllerden Yükselen Bir Miras: Sanatsal Direniş

Ocak 2025’te Pacific Palisades ve Altadena bölgelerini etkisi altına alan yangınlar, on binlerce yapıyı kül ederek Los Angeles tarihinin en yıkıcı felaketlerinden birine dönüştü. Yangınların ardından geriye kalan kavrulmuş manzarada, ayakta kalmayı başarmış bacalar, hem yıkımın boyutunu hem de direnişin sembolü haline geldi. Bu yıkıcı görüntüler, 1926 yılında inşa edilmiş evini ve stüdyosunu bu felakette kaybeden Kelly Akashi için güçlü bir ilham kaynağı oldu.

Karen’ın Kalbinde Sanatın Sığınağı: Nyamai Stüdyosu ve Adjaye

Karen’ın Kalbinde Sanatın Sığınağı: Nyamai Stüdyosu ve Adjaye

Piyon Haber |

Karen’ın Kalbinde Bir Nefes Alanı: Kaloki Nyamai Stüdyosu

Mimarlık sadece tuğla ve harçtan ibaret değildir; bazen bir ruh, bir fısıltı, bir sanatçının en derin düşüncelerine eşlik eden bir sığınak olabilir. Kenya’nın yemyeşil Karen bölgesinde, David Adjaye’nin imzasını taşıyan Kaloki Nyamai Stüdyosu, tam da bu felsefeyle yükseliyor. Ünlü mimar David Adjaye ve ekibi Adjaye Associates’ın imzasını taşıyan bu proje, Afrika’nın kadim bilgeliğini çağdaş bir tasarım diliyle buluşturarak, sanatçı Kaloki Nyamai için hem bir üretim alanı hem de içe dönüşün ve ilhamın filizlendiği bir alan tasarlıyor.

Diğer Etiketler