#Unesco Etiketi

Bu etikete sahip 3 yazı bulundu

Okyanusun Kıvrımlarına Karşı Koyan Konut: Montemar

Okyanusun Kıvrımlarına Karşı Koyan Konut: Montemar

Piyon Haber |

Okyanusun Kıvrımlarına Karşı Koyan Konut: Montemar

Düz çizgiler kolaydır. Herhangi bir mimar bir arsaya dikdörtgen bir kule dikip günü kurtarabilir; sahil şeridindeki geliştiricilerin çoğu da tam bunu yapar, çünkü düz çizgiler ucuzdur, hızlı inşa edilir ve broşürde satması kolaydır. Ancak Gürcistan’ın Adjara kıyısında yükselen Montemar Residential, bu oyun kitabına “kesinlikle hayır” diyor. Gonio kasabasındaki üç kuleli bu kompleks, ızgara düzenini bir kenara bırakıp Karadeniz’in kendisinden çıkarılmış gibi dalgalanan, kıvrılan ve konsol (çıkma) yapan formlara yer veriyor. Bu, kaydırmayı durduran ve ardından “Buna kim imza attı, nasıl yapıldı?” diye sorduran türden bir bina.

Bizkaia Köprüsü: Endüstri Devrimi’nin Asma Mirası

Bizkaia Köprüsü: Endüstri Devrimi’nin Asma Mirası

Piyon Haber |

Bizkaia Köprüsü: Endüstri Devrimi’nin Asma Mirası

Bir köprü, bir nehrin iki yakasını değil, geçmişle geleceği de birleştirebilir mi? İspanya’nın kuzeyinde, Nervión Nehri üzerinde yükselen Bizkaia Köprüsü tam da bunu yapıyor: Endüstri Devrimi’nin demir iradesini, bugünün sürdürülebilirlik arayışına bağlıyor.

Mühendislik Harikası

Avrupa Endüstri Devrimi’nin en dikkat çekici demir yapılarından biri olan Bizkaia Köprüsü, 19. yüzyıl demir işçiliği geleneklerini hafif alternatif bükümlü çelik kablolarla birleştiriyor. Dünyanın ilk taşıyıcı köprüsü (transporter bridge) olarak kabul edilen bu yapı, Avrupa, Afrika ve Amerika’da benzerlerine ilham kaynağı oldu.

Şibam: Çölün Kalbinde Yükselen Kadim Gökdelenler ve Sırları

Şibam: Çölün Kalbinde Yükselen Kadim Gökdelenler ve Sırları

Piyon Haber |

Şibam: Çölün Kalbinde Yükselen Kadim Gökdelenler ve Sırları

Modern kentlerin çelik ve camdan yükselen devasa kuleleri arasında, Yemen çölünde binlerce yıllık bir sır yatıyor: Şibam. Günümüzün kent silüetlerini şekillendiren bu yapılar, genellikle teknolojik ilerlemenin ve modern kentleşmenin sembolleri olarak görülür. Özellikle 19. yüzyıl sonlarında, kent ticaretindeki hızlı genişlemeye ve sınırlı araziye bir yanıt olarak ABD’de ortaya çıkan gökdelenler, bu terimin doğuşuna da zemin hazırlamıştır. Oysa dikey kentleşme fikri, Sanayi Devrimi’nden çok önce, eski medeniyetlerde zaten deneyimlenmişti. Sınırlı alan, savunma veya çevresel adaptasyon gibi nedenlerle dikey yapılaşma formlarını kullanan bu kadim yerleşimlerin en çarpıcı örneklerinden biri, Yemen’in Hadramut Vadisi’ndeki çorak çölün ortasında yükselen Şibam şehridir.

Diğer Etiketler