good+evil Ways: Kolunuzda ve Masanızda Dönüşen Saat Tasarımı
Gündelik koşuşturmaca içinde, kolunuzdaki saatin size ayak uydurduğunu, her anınıza zahmetsizce adapte olduğunu hayal edin. Christo Logan’ın yeni gözdesi good+evil Ways, bu vizyonu gerçeğe dönüştürmekle kalmıyor, saat tasarımına yepyeni bir bakış açısı getiriyor. Dikdörtgen bir kaide üzerine zarifçe yerleşen dairesel kadranıyla, tek bir dokunuşla 120 derece dönerek kullanıcının o anki pozisyonuna mükemmel bir şekilde uyum sağlıyor. İster aracınızla yolda olun, ister bilgisayar başında yoğunlaşın, isterse sadece dinlenin; bu saat her koşulda optimal görüş açısı sunuyor. Hatta bileğinizden çıkarıldığında küçük bir masa saatine dönüşerek çok yönlülüğünü kanıtlıyor.
Omen’dan Ways’e: Tasarım Evriminin Zirvesi
good+evil Ways, Logan’ın 2024’te Kickstarter’da büyük ilgi gören ilk saati good+evil Omen’ın doğal ve gelişmiş bir devamı niteliğinde. Omen’ın D şeklindeki çelik kasası, saatin bilekte değilken yan tarafına yaslanmasına olanak tanıyordu, ancak bu durum kadranın yan durmasıyla sonuçlanıyordu. Logan, bu durumu “eğlenceli bir meydan okuma” olarak görerek, saatin bu oryantasyonda da işlevsel olmasını sağlayacak bir çözüm arayışına girdi. İşte Ways saati, 120° dönebilen kadranıyla bu soruna hem pratik hem de estetik bir yanıt sunuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, saatinizin kadranının nerede olursa olsun, her zaman doğru açıda olmasını garantiliyor.

Her An İçin Mükemmel Açı: 120 Derece Dönüş Özgürlüğü
Ways saatinin sunduğu 120 derecelik dönme özgürlüğü, kullanıcılara eşsiz bir esneklik sunuyor. Özellikle araç kullanırken, bileğinizin açısı ne olursa olsun, saatin 12 işaretçisinin her zaman düz yukarı bakmasını kolayca ayarlayabilirsiniz. Bu özellik, hem sağ hem de sol kolunuzda rahatlıkla kullanabileceğiniz kişiselleştirilmiş bir sürüş saati deneyimi yaratıyor. Sadece bileğinizde değil, saat kadranını tam 90° saat yönünde çevirerek, Ways’i düz kenarı üzerine rahatça yerleştirebilirsiniz. Böylece, çalışma saatlerinde masanızda ya da geceleri başucunuzda şık bir masa saati olarak işlev görebilir. Bu, tasarımın sadece göz alıcı estetiğiyle değil, aynı zamanda günlük yaşamın pratik ihtiyaçlarına ne kadar duyarlı olduğunun da somut bir göstergesi.
Malzemenin Dili: Kasa Tasarımının İncelikleri
good+evil Ways’in kasası, kumlanmış paslanmaz çelikten oluşan katmanlı (istiflenmiş) hacimlerden meydana geliyor. Dairesel ön kısım tüm saat fonksiyonlarını barındırırken, dikdörtgen arka kısım ise siyah deri kayışı takmak için entegre çıkıntılara sahip. Bu iki ana parça, dönen saat bezellerinde (çerçevelerinde) kullanılan aynı tıklama mekanizmasıyla birbirine göre hareket ediyor. Bu sayede, kadranı her dakika işaretinde yerine otururken verdiği tatmin edici tıklama hissi, kullanıcı deneyimini zenginleştiren küçük ama önemli bir ayrıntı.

Kadranın Heykelsi Zarafeti: Zen Bahçesi İlhamı
Dış görünümdeki sade ve minimalist çizgilerin aksine, saatin kadranı yükseltilmiş halkalar ve oyuklardan oluşan heykelsi bir yapıya sahip. İç hacmin sunduğu avantajlardan tam olarak faydalanılan bu tasarımda, yapıştırılmış veya basılmış hiçbir işaretçi ya da logo bulunmuyor. Bu tercih, kadranın “zen bahçesi” görünümünü bozmadan, gölgeli, oyulmuş boşlukların saat işaretçileri olarak işlev görmesini sağlıyor. good+evil’ın ikonik ‘+’ logosu ise saniye ibresi olarak kadranın üzerinde adeta süzülüyor; bu, minimalist ama çarpıcı bir detay olarak öne çıkıyor.
Christo Logan, tasarımın sadece estetik kaygılarla değil, doğrudan işlevsellikten doğduğunu şu sözlerle vurguluyor:
“Ways’e benzeyen başka hiçbir saat yok, çünkü görsel tasarımı doğrudan benzersiz fonksiyonel yeteneğinin bir sonucudur.”

Tasarımda Güvenilirlik ve Erişilebilirlik
good+evil Ways, böylesine sıra dışı ve yenilikçi bir tasarıma sahip olmasına rağmen, güvenilirlik ve erişilebilirliği ön planda tutuyor. Projenin Kickstarter üzerinden yürütülmesi, tasarım meraklılarına bu benzersiz saate erken erişim imkanı sunarken, Logan’ın kullanıcı deneyimine verdiği değeri de gösteriyor. Ways, sadece bir zaman göstergesi olmaktan öte, kullanıcının yaşam tarzına uyum sağlayan, estetik ve işlevselliği kusursuzca harmanlayan, yaşayan bir tasarım nesnesi olarak öne çıkıyor. Bu saat, geleceğin tasarım anlayışının bir öncüsü olarak, kol saatlerinin sadece bir aksesuar değil, aynı zamanda günlük etkileşimlerimizin dinamik bir parçası olabileceğini kanıtlıyor.
Kaynak: Designboom | Yayın Tarihi: 7 Nisan 2026