Ori Sandalyesi: Rimadesio’nun Sınır Tanımayan 70. Yıl Deklarasyonu
Her Nisan ayında Milano, tasarım dünyasının nabzını tutsa da, Salone del Mobile’in sunduğu her yenilik gerçek mekanlarda aynı etkiyi yaratmaz. Ancak Giuseppe Bavuso’nun Rimadesio için tasarladığı Ori sandalyesi, bu genellemenin istisnası olmayı başarıyor. Kağıt üzerinde olduğu kadar, bizzat görüldüğünde de aynı derecede büyüleyici olan Ori, fuarın gösterişli kalabalığı arasında bakışları üzerine toplamakta hiç zorlanmıyor; ki bu, başlı başına büyük bir başarı.
Rimadesio: Köklü Bir Miras, Yenilikçi Bir Zeka
1956’da Milano’nun kuzeyindeki Brianza bölgesinde kurulan Rimadesio, hassas üretim ve mimari zeka üzerine kurulu sağlam bir üne sahip. Onlarca yıldır, mimarların kayar paneller, modüler raflar veya iyi tasarlanmış bir yaşamda yaşadığınızı hissettiren o tatmin edici ağırlıkla kapanan kapılar aradıklarında ilk başvurdukları markalardan biri oldu. Geleneksel anlamda mobilya, markanın ürün gamında genellikle destekleyici bir rol oynadı. Ancak Ori sandalyesi, markanın geleneksel çizgisini zorlayan ve adeta bir değişimin habercisi gibi yükselen iddialı bir eser.
Giuseppe Bavuso, uzun yıllardır Rimadesio’nun baş tasarımcısı ve sanat yönetmeni. Bu köklü ilişki, markanın koleksiyonlarının tutarlılığında açıkça görülüyor. Rimadesio’nun tasarım dilinde, soğukluktan uzak, değer verilen bir kısıtlama ve zarafet var. Ancak Ori, bu dilin sınırlarını hafifçe zorluyor.

Ori: Formun Dansı ve İfade Gücünün Heykelsi Yorumu
Ori’nin temelinde, sırtlıklı, masif dişbudak ağacından yapılmış sağlam bir sandalye yatıyor. Ancak sırtlık düz bir çizgide ilerlemiyor. Zig-zag çiziyor. Adeta kendi ritminde dans ediyor. Ve şaşırtıcı bir şekilde, bu form, sessiz bir ikna edicilikle çalışıyor, sizi “neden?” diye düşünmeye itiyor.
“Ori’nin zig-zag sırtlığı, markanın tipik çizgisine alışkın olmayan görsel bir enerji katıyor. Rimadesio’nun kendine nadiren izin verdiği bir ifade biçimini barındırıyor, markanın ünlü üretim hassasiyetini daha açık bir heykelsiğe doğru yöneltiyor.”
Bu parça, Rimadesio’nun kendine nadiren tanıdığı bir ifade biçimini bünyesinde barındırıyor. Markanın ünlü üretim hassasiyetini, daha açık bir heykelsiliğe doğru yönlendiriyor, ona yeni bir soluk getiriyor.

Masif Dişbudağın Gücü: Form ve Malzemenin Uyumlu Dansı
Malzeme seçimi burada kritik bir rol oynuyor. Masif dişbudak ağacı; sıcak, dokunsal ve dürüst bir malzeme. Olduğundan farklı görünmeye çalışmıyor ve bu da formuyla zaten görsel bir argüman sunan bir parça için ideal bir tamamlayıcı haline geliyor. Sırtlığın köşeli dramasına karşı, ahşabın doğallığı bir dengeleyici görevi üstleniyor. Ori, ne agresif ne de yalnızca dekoratif bir izlenim veriyor. Aksine, üzerine uzun uzun düşünülmüş, incelikle tasarlanmış bir parça hissi veriyor. Adeta gün yüzüne çıkmadan önce uzun bir süreçten geçmiş gibi.
70 Yılın Doruk Noktası: ‘BECOMING’ ve Ori’nin Rolü
Ori’nin lansman zamanlaması da boşuna değil, dikkat çekici bir strateji taşıyor. Rimadesio, Salone del Mobile 2026’da “BECOMING” (Dönüşüm/Oluşum) konsepti altında 70. yıl dönümünü kutluyor. Bu tema, tasarım, mimari, sanat ve ilişkileri bir araya getiriyor. Böylesine ifadeci bir sandalyenin, bu özel anda tanıtılması stratejik bir hamle olarak öne çıkıyor. Yetmiş yıl, güçlü bir bakış açısı geliştirmek için yeterince uzun bir süre. Ve insanları ne zaman şaşırtacağını bilmek için de yeterince uzun.
Markaların derin kurumsal geçmişlere sahip olup evrim geçirmeye çalıştıklarını her gördüğümde bu düşünce aklıma gelir. Bu evrim her zaman başarılı olmaz. Bazen, markanın ilgi çekmek uğruna, bazen boş bir gürültüye dönüşerek güncel trendlerin peşinden koştuğu bir izlenim bırakır. Ama Ori, işte tam da bu noktada ayrışıyor, kendi rotasını çiziyor. Bu sandalye sadece bir oturma elemanı değil, aynı zamanda Rimadesio’nun köklü geçmişinden aldığı gücü, geleceğe taşıma cesaretinin ve yenilikçi ruhunun somut bir ifadesi. Ori, “BECOMING” felsefesinin yaşayan bir kanıtı olarak, sadece bir ürün değil, bir dönüşümün de ta kendisi.
Kaynak: Yanko Design | Yayın Tarihi: 12 Nisan 2026