Ana Sayfa Haberler Mimarlık

Kengo Kuma: Londra Ulusal Galerisi’nde 200 Yıllık Dönüşüm Başlıyor

Mimar Kengo Kuma, Londra Ulusal Galerisi'nin 200 yıllık tarihindeki en büyük dönüşümünü yönetecek. £750 milyonluk proje, müze ve şehir bağını yeniden tanımlıyor.

· Piyon Haber · Dezeen

Share:

Kengo Kuma: Londra Ulusal Galerisi’nde 200 Yıllık Dönüşüm Başlıyor

Londra’nın kalbinde, tarihin ve sanatın buluştuğu Ulusal Galeri, 200 yıllık geçmişinde eşi benzeri görülmemiş bir dönüşümün eşiğinde. Mimarlık dehası Kengo Kuma ve ekibinin imzasını taşıyacak yepyeni kanatla, müze sadece koleksiyonunu genişletmekle kalmıyor, aynı zamanda şehirle kurduğu bağı da yeniden tanımlıyor. Bu, sadece bir yapı projesi değil, iddialı bir geleceğin ilk adımı.

Geleceğe Yön Veren Bir Mimarlık Ortaklığı

Tokyo merkezli Kengo Kuma and Associates, bu devasa projede İngiliz mimarlık firmaları BDP ve MICA ile güçlerini birleştirdi. Ulusal Galeri’nin genişleyen koleksiyonuna ev sahipliği yapacak yeni kanadın tasarımını üstlenen ekip, son dönemde yenilenen Sainsbury Kanadı ve Kuzey Galerileri’nin hemen arkasında, 1960’lardan kalma St Vincent House otel ve ofis kompleksinin arazisinde yükselecek bir vizyonu hayata geçiriyor. Bu dev proje, müzenin “Ulusal Galeri’yi gelecek yüzyıl için yeniden tanımlayacağını” belirttiği, toplam 750 milyon sterlinlik devasa “Project Domani” (Gelecek Projesi) kampanyasının kilit bir parçası.

Başlangıçta yayınlanan görseller, dokulu bir giriş hacmini, sırlı açıklıkları ve çevresini saran peyzajlı bir bahçe alanını gözler önüne seriyor. Kent manzarasına hakim geniş dış mekanlar, mimarinin vazgeçilmez malzemelerinden Portland taşı ile belirgin bir kimlik kazanacak. Bu detaylar, Kuma’nın malzeme kullanımına ve doğayla bütünleşen tasarım anlayışına dair ilk güçlü ipuçlarını sunuyor.

Jüriyi Büyüleyen Ustalık: Bağlam ve Estetik

Eylül 2025’te düzenlenen ve aralarında Foster + Partners ile Sainsbury Kanadı’nın remodelajını yapan Selldorf Architects gibi devlerin de bulunduğu rekabetçi bir mimari yarışmanın ardından, Kengo Kuma’nın ekibi, jüri tarafından “örnek teşkil eden” bir tasarımla birinci seçildi. Jüri, projenin sadece estetik değil, aynı zamanda bağlamına saygılı yaklaşımını da övgüyle karşıladı. Bu seçim, tasarım dünyasının incelikli detaylara olan takdirini bir kez daha gösterdi.

Kengo Kuma’dan Londra Ulusal Galerisi’ne Tarihi Ek Bina

“Tasarım hem yenilikçi hem de estetik açıdan büyüleyici. Uluslararası bir galeri komisyonu için gereken tutku ve hassasiyeti tam anlamıyla karşılıyor. Sainsbury Kanadı galerilerine saygılı bir yaklaşımla, kamusal alanlara ve çatı bahçesine giden yol, ağaçlar ve yeşilliklerle zenginleştirilmiş cömert bir varlık yaratıyor. Leicester Meydanı ile bağlantıları olan dış mekanların düşünceli tasarımı, Portland taşı ve kademeli kütlelemeyi (yapının farklı katmanlar halinde yükselmesi) kullanarak açık bir ziyaretçi karşılaması uyandırıyor; bu da çevreleyen sokaklara karşı hassasiyet gösteriyor ve doğal ışığın binanın içine çekilmesini sağlıyor.”

Jürinin bu değerlendirmesi, tasarımın sadece bir yapıdan ibaret olmadığını, aynı zamanda şehrin dokusuyla bütünleşen, insana odaklanan ve sanatın deneyimlenmesini zenginleştiren bir yaşam alanı yarattığını vurguluyor. Özellikle Portland taşının kullanımı ve kademeli kütleleme (yapının farklı katmanlar halinde yükselmesi), Londra’nın tarihi mimarisine modern bir selam gönderirken, şehrin siluetine yeni bir soluk getirecek.

İç Mekânlarda Akış: Uyumdan Çarpıcılığa Geçiş

Jüri paneline göre, yeni kanadın galerileri, mevcut mekanlarla uyum içinde “basit ve temiz” iç mekan tasarımlarına sahip olacak. Bu sade yaklaşım, ziyaretçilerin sanat eserlerine odaklanmasını sağlayacak sakin ve davetkar bir atmosfer yaratacak. Ancak, üst katlarda bu uyumlu akış, “geometrik bir tasarım” ile yerini daha belirgin ve dinamik bir ifadeye bırakacak.

Jüri, “Galerilerin tarzı çok basit ve temiz; kemerlerin ve tonozların yer aldığı ana kat ile üst katın daha geometrik bir tasarıma sahip olması arasında bir kontrast var” açıklamasını yaptı. “Sonuç olarak, galerilerin ana katı Sainsbury Kanadı ve Kuzey Galerileri ile bir devamlılık sunarken, üst kat kendi tarzına sahip, bu da genel şemaya çeşitlilik ve tasarım ritminde bir değişiklik katıyor.” Bu zekice kurgulanan yaklaşım, ziyaretçilere hem tanıdık bir konfor hem de keşfedilmeyi bekleyen yeni ve dinamik bir deneyim sunuyor. Kuma’nın imzasıyla Ulusal Galeri, sadece eserlerini değil, aynı zamanda ziyaretçileriyle kurduğu ilişkiyi de geleceğe taşıyarak, sanatı deneyimleme biçimimizi yeniden düşündürüyor.

![Kengo Kuma’dan Londra Ulusal Galerisi’ne Tarihi Ek Bina

Kaynak: Dezeen | Yayın Tarihi: 8 Nisan 2026

Yazar
Piyon Haber
Tüm yazıları gör →

Yazıya Yorum Yapın



Yazıya Gelen Yorumlar 🎊

×